İstanbul’da bugün sıcaklık rekor seviyelere ulaştı. Hava 37 dereceyi bulunca şehir sakinleri serinlemek için denize akın etti. Peki, İstanbul’da denize girilebilen plajlar hangileri? Deniz suyu hangi bölgelerde temiz ve güvenli?
Sağlık Bakanlığı, şehirdeki plajların su kalitesini düzenli aralıklarla ölçüyor ve sonuçları ‘yuzme.saglik.gov.tr’ adresinde paylaşıyor. Plajlar, su kalitesine göre ‘mükemmel’, ‘iyi’, ‘yeterli’, ‘zayıf’ ve ‘yeni’ kategorilerine ayrılıyor.
Burgazada, Heybeliada, Kınalıada ve Büyükada’daki plajların çoğu ‘mükemmel’ veya ‘iyi’ kategorisinde bulunuyor. Öne çıkan plajlar arasında Büyükada’daki Nakibey Plajı, Yörükali Plajı önü, Burgazada Deniz Kulübü ve Heybeliada Asaf Beach yer alıyor.
Menekşe Plajı (Cankurtaran Kulesi önü, İskele önü, Sahil Park önü), Florya Güneş Plajı, Beylikdüzü Gürpınar Sahili, Büyükçekmece Halk Plajı, Kumburgaz ve Celaliye Sahili, Avrupa Yakası'nda denize girilebilecek başlıca plajlar arasında yer alıyor.
Caddebostan Plajları (Büyük Kulüp arkası, Irmak Okulları arkası), Suadiye Plajı ve Riva’daki Elmasburnu Tabiat Parkı Plajı, su temizliği açısından öne çıkıyor. Ayrıca Tuzla Belediyesi Halk Plajı da Sağlık Bakanlığı tarafından temiz olarak kabul edilen bölgeler arasında yer alıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın yüzme suyu kalite verilerine göre, İstanbul’daki bazı plajlar denize girmek açısından risk taşıyor. Örneğin, Sarıyer’deki Kısırkaya Plajı, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında genellikle ‘zayıf’ kategoride yer aldı. Ancak bu yıl Temmuz ayı verilerinde su kalitesinde bir miktar iyileşme görüldü.
Benzer şekilde Sarıyer Gümüşdere Plajı da son üç yıldır ‘zayıf’ olarak sınıflandırıldı. Haziran ayındaki analizlerde bir sonuç kötü, diğeri iyi çıkarken, Temmuz ayı verilerine göre şimdilik iyi seviyede değerlendiriliyor.
Sarıyer’in popüler plajlarından Demirciköy Uzunya Plajı ise 2022’de ‘yeterli’ seviyedeyken, 2023 ve 2024’te ‘zayıf’ kategoriye düştü. Temmuz ayı verileri ise henüz net bir iyileşme göstermiyor.
Riva Plajı, son üç yıldır genellikle ‘zayıf’ kategoride yer alıyor. Haziran ayındaki analizler düşük çıkarken, Temmuz’da kısmi iyileşme olsa da hâlâ riskli kabul ediliyor.
Şile’de Akçakese Akkaya Plajı 2024’te ‘zayıf’ olarak değerlendirildi; haziran ve temmuz ölçümlerinde iyileşme görülse de dikkatli olunması öneriliyor.
Yeşilköy Polis Merkezi Önü Plajı ise 2024’te ‘zayıf’ seviyeye düştü; yıl içindeki analizler karışık sonuçlar veriyor ancak Temmuz’da biraz toparlama var.
West İstanbul Marina Plajı 2024’te ‘zayıf’ kategorideydi, haziran analizleri karışık sonuçlar gösterse de Temmuz verileri su kalitesinin ‘iyi’ seviyeye döndüğünü işaret ediyor. Ancak bu dalgalı sonuçlar endişe yaratıyor.
Hürriyet'in haberine göre Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahadır Ceylan, “İstanbul gibi yoğun nüfuslu yerleşimlerin yakınlarındaki kıyılarda denize girmek pek mantıklı değil” dedi ve daha güvenli yüzme alanlarının Ege ve Karadeniz kıyılarında, büyük şehirlerden uzak, küçük köy ya da kasabalara yakın bölgelerde bulunduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Bahadır Ceylan deniz suyuna karışan kanalizasyon atıklarının da önemli bir tehlike kaynağı olduğunun altını çizdi.
“Deniz suyundaki bakteriler genellikle kanalizasyonlardan, denize karışan atıklardan kaynaklanır. Kanalizasyonların deniz suyuna karıştığını çok iyi biliyoruz. Kanalizasyonlarda, insan dışkılarında bulunan bakteriler vardır. Bu nedenle deniz suyunda, insan bağırsağında doğal olarak bulunan bir bakteri olan kolibasiliyi çok bol miktarda görüyoruz. Deniz suyu sadece kolibasili gibi zararsız bakterileri değil, bazen ishal yapan virüs ve bakterileri de barındırabilir
Prof. Dr. Bahadır Ceylan, özellikle kanalizasyon atıklarının karıştığı bölgelerde denize girmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu:
“Genellikle deniz suyundan gastroenterit tarzında enfeksiyonlar bulaşır. Ayrıca Hepatit A ve Hepatit E virüsleri de deniz suyundan bulaşarak karaciğerde enfeksiyona ve sarılığa yol açabilir. Yine deniz suyunda bulunan Vibrio gibi bazı bakteriler, eğer ciltte açık yara varsa, buradan girerek gangren gibi ölümcül enfeksiyonlara neden olabilir. Kısacası deniz suyundan bulaşan enfeksiyonlar; ishal (gastroenterit), cilt enfeksiyonları ve nadiren sarılık tabloları şeklinde karşımıza çıkar.”