Kıbrıs’ta Türk varlığını tamamen kazımayı ve Ada’yı Yunanistan’a bağlamayı hedefleyen EOKA terörü ile Rum zulmüne son vermek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden 52 yıl geçti.
1959 Zürih ve Londra anlaşmaları temelinde 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde iki halkın eşit siyasi hakları uluslararası güvence altına alınmıştı.
Ancak Rum tarafı, Türkleri devlet mekanizmalarından dışlayarak Ada’yı Yunanistan’a bağlama (Enosis) amacından vazgeçmedi.
1963’te Anayasa’yı fiilen fesheden Rumlar; Yunan cuntasının da desteğiyle 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistemli bir baskı, ambargo ve katliam politikası yürüttü.
15 Temmuz 1974’te terör örgütü EOKA lideri Nikos Sampson’ın Yunan cuntasıyla birlikte gerçekleştirdiği darbe, Ada’nın bağımsızlığına ve Türk varlığına doğrudan kastetti.
Garantör devlet sıfatıyla hareket eden Türkiye; İngiltere’ye yaptığı ortak müdahale teklifinin reddedilmesi üzerine, Türk milletinin can ve mal güvenliğini korumak adına tarihi kararı aldı.
Başbakan Bülent Ecevit ve Yardımcısı Necmettin Erbakan liderliğindeki Hükümet, 20 Temmuz 1974’te Mehmetçik’e Ada’ya ayak basma emrini verdi.
Harekat, tüm dünyaya "Sadece Türklere değil, Rumlara da barış getirme" iradesiyle duyuruldu.
BM’nin çağrısıyla durdurulan ilk aşamanın ve Cenevre’de yürütülen müzakerelerin Rum-Yunan tarafının uzlaşmaz ve dayatmacı tavırlarıyla tıkanması üzerine, 14 Ağustos’ta "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla harekatın ikinci safhası başlatıldı.
Mehmetçik, kısa sürede zaferi ilan ederek sınırı çizdi. Geri çekilirken Türk köylerini yakıp sivil halkı katleden Rum ordusunun bıraktığı toplu mezarlar, müdahalenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı.
498 Mehmetçik ile yüzlerce mücahit ve sivil Kıbrıs Türkünün şehadetiyle sulanan topraklarda, Türk milletinin iradesi tecelli etti.
Harekatın ardından kendi kaderini tayin eden Kıbrıs Türk halkı; Otonom Yönetim ve Kıbrıs Türk Federe Devleti süreçlerinin ardından, 15 Kasım 1983’te bağımsızlığının simgesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) ilan etti.
2004 yılındaki Annan Planı referandumunda Kıbrıs Türklerinin yüzde 64,91 "Evet" demesine karşılık Rumların yüzde 75,83 "Hayır" oyu vererek çözümsüzlüğü seçmesi ve buna rağmen AB tarafından ödüllendirilerek üye yapılması, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye, Garanti Antlaşması'ndan doğan haklarını ve KKTC'nin egemen varlığını koruma kararlılığını bugün de sürdürmeye devam ediyor.