Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık kenti New York, İsrail karşıtı gösterilerin merkez üssü olmayı sürdürüyor.
New York'un simge mekanlarından Park East Sinagogu önünde toplanan eylemciler, bölgedeki gerilimi tırmandıran politikalara karşı tek ses oldu.
Eylemde taşınan dövizlerde ve atılan sloganlarda, ABD ve İsrail’in Batı Asya stratejileri sonucunda bölgenin bir "kan gölüne" çevrildiği vurgulandı.
Göstericiler, yalnızca askeri operasyonları değil, aynı zamanda küresel düzeyde tartışılan Epstein ilişkilerini de protesto gündemine taşıyarak dikkat çekici bir mesaj verdi.
Siyasi elitlerin ve küresel güç odaklarının İsrail ile olan girift ilişkilerine tepki gösteren eylemciler, mevcut politikaların insan hakları yerine çıkar odaklı ilerlediğini savundu.
Kalabalık, Washington’ın Tel Aviv’e verdiği sınırsız desteğin durdurulması çağrısında bulundu.
Protestonun en çarpıcı unsurlarından biri, İsrail devletinin politikalarına karşı çıkan Yahudi grupların da eylemde ön saflarda yer almasıydı.
"Siyonizm karşıtı" olduklarını belirten Yahudi eylemciler, Filistin halkının maruz kaldığı şiddetin kabul edilemez olduğunu ifade ederek göstericilere destek verdi.
İnançlarının bu savaşa alet edilmemesi gerektiğini belirten grup üyeleri, bölgede barışın ancak adaletle sağlanabileceğini dile getirdi.
Eylemin yapıldığı Park East Sinagogu çevresi, New York Polis Departmanı (NYPD) tarafından güvenlik çemberine alındı.
Protestonun tansiyonu zaman zaman yükselse de emniyet güçleri bölgede yoğun önlemler alarak olası bir çatışmayı engellemeye çalıştı.
Sinagog önünde barikatlar kuran polis ekipleri, protestonun belirlenen sınırlar içerisinde kalması için sıkı bir denetim uyguladı.
Eyleme katılan sivil toplum temsilcileri, yaptıkları açıklamalarda ABD'nin İsrail'e sağladığı silah yardımının bölgedeki ölümleri artırdığına dikkat çekti.
Batı Asya’nın sistematik olarak bir çatışma alanına dönüştürüldüğünü belirten protestocular, uluslararası kamuoyuna bu gidişata "dur" deme çağrısında bulundu.