Pakistan’a bağlı Azad Cammu Keşmir eyaletinin halkı seçim reformu talebiyle ayaklandı.
Eyaletin her köşesi etkili protestolara sahne oluyor.
İktidar, Keşmirlilerin taleplerini kabul etmeye yanaşmıyor ve şiddet kullanarak bu hareketi bastırmaya çabalıyor.
Bölge halkı protestoların gölgesinde sandığa giden Keşmir halkının talepleri neler?
Bu soruyu ve daha fazlasını Pakistan İşçi Köylü Partisi (PİKP) Genel Sekreteri Taimur Rahman’a sorduk.
KEŞMİR HALKI İKTİDARI NEDEN PROTESTO EDİYOR?
Sn. Rahman, Keşmir'de neler oluyor? Keşmir halkı neden hükümeti protesto ediyor? Bu insanlar ne istiyor?
Okurlarınızın da bildiği gibi, Azad Cammu Keşmir olarak adlandırılan bölge aslında Keşmir’in yalnızca bir parçası.
Diğer parça ise karşı tarafta, Hindistan'da kalıyor. 1947'deki bölünme yaşandığında, her iki tarafa da çok büyük bir mülteci akını oldu.
Pakistan'a gelen mültecilere, Azad Cammu Keşmir'in kendi meclisinde 12 kişilik özel bir mülteci kontenjanı verildi.
Mülteciler için ayrılan bu 12 sandalye yaklaşık 80 yıldır varlığını sürdürüyor. Ancak ilk mültecilerin çoğu hayatını kaybetti; şu an çocukları yaşıyor ve birçoğu artık Keşmir sınırları içinde de oturmuyor.
Kimi Peşaver'de, kimi İslamabad'da, kimi de bambaşka yerlerde yaşıyor.
İşte Avami Eylem Komitesi (Cammu Keşmir Ortak Halk Eylem Komitesi) de tam olarak bunu söylüyor:
Mültecilere ayrılan bu 12 sandalyenin kaldırılması ve sadece fiilen Keşmir topraklarında yaşayan insanların Keşmir meclisinde temsil edilmesi gerektiğini savunuyorlar.
Temel talep bu. Tüm bu anlaşmazlığı ve gerilimi körükleyen asıl mesele de bu. Bana kalırsa bu hiç de mantıksız bir talep değil.
PAKİSTAN HÜKÜMETİ TALEPLERE NEDEN SICAK BAKMIYOR?
Mülteciler için 12 sandalye ayrılmış ama bu insanlar 80 yıl önce geldi. Neredeyse bir asır öncesinden bahsediyoruz; şartlar değişti, zaman ilerledi.
Pakistan hükümetinin buna yanaşmamasının sebebi belki de Keşmir meselesini hâlâ eski çerçevesinde tutmak istemeleridir.
Keşmir'de işlerin normale döndüğü veya mülteci sorununun artık kalmadığı izlenimini verecek adımlar atmaktan kaçınıyor olabilirler.
Bu konudaki tam mantıklarını bilemiyorum ama buna direniyorlar.
HİNDİSTAN’IN OLAYLARI KIŞKIRTTIĞI İDDİASINA YANIT VERDİ
Yaşanan şiddet olaylarının tek nedeni ve odak noktası da işte bu. Pakistan'dan ayrılmak gibi bir plan yok, bu insanları Hindistan'ın fonladığına dair hiçbir kanıt yok... Hiçbiri doğru değil. Her şey sadece bu 12 sandalye yüzünden yaşanıyor.
Bence bu son derece makul bir talep ve kesinlikle protestoculara karşı gerçek mühimmat kullanılmasını hak ettirecek bir durum değil.
Bu bana göre, her ülkede zaman zaman gözden geçirilen ve yeniden düzenlenen anayasal çerçeveler dahilinde kalacak türden bir talep.
Bu yüzden hükümetin sergilediği bu orantısız ve sert tutum bana hiç ama hiç mantıklı gelmiyor.
‘HALK PARTİSİ KENDİSİNE ZARAR VERİYOR’
Pakistan Halk Partisi lideri Bhutto protestoları teşvik ediyor, ancak bir yandan da hükümeti destekliyor. Sizce bu durum hükümete ve Halk Partisi'ne zarar veriyor mu?
Bildiğiniz gibi, Pakistan Halk Partisi (PPP) mevcut hükümetle ittifak kurduğu için bu tür birçok çetrefilli durumun ortasında kaldı —ki aslında mevcut hükümetin ta kendisi onlar.
Bu bir koalisyon hükümeti ve şu anki yapıda asıl ipleri elinde tutan güç ordu.
Ordudan sonraki ana aktör ise tabii ki Şahbaz Şerif ve PML-N (Pakistan Müslüman Ligi-Navaz).
Bu yüzden Halk Partisi birçok acı reçeteyi kabul etmek ve savunduğunu iddia ettiği ilkelerle açıkça çelişen pek çok taviz vermek zorunda kaldı.
Bence bu durum Pakistan Halk Partisi'ne zarar verecek; hatta şimdiden verdi bile.
Keşmir'deki seçim sonuçları dahi Halk Partisi'nin artık eskisi gibi oy toplayamadığını net bir şekilde gösteriyor.
MESELE OYLARIN KİME GİDECEĞİ DEĞİL KEŞMİR’İN BÖYLE BİR ŞEKİLDE AYAKLANMASI
PML-N protestoları sert bir şekilde bastırıyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? PML-N bu Keşmir politikasıyla bir sonraki seçimde birinci parti olabilir mi?
Üçüncü soruya gelirsek, o konu çok daha çetrefilli. Çünkü PML-N (Pakistan Müslüman Ligi-Navaz) esas olarak patronaj, yani kayırmacılık siyasetine dayanıyor.
Bu protestoların Keşmir'in diğer bölgelerinde ne ölçüde desteklendiğinden tam olarak emin değilim.
Tabii ki belirli bölgelerde çok ama çok güçlü bir şekilde desteklendiğini gördük; ancak bulunduğum yerden Azad Cammu Keşmir'in tamamındaki genel tablonun nasıl göründüğünü kestirmek benim için zor.
İşin bir boyutu bu. İkinci boyutu ise az önce belirttiğim gibi PML-N'in kayırmacılık ağlarına bel bağlamış olması.
Dolayısıyla, örneğin bu 12 sandalye talebine karşı duyarsız veya ilgisiz geniş bir kesim varsa, parti yine bu kayırmacılık ilişkilerini kullanarak ihtiyacı olan oyları bir şekilde toplayabilir.
Fakat bence genel olarak yaşananlar, hangi partinin ne oy alacağından çok daha büyük ve geniş kapsamlı bir mesele. Asıl büyük hikaye şu: Azad Cammu Keşmir'de daha önce bu ölçekte protestolara hiç tanık olmamıştık.
Hangi siyasi partinin kazanıp kaybedeceği ayrı bir konu; bana göre asıl büyük resim, Pakistan'ın tarih boyunca Keşmirlilerin haklarını savunduğunu iddia etmesi ve dünyaya tezini sunarken her zaman Keşmir'in Hindistan tarafında yaşanan baskıları öne sürmüş olmasıdır.
‘KEŞMİRLİLER PAKİSTAN’A BAĞLI VATANSEVER İNSANLARDIR’
Şimdi Keşmir'in Pakistan tarafında da benzer bir baskı görüldüğünde, insan doğal olarak Pakistan hükümetinin iddiasının ve tezinin diğer tarafınkinden ne kadar farklı veya sağlam olduğunu sorgulamaya başlıyor.
Eğer Keşmirliler sınırın her iki tarafında da benzer muamelelerle karşılaşacaksa, Pakistan'ın bu konudaki söyleminin ne kadar güçlü kalabileceğinden emin değilim.
Asıl büyük hikaye bu. Bu arada Keşmirliler genel olarak Pakistan'a son derece bağlı, vatansever insanlardır. Hatta Pakistan genelindeki farklı topluluklar arasında vatanseverliği en yüksek kesimin Keşmirliler olduğu bile söylenebilir.
'YAŞANANLAR DEVASA BİR KIRILMA'
Bu yüzden yaşananlar devasa bir kırılma, Keşmir halkının tarihinde çok kritik bir dönüm noktası.
Ciddi bir nüfus Pakistan devletine karşı derin bir yabancılaşma yaşıyor. Bence asıl odaklanılması gereken hikaye bu; yoksa insanların çıkar veya kayırmacılık beklentisiyle şu ya da bu partiye oy vermesi meselesi değil.
Asıl belirleyici olan geniş resim: Pakistan'a belki de en bağlı olan bir bölgede bu kadar büyük protestolara ve hatta çok ağır can kayıplarına tanık oluyoruz.
Bu da Keşmir üzerine kurulu o tüm paradigmanın hem Keşmir içinde hem de uluslararası kamuoyunda sorgulanır hale geldiğini gösteriyor.
Bence işin çok daha büyük olan boyutu tam olarak bu.