Hepimiz Hrant'ız diyenlere makul sorular
Hrant Dink'in "namussuzca, kepazece, alçakca" öldür(t)ülmesinin üzerinden bir yıl geçti. Ülkemizi; köşeye sıkıştırmak, etnik ayrımcılığı teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen bu melun eylemi planlayanlar, Hrant Dink'i, "sahnenin dışına" atmış oldu. Hrant Dink'in yerini de, "Hepimiz Hrant'ız" diyenler kapladı.
Pek iyi!
Hrant Dink'ten boşalan alan doldurulabildi mi?
Bu soruya "doğru" bir cevap verebilmek için önce, Hrant Dink'in öldürülmesi ile hangi alanın boşalmış olduğunu saptamak gerekir. Bu alanların "nerelerde" olduğunu ve nasıl doldurulacağını bilmek sorumluluğu, öncelikle "Hepimiz Hrant'ız" diyenlere düşüyor. Ne var ki, onlar, Hrant Dink'in ölümünden bu yana geçen bir yıl içerisinde "bu sorumluluğun farkında değilmiş gibi" davrandılar.
Biz, "bilenler, bilmeyenlere anlatsın" faslından; "Hepimiz Hrant'ız" diyenlere düşen sorumlulukları "gerçekler zemininde" üstlenmiş olalım.
Hrant dink'ten öncesi ve sonrası
Bu işe "Hrant Dink'in öldürülmesi ile hangi alanların "boşalmadığını" saptayarak başlamakta yarar var.
Mesela, Hrant Dink'ten önce de, sonra da; "Tarihimizle yüzleşmek zorundayız" diyenlerin kapladığı alan boşalmış değil... Bu görüşün "yeteri kadar" savunucusu var.
Aynı şekilde;
- "Cumhuriyet, soykırım üzerine kurulmuştur" diyenler,
- "İstiklal Savaşı, Anadolu'nun yeniden fethedilmesidir" diyenler,
- "Biz iki milyon Ermeni'yi kestik" diyenler,
- "Cumhuriyet tarihimiz, azınlıkların bilinçli olarak yok edilmesinin tarihidir" diyenler... vb.
Siz, "bunlara uygun" diğer söylemleri de ekleyebilirsiniz. Çünkü bu görüşler, her yerde dile getirilebiliyor. Kısacası, Hrant Dink'ten önce bu alanlarda boşluk yoktu. Şimdi de bir boşluk yok.
"Hepimiz Hrant'ız" diyorsanız...
"Hepimiz Hrant'ız" söylemi ile Hrant Dink'ten geriye kalan boşluğu doldurmak görevini üstlenmiş olanlar... Gelin Hrant Dink'in (bazılarınızın bilerek görmezden geldiği, bazılarınızın hiç öğrenemediği) görüşlerini okuyalım:
"...Amerika ve Avrupa Ermeniler konusunda etik davranmadı... Tarihe bakacak olursak, Avrupalılar geçmişte Anadolu'da yaşayan halkların iyi ilişkilerini yok eden temel unsur oldular... Bunun sorumluluğunu da bu güne kadar hiç üstlenmediler..."
Ne yazık ki Hrant Dink yaşamıyor. Biz yine de Hrant Dink'e soralım:
- "Hepimiz Hrant'ız" diyenlerin arasında, siz; ABD ve AB devletlerine, bu sorumluluğu hatırlatan bir kişi görüyor musunuz?
Şunları da siz söylüyordunuz:
"...Geçmişte Türkler ve Ermeniler hakikaten çok iyi bir şekilde yaşıyordu... Bu ilişkiyi batılılar bozdular... Geçmişteki dramlarda büyük rol oynadılar... Ama bu sorumluluklarını hiçbir zaman idrak etmediler... Kendi siyasal çıkarları için bu konuyu çok dillerine doladılar... Ermeni sorununu, her zaman uluslar arası politika masasının mezesi haline getirdiler... Hepsi de bu mezeden kendilerine düşen parçayı koparıp yemekle meşgul oldu...
"...Bugün Kürtler aynı oyuna alet oluyor. Amerika Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere geldi. Amerika, Kürtleri, kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurmak bahanesiyle kullanıyor, geçmişteki oyun aynen bugün de oynanıyor. Amerika bu. Gelir kendi işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider. Sonra da buradaki insanlar kendi aralarında didişir... Geçmişte Ermeni halkı, onlara güvendi. Kendilerini Osmanlı'nın zulmünden kurtaracak zannetti. Ama yanıldılar; çünkü onlar kendi işlerini, hesaplarını yapıp gittiler. Bu topraklarda da kardeşi kardeşe kan içerisinde bıraktılar..."
Bu sözlerinize bakınca, "bir bebekten katil yaratanların" kim olduğu çok açık ama bunu en yakınlarınızın da dile getirmemiş olması üzücü değil mi?
Dün, sizi anmak için "Hepimiz Hrant'ız" diyenler, galiba Almanya'da da bir toplantı yaptı. Acaba şu sözlerinizi orada dile getiren oldu mu?
"...Son yıllarda yaşananlar da bunlardan farklı değil. Fransız Senatosundaki kabulün, Alman Parlamentosunun, Merkel'in bu konulardaki tavrının, geçmişte Ermenilere yaptıkları haksızlığın telafisi olduğunu düşünmüyorum. Onların Türkiye ile bir hesapları var. Türkiye ile hesaplaşırken, Ermeni meselesini yine uluslararası siyasetin bir parçası olarak kullanıyorlar. İşte Ermeni dünyasının esas olarak buna izin vermemesi lazım..."
Amaç ÇÖZMEK Mİ... YOKSA DÜĞÜMLEMEK Mİ...
Fransa'nın TV5 kanalı ile İstanbul'daki odasında yaptığı söyleşide, Fransız muhabir, Hrant Dink'in odasında Atatürk'ün resmini görünce, bunu zorunlu tutulduğu için astığını zannediyor. Hrant Dink, "Bu Atatürk'ün beğendiğim fotoğraflarından biridir. Kendi isteğimle astım" diyor.
Bu çok önemli değil de; benim aklıma şu soruyu getiriyor: Ölümünden sonra sahneye fırlayan "yakın dostları" hakkında Hrant Dink, ne düşünüyordu acaba? Keza; "Hepimiz Hrant'ız" diyenler hakkında ne düşünürdü? Çünkü bunların arasında, Atatürk düşmanları, AKP şakşakçıları, Avrupa hayranları gibi her türden "âdem" var. Bu soruya Hrant Dink'in cevap vermesi ne yazık ki mümkün değil. Ama Hrant Dink'in şu sözleri, bu konuda ölçü olabilir.
"...Otuz yıldır, Ermeni kökenli yurttaşlarımızın sorunları için "kıllarını kıpırdatmayan" hükümetlerin, Avrupa Birliği devreye girince, bizleri, "onların uzantısı gibi gö(ste)rerek" sorunlarla ilgilenmeye başlaması utanç vericidir. Sorunlarımız böyle çözülecekse, çözülmez olsun... Onun için Avrupalılar, bana sorduklarında 'bizim iyiliğimizden, kötülüğümüzden size ne?' diyorum. Bunu söylüyorum onlara... Ben aynı bakışı Türkiye'deki herkesten istiyorum..."
Holding medyası, Hrant Dink'in öldürülmesinden önce ve sonra, Hrant Dink'e ilişkin binlerce saat yayın yaptı. Bu günlerde de yapıyor ama burada aktardıklarımızı, sadece Ulusal Kanal'dan izlemek ve Aydınlık'tan okumak mümkün oluyor. Ne dersiniz? "Bir bebekten, katil yaratan" kim acaba?
