MEMLEKETİMDEN HABER MANZARALARI!
"53 MİLYON YOKSUL
ATO'NUN ARAŞTIRMASINA GÖRE TÜRKİYE'DE 11 MİLYON KİŞİ AÇ YAŞIYOR
Ankara Ticaret Odası'nın Açlık ve Yoksulluk araştırması Türkiye'de 4 kişiden 3'ünün yoksul olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre 70 milyonluk Türkiye'nin 11 milyonu da açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. İstatistiki hesaplama yöntemi değişikliği de 'acı gerçeği' gizlemeye yetmedi. Kişi başına gelir 9 bin doları geçti, ama bu rötuşlu gelir, Türkiye'deki yaklaşık 3 milyon ailenin açlığına, 13 milyon ailenin de yoksulluğuna çare olmadı."
18.8 TRİLYON GÜLGİLLERİN ÇANKAYA'SINA HARCANIYOR... GECELERİ NASIL UYUYACAKLAR?
Ulu önder Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer ve eşleri zaar görgüsüz, bilgisiz, zevk yoksunu, rüküş idiler, tarihi Çankaya Köşkü'nde görev yaptılar, oturdular, yabancı devlet büyüklerini de burada ağırladılar!
Asla benim de değil, imam hatip çıkışlı,% 47'nin Cumhurbaşkanı Bay Gül, AKP iktidarıyla Dışişleri Bakanı olunca 14 yaşında iken nişanlanan,15 yaşına gelince de baş göz olduğu Türbancıbaşıhayrünnisasultanhazretleri ile Dışişleri Konutlu oldular ve konutu, Kayseri'deki babasının evi sanan hamfendi tarafından neredeyse "tepeden zemine" değiştirildi! İç mimari eğitimi, desinatör, dekoratör deneyim ve bilgisinden uzaktan yakından ilgisi, ilişiği olmayan hamfendinin bu değişimi, işin ehillerince bir "facia" olarak nitelendirildi...
Canab-ı Allah, Çankaya Köşkü'nün de dökülürlükten kurtarılması için Bay Gül'ü, % 47 oy ile Çankaya'ya atadı, köşkü inceleyen ve öteki konuttan bilgi ve deneyim sahibi olan hamfendi becerikli ve hünerli elleriyle derhal işe başladı... İsteği ne olursa olsun ikiletmeyen Bay Gül, gerekli parayı derhal çıkarttı öyle fazla bişey değil yeni deyimle 18.8 milyon eskisiyle 18.8 trilyon! Padişahların oturdukları saraylar, zamanımızda çalışma ofisi olarak da kullanılmaya başladı, elbette sarayda oturmak o er ve hatun kişilerin de hakkıydı... Köşkteki değişim ta mutfağa kadar indi, Kayseri'den baş gıda "mantı"yı en iyi beceren bir aşçı terfian getirildi, yerli ve yabancı konukların öncelikli tıkıntısı böylelikle "mantı" olarak tarihe geçti. Kayseri mantı denemesini Antalyalı Deniz Baykal yaptı ne ki mantı yüzünden asıl memleket sorunlarını ne o, ne de bay % 47 açmadığından ortada mantının "nefis" olduğu kaldı!
KÖŞK MİMARI 9 PENCERE FAZLA YAPMIŞ!
Bu 18,8 trilyon içinde bay % 47'nin günlük çalışmalarını yürüteceği Hizmet Binası da var. Yine de Allah rahmet eylesin o tarihi koca köşkü yapan mimarın buraya yanlışlıkla "rakamla 12", "Yazıyla on iki" pencere yaptığı bu tadilat sırasında ortaya çıktığından ustalar o 9 pencereyi örüvermişler elleri dert görmesin... Yetmemiş ki ve nedense o 3 pencereye öyle bir cam konulmuş ki suikast mermisi değil, bomba bile değil, tanklarda kullanılan roketler bile bir halt edemeyecekmiş! Bu da yetmediğinden orayı yukardan gören Atakule, yapımı süren Çankaya Oteli'nin tepelerine Köşk korumaları dikilmiş!
İşte fuzuli masrafların en fuzulisi, yahu Türk Hava Kuvvetleri Kandil dağı çevresinde kayalık mağaraların içinde beton takviyeli barınakları bir bombayla un ediyor dağları tepelerine yıkıyor bu yeni bombayla! Ondan sonra gel dokuz pencereyi ördür, tank mermisinin kıramayacağı cam taktır, demek ki Kayseri mantısı pek işe yaramıyor!
Korkunun ecele yararı yok imiş, ol nedenle 53 milyon yoksulun da ödediği vergilerle el sapanıyla ava girmenin hesabı bu dünyada sorulmasa da mahkeme-i kübra'da sorulmalı vesselam.
Okurlarım anımsayacaktır, bu hamfendinin Dışişleri Konutunda nasıl bir zevk ise kendi zevkine göre döşemesinden sonra tarihi Çankaya Köşkü'ne hatta bir saraya da el atacağı haberleri üzerine, başta eşi ve tüm ilgilileri bu "tecavüz ve tasallutun men'i" hususunda ardı ardına yazılar yazmıştım, salt bu can mı, hayır nice meslektaşlarım da bıkmadan usanmadan yazdılar, yazıyorlar bıkmadan, tıpkı kimi şeyhlerin, sultanların, kralların verdikleri armağanları almamış gibi davranıp devlete neden vermediklerini ısrarla sormalarına karşın nezaketen olsun bir yanıt alamadıkları gibi!
"YOKSUL ZENGİNLER
Gelir vergisi beyannamelerine göre işadamları açlık sınırının bile altında... Türkiye'de işadamları, rantiyeler, doktorlar ve avukatlar yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ortalama gelir vergisi beyanları,81 ilin tümünde beyannameli gelir vergisi mükelleflerinin yoksulluk sınırının altında yaşam sürdürdüğünü ortaya koydu. Hiçbir ildeki ortalama kazanç tutarı, Türk-İş'in Nisan sonunda ilan ettiği 2 bin 336 YTL'lik yoksulluk sınırına ulaşamadı."
"ENİŞTELERE KIYAK TERFİ
Binlerce bürokrat yükselmek için sıra beklerken, AKP'li kadın vekillerin eşleri peş peşe üst düzey görevlere tanıyor."
"DELİ DUMRUL YASASI YOLA ÇIKTI
VERGİ DEĞİL RESMEN HARAÇ
Hükümet, kentlerde yaşayanların vergi yükünü iki katına çıkartıp, katkı payı ve 'harç' adı altında yeni vergiler getiren düzenlemeyi bu hafta Meclis'e getiriyor."
"HER İŞİ BİLEN KAYINBİRADER
Başbakan Erdoğan'ın oğlunun kayınbiraderi önce AKP'li belediyenin bilişim şirketi Belbim'de müdür yardımcısıydı. Şimdi de turizm şirketi Beltur'a müdür oldu."
"TARİKATIN LİNÇ GİRİŞİMİ
Fatih Çarşamba'yı terk edip Beykoz Çavuşbaşı'na yerleşmeye başlayan İsmailağa cemaatiyle ilgi araştırma yapan VATAN ekibi saldırıya uğradı. Cemaat lideri Ustaosmanoğlu'nun sarıklı cüppeli 18 müridi, iki villasını görüntüleyen arkadaşlarımızı linç etmeye kalktı."
Haberde, onların oturdukları sokak adları da zamana uygun:
"CUMHURİYET ÇIKMAZI", "TAYYİP SOKAK", "FETİH SOKAK"... Hayırlara vesile olur inşallah!
"BİR GECEDE 60 KEZ İLİŞKİDE BULUNAN ŞEYHLER"
BİR İLAHİYAT PROFESÖRÜ'NÜN KALEMİNDEN!!
"Üzmez'le ilgili yayınlara 'fitne' diyen Vakit gazetesi'nin görüş aldığı İlahiyat Profesörü Süleyman Uludağ, 'Sufi Gözüyle Kadın'
Kitabında bir gecede 60 kez ilişkide bulunan şeyhleri anlatıyor.
'Hak erenler ve Allah dostları'nın cinsel gücü için 'Tam ve mükemmel' diyen Süleyman Hoca, 80 yaşındaki bir şeyhi 'Bekaretini bozduğu 14 yaşındaki bir kızla ilk gece 60 kere cinsel ilişkide bulundu' diye yazıyor.
ACIMASAYDIM 100 OLURDU
Hoca'nın anlattığına göre Şeyh Ahmet Cam Nameti 14 yaşındaki karısına o gece şöyle diyor: 'Sana acımamış olsaydım, bu sayıyı 100'e çıkarırdım. Artık annen de 'Kızımı 80'lik bir ihtiyara vermek istemem' diyemezdi
Şeyh hazretleri aynı zamanda acıma duyguluymuş iyi mi?
"1000 KARISINI HAMİLE BIRAKTI
Süleyman Hoca atmaya devam ediyor: 'Zaid 130 yaşında. Bir kızın bekaretini izale etti. Hz. Zekeriya'nın da çok yaşlı iken oğlu oldu. Hz.Süleyman'ın "1000 karısının hepsini bir gecede hamile bıraktığı rivayet edilir..."
Muhterem din kardeşimiz ki adı Recep değil, Süleyman Uludağ, 80 yaşındaki bir şeyhin bekaretini bozduğu 14 yaşındaki kızla "o gece 60 kere cinsel ilişkide bulundu" diyor. Hoca efendi bu çeteleyi iyi ki tutmuş, bir gece 1000 karısını hamile bırakan için ise "rivayet olunur" buyuruyor, yani bu "1000'den biraz kuşkusu var gibime geldi. Muhterem hocam acaba 999 olabilir miydi?
Şu ünlü rekorlar kitabı bunları nasıl atladı dersiniz?
Her zaman yazar söylerim, yüce yaradanımın hikmetinden asla ve kat'a sual olunmaz ama bu 1000 ve 60 işlerinde muhterem din kardeşlerimizi hele şeyhleri biraz değil hallice korumuş besbelli, ah ki ah, bir de aynı orantıda olmasa bile, binde bir de beyin gücü verseydi ya. Hepsini almış, aşağıya indirmiş!
Not: Cumhuriyet, Hürriyet, Vatan Gazetelerine teşekkürler.
Antalya, 13 Mayıs 2008
