GAP ve R.T.E

R.T.E hafta içinde Güney Doğu Anadolu halkına, iflas etmiş GAP projesini ayağa kaldırma gösterisine girdi. İflas etmiş sözünün altını çizmek istiyorum. Çünkü ilk planlamasına göre GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) gerek enerji ve gerekse sulama tesisleri açısından en geç 2000 yılında tamamlanmış ve bölgeye masallarda anlatılabilecek zenginlik ve refah sağlayacaktı. Ben bu ünlü projenin baş tesisi olan Fırat üzerindeki Atatürk Barajı daha inşa halindeyken İstanbul Mimarlar Odası'ndan bir grup arkadaşla bölgeyi gezdim. O tarihlerde bu barajın bitmesi için ilk projede verilen sürenin bitmesine sadece üç yıl vardı. Ancak o tarihlerde bile projenin bence en önemli yanı olan sulama kısmının bir beyaz fil projesi olduğunu yazdım. (İktisadi planlamada hayali hedeflere dayanan projelere Beyaz Fil projesi denir) Dediğimin gerçekleşmesinden dolayı çok üzgünüm.
HAYAL KIRIKLIĞININ TERÖRE ETKİSİ
Proje Fırat ve Dicle üzerinde yapılacak çok sayıda baraj ile hem ülkenin elektrik üretiminin arttırılması hem de bölgede Gaziantep'ten Mardin'e kadar 1.700.000 Hektar arazinin sulanması ve bu arazide sulu tarıma geçilmesini hedefliyordu. Bu işlerin çok önemli kısmını oluşturan Fırat nehri üzerindeki kanalların özellikle enerjiye dönük olan kısımlarının tamamlanması büyük gayretle bitirildi. Ancak bundan sonra "ipe un serme" dönemi başladı. 2008 yılındayız. Dicle üzerindeki birkaç kanala hâlâ başlanmış değil. Ama asıl fiyasko projenin sulama bölümündedir. Hedef olan 1,7 milyon hektar araziye karşılık, sulanabilen arazi yüz ölçümü 200 bine varmış değildir. Bölgenin sosyal açıdan kaderini değiştirecek olan işin bu yanıydı. Tamamlanan enerji tesisleri Doğu Anadolu'dan çok, ülkenin kurulan sanayi tesislerinin yüzünü güldürmüştü ve bölge halkını asıl isyan ettiren ülkenin diğer bölgelerine yarayan enerji yatırımlarından sonra, bölgeye asıl gönen verecek kısma, sulama tesislerine sıra gelince gayretlerin gevşemesiydi. Bu çelişkiden doğan hayal kırıklığının bölge halkının terörizme kaymasında bile büyük etkisi olmuştur.
ABARTMALI YENİ ATILIM
Şimdi AKP iktidarı, onun başı R.T.E, özellikle bu konudaki uyutmayı unutturmak isteyen bir gösteriş hamlesine girmiştir. İktidarı için büyük önem taşıyan 2009 yerel seçimlerine bir propaganda atılımına girmiştir. Aslında propaganda olarak büyük görünen bir hedef ortaya atmıştır. Beş yılda 28 milyar YTL harcanarak hem daha yeni başlanan Dicle nehri üzerinde ki barajlar bitirilecek, hem tarla sulama kanalları bitirilecek, hem çok geniş alanlarda teraslama, ağaçlandırma, eğitim ve kültür yatırımları yapılacak deniyor. Başbakan verdiği bu rakamlarla şimdiye kadar gösterdiği ihmali suçüstü biçimde itiraf etmiştir. Milyar, trilyon gibi rakamlar bireysel yaşamda çok büyüktür. Ama global ve kamusal harcamalar söz konusu olunca bunların çok önemsiz olduğu meydana çıkar. Başbakan beş yılda 28 milyar YTL harcanacağını söyleyerek beyinleri büyülemekte. Oysa beş yılda Türkiye milli gelirinin en azından 5 trilyon YTL olacağı düşünülürse, o çok büyük gibi görünen paranın milli gelirin yüzde 1'i bile olmadığı görülür. Enflasyon hesaba katılınca milli gelirde binde dört oranında kalmaktadır. Milli gelirde bu derece az bir tutar ayrılarak o ballandırılarak anlatılan sonuçlar alınabiliyorsa o zaman sormak gerek: "Bunca yıl bu kadar kaynağı bile doğudan neden esirgedin?"
R.T.E ÇOK YANILIYOR
Aslında bu kadarcık bir kamu kaynağını bile böyle önemli bir hedefe varmak için zar zor bulabilme, işçinin fonlarını gasp etme yoluna girme, ülke ekonomisinin büyükçe kısmının kırk haramilere kaptırılması sonucu, milletin büyük kısmının yararına harcama yeteneğinin ne ölçüde yitirildiğini ortaya koyuyor. Aslında Güneydoğu Anadolu halkının yaşamını büyük ölçüde değiştirecek tarla içi sulama kanalları açılması, bunu yıllardır yapamayanları utandıracak bir ihmaldir. Güneydoğu halkının bunu anlamayacağını sanıyorsa R.T.E çok aldanıyor.