Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girmeye hazırlanan MALAMAN, konvansiyonel mayınların aksine sahip olduğu ileri teknoloji sensör füzyonuyla dikkat çekiyor.
SavunmaSanayiST.com’a konuşan MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, mayının bölgeden geçen gemilerin akustik ve sonar izlerini analiz ettiğini belirtti.
Keleş, "Yedi değişik sensör kullanıyor ve bu sensör füzyonuyla o geminin dost ya da düşman olduğuna karar veriyor. Eğer düşmansa patlıyor, dostsa patlamıyor" ifadeleriyle sistemin akıllı ayrıştırma kabiliyetini vurguladı.
Keleş, "Yedi değişik sensör kullanıyor ve bu sensör füzyonuyla o geminin dost ya da düşman olduğuna karar veriyor. Eğer düşmansa patlıyor, dostsa patlamıyor" ifadeleriyle sistemin akıllı ayrıştırma kabiliyetini vurguladı.
MALAMAN, operasyonel sahada pasif yapıda beklediği için herhangi bir aktif yayın yapmıyor ve bu sayede sonar sistemlerine iz bırakmıyor.
Deniz tabanında 50 ila 100 metre derinlikte uzun süre görev yapabilen sistem, gövde yapısı sayesinde zamanla kum ve tortuyla kaplanarak çevreye tam uyum sağlıyor.
Bu düşük görünürlük özelliği, klasik mayın avlama taramalarında tespit edilmesini ciddi ölçüde zorlaştırıyor.
Prototip aşamasını geride bırakan sistemin gerçek patlatmalı testleri Türk Deniz Kuvvetleri ile koordineli şekilde gerçekleştirildi.
Yapılan denemelerde yaklaşık 2.2 büyüklüğünde bir sismik etkinin oluştuğunu kaydeden İlhami Keleş, MALAMAN'ın artık bir proje olmaktan çıkıp operasyonel bir seri üretim ürününe dönüştüğünü açıkladı.
Savunma Sanayii Başkanlığı'nın (SSB) MALAMAN için yeni varyant projeleri üzerinde çalıştığını belirten Keleş, sistemin jeopolitik önemine şu sözlerle dikkat çekti:
“Son durumu aslında Hürmüz Boğazı açıkladı. Orada kullanılan mayınlar daha konvansiyonel, düşük teknolojili mayınlar. Ama bu şu anda en ileri teknoloji mayın. Üç tarafı denizlerle çevrili, boğazları olan bir ülke olarak bu yeteneğe sahip olmak Mavi Vatan için çok kıymetli.”