Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’de otomobil fiyatlarının önümüzdeki aylarda yeniden yükseleceğini duyurdu.
Özellikle yurt dışından getirilen modeller için uygulanan ek vergiler, 2025 sonuna doğru piyasada hissedilecek. Bozkurt’un açıklamasına göre, yeni düzenlemeler Japonya’dan ithal edilen Toyota modellerinde ciddi fiyat artışlarına yol açacak.
2025 yılı, yüksek fiyatlara rağmen otomobil satışlarının beklentilerin üzerinde gerçekleştiği bir dönem oldu. Tüketici, çeşitli kredi ve taksit imkanları sayesinde yeni araç sahibi olmayı başardı. Ancak önümüzdeki süreçte eklenen vergiler, bu tabloyu tersine çevirebilir.
'BAZI MODELLERDE YÜZDE 35 ZAM KAÇINILMAZ'
CNBC-E’ye konuşan Bozkurt, “Bazı ülkelerden Türkiye’ye gelen modeller vergilerden olumsuz etkilenecek. Türkiye’ye gelen bazı modeller yüzde 35 zamlanabilir.” sözleriyle durumu net bir şekilde ortaya koydu.
Bozkurt, yeni düzenlemenin 22 Kasım 2025 tarihinde yürürlüğe gireceğini belirtti. Bu tarihten itibaren ithal modellerdeki fiyat farkı doğrudan tüketiciye yansıyacak.
Bozkurt ayrıca, Toyota sahibi olmayı düşünen tüketicilerin elini çabuk tutması gerektiğini vurguladı. Çünkü zam öncesinde yapılan satın alımlar, ciddi bir fiyat avantajı sağlayabilir.
JAPONYA’DAN MODELLERİ GETİRMEK ARTIK ZOR
CEO Bozkurt, özellikle Japonya’dan ithal edilen araçların artık Türkiye’ye getirilmesinin zorlaştığını ifade etti. “Artık Japonya’dan bazı modelleri getirmemiz daha zor görünüyor. Zararına da olsa bazı modelleri getirmeye çalışacağız.” diyen Bozkurt, markanın müşteri memnuniyetini korumak için mücadele ettiklerini belirtti.
Yine de bu süreçte, bazı modellerin Türkiye pazarından geçici olarak çekilmesi gündeme gelebilir. Çünkü artan vergiler ve navlun maliyetleri, Japon üreticiler için kârlılığı neredeyse imkânsız hale getiriyor.
ALTIN YATIRIMCISI OTO ALIYOR
Bozkurt’un dikkat çektiği bir diğer konu ise yatırımcı davranışları oldu. CEO, “Şu an altından kar edenler otomobil satın alıyor. Bu durumu net olarak gözlemliyoruz.” diyerek, altın yatırımından kazanç sağlayan vatandaşların bu kazancı otomobile yönlendirdiğini ifade etti.
Bu durum, Türkiye’deki otomobil talebinin yalnızca ihtiyaç değil, aynı zamanda bir yatırım aracı olarak da görülmeye başlandığını ortaya koyuyor.