Dünya kamuoyunda İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırım, İran’a yönelik saldırıları ve Lübnan’a sıçrattığı işgal operasyonlarına karşı yükselen öfke dinmek bilmiyor.
Özellikle ABD yönetiminin bu saldırılara verdiği sınırsız destek, küresel vicdanı harekete geçirirken Trump ve Netanyahu’nun isimleri protesto gösterilerinin odak noktası haline geldi.
Halklar, sadece askeri operasyonlara değil, aynı zamanda uluslararası hukuku hiçe sayan diplomatik hamlelere de sert tepki gösteriyor.
Bu kapsamda İtalya’nın Milano kenti, hafta sonu düzenlenen dev organizasyonla savaş karşıtı çığlığın merkezi oldu.
Milano sokaklarında bir araya gelen binlerce gösterici, Filistin ve Lübnan bayraklarını yan yana taşıyarak "soykırıma dur" mesajı verdi.
Protestocuların hedefinde yalnızca devam eden bombardımanlar değil, aynı zamanda İsrail Meclisi (Knesset) tarafından gündeme getirilen vicdan yaralayıcı kararlar da vardı.
Göstericiler, Filistinli tutuklulara idam cezası verilmesinin önünü açan yasa tasarılarına karşı uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı.
Eylem boyunca sık sık Trump ve Netanyahu aleyhine sloganlar atılırken, batılı hükümetlerin bu "insanlık suçuna" ortak olmaması gerektiği vurgulandı.
Lübnan’dan gelen veriler ise protestoların haklılığını kanlı bir tabloyla ortaya koyuyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın son açıklamalarına göre, 2 Mart’ta başlayan yoğun saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı yaklaşık 2 bine ulaşmış durumda.
Bombardımanlar nedeniyle 1,2 milyondan fazla Lübnan vatandaşının evlerini terk ederek yerinden edilmesi, bölgedeki insani dramı geri dönülemez bir noktaya taşıdı.
İran’dan Gazze’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada hissedilen bu yıkım, dünya halklarını tek bir safta birleştirdi.
Meydanlarda artan öfke, diplomatik koridorların sessizliğini bozmaya çalışırken; dayanışma mesajları bölge halklarına umut aşılamaya devam ediyor.
Milano sokaklarından yükselen ses, insanlık onuruyla birleşerek tarihin utanç sayfalarına karşı silinmez bir not düştü.