"Minab’ın Gözleri" adı verilen organizasyonda, saldırıda yaşamını yitiren öğrencilerin fotoğrafları kentin en kalabalık meydanlarından biri olan Tecriş’e asılarak tüm dünyaya adalet mesajı veriliyor.
İran’ın başkenti Tahran’da bugün, insanlığın en saf halini hedef alan saldırıların acı bir bilançosu sergileniyor.
Tahran Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen "Minab’ın Gözleri" adlı organizasyon, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırılarının ilk gününde Minab kentinde bir ilkokula düzenlenen bombardımanda hayattan koparılan çocukları anmak için hayata geçirildi.
Şehrin en işlek noktalarından biri olan Tecriş Meydanı, bugün okul önlükleri yerine kefenlere sarılan öğrencilerin devasa fotoğraflarıyla dolup taşıyor.
Serginin en sarsıcı yanını, fotoğraflarda özellikle ön plana çıkarılan ve organizasyona adını veren çocukların gözleri oluşturuyor.
O gözlerde, oyun oynaması gerekirken bir sabah vakti savaşın en acımasız yüzüyle karşılaşan minik ruhların masumiyeti ön plana çıkıyor.
Meydandan geçen binlerce Tahranlı, bu sessiz serginin önünde geçerken tarifsiz duygular taşıyor.
Sergideki her bir kare, sadece birer fotoğraf değil, aynı zamanda ABD emperyalizminin ve Siyonist rejimin çocuklara reva gördüğü karanlığın birer kanıtı olma niteliğini taşıyor.
Organizasyon boyunca çocukların saflığı ve korunmasızlığı vurgulanırken, bir ilkokulun bombardıman altına alınmasının vicdanlarda açtığı derin yaraya dikkat çekiliyor.
Sergiyle birlikte uluslararası kamuoyuna çocukların çatışmaların hiçbir aşamasında hedef olmaması gerektiği mesajının güçlü bir şekilde iletilmesi amaçlanıyor.
Meydandaki atmosfer, politik bir tepkiden ziyade evlatlarını yitiren bir ulusun derin yasını ve dinmeyen öfkesini yansıtıyor.
Her bir portre, izleyenlere savaşın gerçek kurbanlarının, strateji odalarında adı bile geçmeyen bu küçük eller olduğunu hatırlatıyor.
"Minab’ın Gözleri", sergi süresince hem bir anma töreni hem de adalete duyulan sonsuz özlemin bir simgesi olarak Tecriş Meydanı'nda asılı kalmaya devam edecek.
Çocukların bakışları, barışın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.