Daha Önceleri Neredeydiniz?

Televizyonlar, gazeteler, hükümet meddahları dahil çarşı pazarda pahalılıkla ilgili haber ve röportajlarla dolu. Çiftçi tarlasını sulayamıyor. Çünkü borçtan dolayı sulama için gerekli elektriği kesik. Tarlasına gübre atamıyor, gübre ateş bahası.. Tarlasını sürecek traktöre gerekli mazot pahalılıkta gübreyle yarış ediyor. Enflasyon 7 yıldır görülen boyutların çok üstüne çıkınca emekçisi, esnafı çarşı pazarda para harcayıp mal alamaz oldu. Siftah edemeden dükkânını kapayan tüccar ne yapacağını şaşırmış. İşini terk eden esnaf ve tüccar sayısı rekor üstüne rekor kırıyor. "İşler iyi" diyen hâlâ bir tek adam var: Ekonomiyi yönetmekle görevli devlet bakanı Mehmet Şimşek. Aynı işle görevli Başbakan yardımcısı (Nazım Erken) bile suskun. Eski bakanlardan ve dünyaca ünlü bir örgütün başındaki Kemal Derviş'in Türkiye hakkındaki kara tahminlerini bile "dikkate almalı" diye karşılıyor. Halinden hoşnut olan sadece Başbakan ve bakanlar ya da Fethullah Hoca'ya yakınlıklarıyla tanınmış, devlet ihalelerine rakipsiz giren firmalar.

SİZİN ALTERNATİFİNİZ NE?

Bankalar, 2007'de yüzde yüz gelişenler bile, manzarayı endişeyle seyrediyor. Çünkü temerrüde düşen, vadesinde ödenmeyen borçlar 10 milyar YTL'yi aşmış ve bunların çoğu da teminatı olmayan Tüketici kredileri.
İşadamlarını temsil eden kuruluşların başında bulunan yöneticiler bile ekonomide bu gidişi şiddetli biçimde eleştiriyor. TOBB Başkanı ya da TÜSİAD Başkanı bunların en önde gelenleri. Onlara bakılırsa ekonomik politikada "esaslı değişiklikler" yapmak gerekiyormuş. Ama onlara sormak gerekmiyor mu: "Daha önceleri neredeydiniz?" Ülke bu hale gelene kadar izlenen yanlış politikaları hayranlık duygularınızla alkışlayan siz değil miydiniz? Yatırımı değil rantı yeğleyen, ya da elinizdeki paraları Türkiye yerine Rusya'ya, Balkan ülkelerine, Çin'e, Mısır'a hatta Güney Afrika'ya, Brezilya'da üretim tesisleri kurmaya döken siz değil miydiniz? Sizin en büyüğünüz 2000 yılı temmuz ayında uygulanan IMF politikalarını göklere çıkararak "önceden 3 ay öncesini göremiyorduk, şimdi yıllar sonrasını görüyoruz" demedi mi? Ve bu sözlerden 4 ay sonra 2000 yılı Kasım ayında kriz çıkmadı mı?
Siz değil miydiniz, AKP politikalarının alternatifi yok diyen ve siz değil miydiniz Yüksek Faiz-Düşük Kur politikasının ülkenin soyulmasına hizmet edişini alkışlayan? Şimdi bu politika yüzünden gemi karaya oturmaya yaklaşınca yurtsever bir maske takıp, aman bu politika değişsin diyorsunuz. Bunu daha önce söyleyip yazanlara laf atıyordunuz: "Alternatif göster" diye. Peki sizin alternatifiniz ne?

DÜNYADAN HABERİ YOK

Ekonomi yönetimi ile görevlendirilmiş bir bakan var. Hem İngiltere ve hem de Türkiye yurttaşı. Adı Mehmet Şimşek. Bakan olmadan bulunduğu yer dünyanın başına 2007-2008 bunalımını açan büyük yatırım bankası Merrill Linch yöneticiliği. Büyük Millet Meclisi'nde gündem dışı konuşmalardan sonra yalan yanlış yanıtlarla ekonomide içine düşülen çukuru savunmakla kendini görevlendirmiş. Ben başkasının ona bu görevi verdiğini sanmıyorum.Çünkü Genel Kurul'da onu dinleyenler "ekonomik durum gerçekten kötü, yoksa böyle birine savunma görevi vermezlerdi" diyor.

CARİ AÇIĞIN GÜNAH KEÇİSİ

Savunmalardan birisi şu. "Cari açık 40 milyar dolar ama bunun nedeni HAM PETROL FİYATLARININ YÜKSEK OLUŞU. 36 milyar dolar buradan geliyor."
Şimdi önceden şunu belirtelim. Türkiye ABD'den sonra en yüksek cari açığa sahip ülkelerden biri.. Ama cari açık her ülkede petrol fiyatları da hesaba katılarak hesaplanır. Yahu sayın bakan "Türkiye Ham Petrolü yüksek fiyattan alıyor da diğer ülkeler düşük fiyattan mı alıyor?" Herhalde herkes hep o aynı yüksek fiyattan alıyor. Örneğin nüfusu bize yakın Almanya'nın cari açığı değil cari fazlası vardır. Onlar petrolü düşük fiyattan alıyor da biz yüksek fiyattan mı alıyoruz? Yahut yüksek düzeyde cari fazlası olan Japonya, acaba petrolü dünya fiyatlarının altında mı alıyor?
Bütün savunmaları böylesine sakat.