İşte bu dev alanda bir yıldız yükseliyor. Adı Özbekistan. Onlar kendilerine Özbek diyorlar. Kendileri öz kardeşlerimiz…
Söyleniş farkı yıllara dayanıyor. Yoksa aynı şey, yani aynı Türkistan’ın bir parçası.
Özbekistan’ı bu kez derinlemesine gezme, inceleme ve değerlendirme şansını Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in organize ettiği ve 40 kişiden oluşan bir medya mensubu grupla yakaladık.
Bu anlamlı gezinin ilk durağı yaklaşık 38 milyonu aşan nüfusuyla ülkenin başkenti olan Taşkent’i ziyaretle başladı.
Taşkent, başkentlik yapma yanında, mimarisi, çarşı pazarları ve açık halk pazarları ile buralarda satılan ürünleri ile dikkat çekiyor.
Yediğiniz sebze ve meyvede doğallık ve doğal tadı en ince noktasına kadar hissediyorsunuz.
Henüz tohumlarda ve dolayısıyla ürünlerde bozulma yaygın değil.
Fiyatlar ise tabii bizim çarşı pazarlarımızla karşılaştırılamayacak kadar düşük Tohum demişken çok hoş bir Özbekçe kelimeyi de buraya yazayım. Tohum demek, Özbekçede yumurta anlamına geliyor..
Para birimi Som. Som kelimesini biz de kullanıyoruz. Özellikle masallarımızda. Som Altın dan yapılmış şeklinde. Taşkent uçsuz bucaksız parkları, değişik tonda yeşillikleri ve bulvarları ile size çok canlı ve olumlu izler bırakıyor.
Bu yeşillik ve bulvarlar arasında kaybolmanız işten bile değil. Ama zevkli bir kaybolma, yeşilliğin tadını çıkarırsınız.
BOŞ KAZAN
Taşkent deninde aklınıza gelebilecek ilk şeylerden biri de boş kazan. Burada ki boş, aslında beşin söylenişi.
Dev beş kazanın yer aldığı bu restoranda sürekli Özbek pilavı pişiyor ve kesintisiz servis var.
Pilavınızın yanında isteyenlerin tatması için at eti de yanında masaya geliyor.
Atalarımızın binlerce yıl öncesine dayanan at eti yeme geleneği ya da alışkanlığı burada halen devam ediyor.
Türkistan'ın Sınırları
Türkistan, kesin siyasi sınırları olan bir devlet değil; tarih boyunca Türk halklarının yaşadığı geniş bir bölgedir. Genel olarak:
• Doğuda: China'ın Sincan bölgesi
• Batıda: Caspian Sea (Hazar Denizi)
• Kuzeyde: Kazakhstan bozkırları
• Güneyde: Afghanistan ve Iran'ın kuzey kesimleri
arasındaki geniş sahayı ifade eder.
Doğu Türkistan ve Batı Türkistan
Tarihçiler genellikle Türkistan'ı iki ana bölüme ayırırlar:
Doğu Türkistan
• Günümüzde büyük ölçüde Xinjiang Uyghur Autonomous Region (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) sınırları içindedir.
• Başlıca halklar: Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar.
Batı Türkistan
• Günümüzde bağımsız Türk cumhuriyetlerinin büyük kısmını kapsar:
o Özbekistan
o Kazakistan
o Kırgızistan
o Türkmenistan
o Tacikistan
Tarihî Önemi
Türkistan;
• Göktürklerin,
• Karahanlıların,
• Selçukluların,
• Timur Devleti'nin,
yükseldiği coğrafyalardan biridir. Türk kültürü, dili ve medeniyetinin önemli merkezleri olan Samarkand, Buhara, Türkistan ve Kaşgar bu bölgede yer alır.
Günümüzde
Günümüzde "Türkistan" adı daha çok tarihî, kültürel ve jeopolitik bir kavram olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Turkistan adlı bir şehir de bulunmaktadır ve burada Mausoleum of Khoja Ahmed Yasawi yer alır. Bu türbe Türk dünyasının en önemli manevi merkezlerinden biridir.
Kısacası, Türkistan; Anadolu'nun doğusundan başlayıp Orta Asya'nın kalbine uzanan, Türk halklarının tarih boyunca yaşadığı büyük kültür coğrafyasının adıdır.
Özbekistan, Orta Asya'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biridir. Yaklaşık 38 milyonluk nüfusu ve stratejik konumu sayesinde bölgenin en büyük pazarlarından birine sahiptir. Özellikle 2017 yılından sonra uygulanan ekonomik reformlarla devlet kontrolünün bir kısmı azaltılmış, yabancı yatırımlar teşvik edilmiş ve dış ticaret daha serbest hale getirilmiştir.
Temel Ekonomik Göstergeler
• GSYİH (2025): Yaklaşık 147 milyar ABD doları
• Büyüme oranı (2025): %7,7
• Enflasyon (2025): %7,3
• Nüfus: Yaklaşık 38 milyon
• Dış ticaret hacmi: 81 milyar doların üzerinde
Bu rakamlar Özbekistan'ı son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline getirmiştir.
Ekonominin Başlıca Sektörleri
1. Tarım
Özbekistan tarihsel olarak bir tarım ülkesidir.
Başlıca ürünler:
• Pamuk
• Buğday
• Meyve ve sebze
• Üzüm
• Kavun ve karpuz
Özellikle pamuk üretimi nedeniyle uzun yıllar "Beyaz Altın Ülkesi" olarak anılmıştır.
2. Madencilik
Özbekistan dünyanın önemli maden üreticilerinden biridir.
Başlıca madenler:
• Altın
• Bakır
• Uranyum
• Çinko
• Doğal gaz
Ülke dünyanın en büyük altın üreticileri arasında yer almaktadır. Altın ihracatı bütçe gelirlerinde önemli paya sahiptir.
3. Sanayi
Sanayi üretimi son yıllarda hızla gelişmektedir.
Öne çıkan alanlar:
• Tekstil
• Otomotiv
• Kimya sanayi
• Gıda işleme
• Makine üretimi
Özellikle yerli otomobil üretimi Sovyet sonrası dönemde önemli bir başarı olarak görülmektedir.
4. Hizmetler
Son yıllarda en hızlı büyüyen sektör hizmetlerdir.
• Bankacılık
• Turizm
• Ulaştırma
• Lojistik
• Bilgi teknolojileri
2025 yılında hizmetler sektörünün büyümesi %14'ün üzerine çıkmıştır.
İhracat
Özbekistan'ın başlıca ihracat ürünleri:
• Altın
• Doğal gaz
• Tekstil ürünleri
• Pamuk ürünleri
• Bakır
• Gübre
• Meyve ve sebzeler
Son yıllarda ham pamuk yerine işlenmiş tekstil ürünleri ihraç etmeye yönelmektedir.
Türkiye ile Ekonomik İlişkiler
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda hızla gelişmektedir.
• Türk firmalarının yatırımları artmaktadır.
• İnşaat sektöründe Türk şirketleri etkindir.
• Tekstil ve sanayide ortak projeler yürütülmektedir.
• İki ülke arasındaki ticaret hacmi sürekli büyümektedir.
Güçlü Yanları
✅ Genç ve hızlı büyüyen nüfus
✅ Zengin altın, bakır ve uranyum rezervleri
✅ Orta Asya'nın merkezinde stratejik konum
✅ Hızlı ekonomik reformlar
✅ Artan yabancı yatırımlar
Karşılaştığı Sorunlar
❌ Denizlere doğrudan çıkışı yoktur.
❌ İşsizlik ve nitelikli istihdam ihtiyacı devam etmektedir.
❌ Ekonomide devletin ağırlığı hâlâ yüksektir.
❌ Su kaynakları ve çevre sorunları önemlidir.
Genel Değerlendirme
Bugün Özbekistan, Orta Asya'nın yükselen ekonomik gücü olarak görülmektedir. Özellikle Taşkent, bölgenin finans, ticaret ve yatırım merkezlerinden biri haline gelmektedir. Ülke altın, doğal gaz ve tarımdan elde ettiği gelirleri sanayi ve teknoloji yatırımlarına yönlendirerek daha çeşitlenmiş bir ekonomi kurmaya çalışmaktadır. Son yıllardaki %6–8 arası büyüme oranları, bu dönüşümün başarılı ilerlediğini göstermektedir.
"Özbek" adının kökeni, Türk tarihi içinde en çok tartışılan konulardan biridir. Kesin olarak kabul edilmiş tek bir açıklama yoktur, ancak en güçlü görüşler şunlardır:
1. Öz + Bek Teorisi
En yaygın açıklamaya göre:
• Öz = kendi, asli, hakiki
• Bek (Bey) = yönetici, hükümdar, ileri gelen kişi
Buna göre Özbek, "kendi kendisinin beyi", "özgür bey", "bağımsız kişi" anlamına gelir.
Bazı tarihçiler bu açıklamanın sonradan yapılmış bir halk etimolojisi olabileceğini söylerler; yani kulağa mantıklı gelse de tarihî olarak kesin kanıtlanmış değildir.
2. Altın Orda Hükümdarı Özbek Han
Birçok tarihçi, adın kaynağını Özbek Han'a bağlar.
• 1313-1341 yılları arasında Altın Orda Devleti'ni yönetti.
• İslam'ın yayılmasını destekledi.
• Döneminde devlet güçlendi.
Bu görüşe göre Özbek Han'a bağlı bozkır toplulukları zamanla "Özbekler" diye anılmaya başladı ve ad daha sonra bir halkın adı hâline geldi.
Günümüzde tarihçiler arasında en güçlü kabul gören açıklamalardan biri budur.
3. Rusça ve İngilizcede Neden "Uzbekistan"?
Özbekçede ülkenin adı:
Oʻzbekiston
şeklinde yazılır.
Latin harflerine çevrilince ilk harf "Oʻ" (ö'ye yakın bir ses) olarak görülür. Batı dillerinde bu ses genellikle "U" ile aktarılmıştır:
• Türkçe: Özbekistan
• İngilizce: Uzbekistan
• Rusça: Узбекистан (Uzbekistan)
Bu yüzden aynı ülke farklı dillerde farklı yazılır.
Türkistan İçindeki Yeri
Özbekistan, tarihî olarak Türkistan'ın merkezinde yer alır. Özellikle:
• Semerkant
• Buhara
• Taşkent
Türk-İslam medeniyetinin en önemli merkezleri arasında sayılır.
GAZETECİLİK ÜNİVERSİTESİ
Taşkent çok özel bir üniversiteyi barındırmaktadır. O da, Taşkent Gazetecilik Üniversitesidir. Dünya’da alanında tek üniversite olan bu eğitim kurumu ülkemiz ve Küresel Gazeteciler Konseyi ile yakın ilişkiler içindedir.
Üniversitenin uzun yıllardan bu yana rektörlüğünü yürüten Şehrazat Han Kudret hoca, Türkiye ve Türkiye’de ki üniversitelerle işbirliğine özel önem veriyor.
Ekonomide, turizmde ve bilimsel araştırmalarda giderek yıldızlaşan Özbekistan’da internet kullanımı son derece yaygın. İzlenen televizyonlar arasında Rus kanalları ile Türk kanalları ilk sıralarda yer alıyor.
Türk TV ve dizilerinin sıklıkla izlenmesi, dillerimiz arasındaki küçük farklılıkları daha da aşağıya çekerek, gelecekte aynı noktada buluşmasına katkıda bulunuyor.
HIZLI TRENLER
Özbekistan son yıllarda ardı ardına hizmete soktuğu hızlı trenlerle dikkat çekiyor.
Ülkenin yine en önde gelen turizm merkezlerinden olan ve Emir Timur’un doğum yeri olan Semerkant hızlı trenlerle bağlanmış bulunuyor.
Son derece hızlı ve modern trenleri, bizim İstanbul- Ankara arası trenlere benzetmek mümkün.
Tren sizi Semerkant’ta indirdikten sonra Buhara’ya devam ediyor.
Ki, bizler de daha sonra aynı trenle 1 saat 30 dakika yolculuk yaparak Buhara’ya gittik.
Taşkent-Semerkant arası ise yaklaşık 3 saat 30 dakika sürüyor.
Trenler son derece lüks, restoranı var, çeşitli yiyecek içecek servisleri ayağınıza geliyor. Bu trenler,
Afrosiyab (veya Afrosiyob), olarak tanınırlar ve Özbekistan'da Taşkent, Semerkant, Buhara ve Karşi arasında sefer yapan yüksek hızlı elektrikli tren hattıdır. Saatte 210 km hıza ulaşabilen bu tren, şehirlerarası yolculukları son derece hızlı, konforlu ve güvenli kılar. Bu nedenle de turizm alanında önemli çıkışlar yapan bu ülkede özellikle tercih edilir. Afrosiyab aslında : Alp Er Tunga, Saka Türklerinin hükümdarı ve Türk mitolojisinde derin izler bırakmış efsanevi bir kahramandır.
• Tarihteki Yeri: M.Ö. 7. yüzyılda yaşadığına inanılır ve Türk topluluklarını tek çatı altında toplayan ilk hükümdarlardan biri kabul edilir. Günümüzde adı hızlı trenlerde de yaşatılmaktadır.
• Edebi Önemi: Divânu Lugâti't-Türk'te yer alan ve ölümünün ardından yakılan Alp Er Tunga Sagusu (ağıtı) Türk edebiyatının en eski ve en önemli örneklerindendir.
• Farklı Kültürlerdeki Adı: İran destanı Şehname'de, Türklerin büyük hakanı Afrasiyab (Efrasiyab) adıyla anılır ve İranlılarla yaptığı büyük savaşlarla betimlenir.
SEMERKANT
Asıl adı onun da Semerkent’tir ve zamanla bu hale dönüşmüştür.
Dünya’nın en önde gelen turizm kentlerinden biridir.
İslam sanatının, biliminin ve astronomisinin merkezidir.
Başta Emir Timur un heykelleri ile onun ve ailesinin türbesinin burada bulunması ona ayrı bir çekicilik vermektedir.
Osmanlı bilimine de yol gösteren Ali Kuşçu’da bu kentlidir: Ama onun Mezarı İstanbul’da Eyüp Sultan’da yer almaktadır.
Semerkant’ta adım başı Dünya’nın 7 köşesinden gelen turistlerle karşılaşacaksınız.
Ama Emir Timur’un türbesi ile, üç medreseyi barındıran Registan meydanı, hele hece gece izlenmesi, sizi büyüleyecektir.
Tarihi Bibi Hatun camii ile ünlü rasathane sizi yıllar öncesine götürecektir.
Burada Türkler tarafından işletilen restoranlar ise, eğer özlem duyarsanız, özleminizi gidermek için bir adım ötenizdedir.
Bütün bu konuların derinlemesine girmek sizi yorabilir.
Ama en güzeli Japon atasözüdür.’
Bin defa anlatacağına bir kez göster
Semerkant’tan ayrılınca yine ver elin Afrosiyab, onunla 1.saat 30 dakika sonra Buhara’dasınız.
Buhara başta Nakşibendilik olmak üzere birçok tarikatın doğum yeri.
Ama asıl ününü yüz yıllar öncesine dayanan medreselerinden alıyor.‘
Buhara ünlü camileri ve müzelerinin ardından, bir başka masal diyarına, yani Hive’ye yolculuk..
Hive ya da Hiva, 2 bin 500 metrelik surları ile içinde yaşanılan, kahveler, çarşılar, dükkânların yer aldığı bir sur içi.
Burayı gezmeye doyamayacaksınız.
Hele hele gece ışıklandırılan sur içi, görülmeye değer.
Sur çıkışında yine yine Türk girişimcilerin açtığı Restoranda, Türk yemeklerinin yanında, leziz Özbek Taamlarının (yemeklerini) tadına da bakabileceksiniz.
Kardeş Özbekistan’da yollarda dolaşırken, kadın erkek 7’den 70’e herkes candan ve içtenlikle selam verecek ve size hoş geldiniz diyecektir.
Kalkınma ve bağımsızlık sonrası kendi yolunu çizmeye çalışan ülkemizin yarısı kadar (yaklaşık 450 bin kilometre kare) toprağa sahip Özbekistan’ında henüz önünde uzun bir yol var.
İşte bu noktada Türkler ve Özbekler güçlerini birleştirerek, önemli işbirliği ortamı yaratabilirler. Her iki tarafın da kendi alanında çok güçlü olduğu yönler ve alanlar var.
Burada sıklıkla duyacağınız deniz hasreti çok önemli, ülkenin denizi olmadığı gibi, iki sınır komşusunun da denizi yok. Yani çifte yoksulluk…
Yani Özbekistan Dünya’da hiç denizi olmayan 44 ülkeden biri. Bir Türk Devlet adamının, onlara ‘Bizim denizlerimiz sizin de denizlerinizdir ‘sözü hiç akıllarından çıkmıyor ve sürekli memnuniyetle tekrarlanıyor…
Kısa bir Özbekistan derlemesi…
Özbek parasına gelince, daha önce de Som adı altında bir paraya dikkatiniz çekmiştim.
Bir dolar verdiğinizde tomarla som satın alıyorsunuz. Beş bin Som ile tuvalete girebiliyorsunuz. Ya da 80 bin il 10 bin som arasında değişen fiyatlarla bir kg kıyma ya da parça et satın alabiliyorsunuz.
200 tl ile 52 bine yakın Som satın alabiliyorsunuz.
Bu ülkenin Dünya çapında ün salmış Özbek pilavı tarifini de vermeden geçmemeliyim:
Geçelim tarifine;
1. İlk önce etler tencerede zeytinyağında 4-5 dk harlı ateşte kavurulur, sonra kısık ateşte suyunu salıp pişmeye bırakılır.
2. Kapağını kapatıp kendi suyunu çekene kadar pişirilir, şayet yumuşayıp pişmediyse 1 çay bardağı kadar sıcak su ilave edebilirsiniz. (Dilerseniz bu işlemi düdüklü tencerede yapabilirsiniz.)
3. Etler pişerken soğanlar yemeklik doğranır, havuçlar rendelenir, bademler ılık suda 10dk bekletilip kabukları soyulur. Pirinç güzelce yıkanır.
4. Pişmiş ve suyunu çekmiş et kendi yağında hafif kızartılır.
5. Tereyağı eklenir, eriyince soğanlar ilave edilip kavrulur, havuçlar ve bademler eklenip bı 5dk daha kavrulur.
6. Ardından pirinç, tuz, karabiber eklenip 1-2 tur karıştırılır ve kaynar suyu ekleyip kapağı kapatılır, kısık ateşte pişmeye bırakılır.
7. Suyunu biraz çektikten sonra 1-2 baş sarımsak pilavın ortasına konulur.
8. Tamamen suyunu çekince altı kapatılıp demlenmeye bırakılır. Pilavımız hazır.