Dünyaca ünlü şair Pablo Neruda'nın "Biz onun yanında şair bile sayılmayız" dediği Nazım Hikmet'in ölümü üzerinden 62 yıl geçti.
Şiirlerinde özellikle emeği ve emekçi sınıfı yücelten Nazım Hikmet'in dizeleri bugün bile yürekleri dolduran bir coşku taşır.
Büyük şairin ölüm yıldönümünde, onun dünyanın en büyük devrimcilerinden cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile karşılaşmasına mercek tutuyoruz.
Onun çocukluktan beri arkadaşı olan Vâlâ Nureddin'in 'Bu Dünyadan Nazım Geçti' adlı eserinde geçen bir anekdot oldukça dikkat çekici.
Atatürk’le Nâzım’ın karşılaşması
İnebolu’daki kısa süreli devrenin ardından Ankara’ya giden iki şaire kutsal bir görev verilir. Buna göre İstanbul’daki gençleri milli mücadeleye davet eden bir şiir yazmaları istenir.
Mart 1921’de on bin adet bastırılıp dağıtılan bu şiirin yankısı çok büyük olur. Öyle ki İstanbullu gençlerin Ankara’ya akın ederlerse onlara nasıl iş bulunacağı tartışılmaya başlanır.
Daha sonra genç şairler Atatürk’e takdim edilir. Nâzım’ın çocukluktan itibaren arkadaşı ve Ankara’da da yanında olan Vâlâ Nureddin ‘’Bu Dünyada Nâzım Geçti’’ kitabında olayı şöyle anlatır:
“Basmakalıp laflara ihtiyaç duymaksızın, Mustafa Kemal, bizim için çok önemli bir sadede girdi: Bazı genç şairler modern olsun diye mevzusuz şiir yazmak yoluna sapıyorlar.
Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız, dedi. Daha da konuşacaktı.
Fakat aceleyle yanma bir iki kişi yaklaştı.
Bir telgraf getirdiler. Paşa göz atınca telgrafla ilgilendi.
Eliyle selamlayıp bizden uzaklaştı.’’