Büyük İskender'in Anadolu seferi sırasında Makedonya'dan gelen askerlerin yerleştirildiği ve bu nedenle "garnizon kenti" olarak da anılan Blaundos, derin vadilerle çevrili yapısı sayesinde doğal bir kale özelliği taşıyor. Ulubey Kanyonu'nun şekillendirdiği sarp arazide kurulan antik kente yalnızca tek bir giriş noktasıyla ulaşılabiliyor.
Kent merkezinde, mitolojide "tarım ve bereketin sembolü" kabul edilen tanrıça Demeter'e adanmış yaklaşık 2 bin yıllık tapınak yer alırken, giriş kapısının yaklaşık 200 metre uzağında ise 1900 yıllık Kuzey Tapınağı bulunuyor.
Uşak Müzesi Müdürü ve Blaundos Antik Kenti Kazı Başkanı İlhan Çavuş, antik yerleşimin bir askeri üs ve karargah kenti olarak kurulduğunu belirtti.
Blaundos'un, Roma İmparatorluğu'nun yönlendirmesiyle Makedonya kökenli askerler tarafından tamamen savunma amaçlı inşa edildiğini ifade eden Çavuş, kentin dönemin önemli stratejik noktalarından biri olduğunu söyledi.
'BLAUNDOS'TA ÖNEMLİ KEŞİFLER, KALINTILAR BULMAYI HEDEFLİYORUZ'
Antik kentte iki büyük tapınağın bulunduğunu dile getiren Çavuş, çalışmaların bu yıl tapınağın rahiplere ayrılan bölümünde yoğunlaştığını anlattı.
Çavuş, "Geçen yıl, antik mimaride 'naos' olarak adlandırılan tanrı veya tanrıça heykellerinin yer aldığı en iç bölümde çalışma yaptık. Bu sene kazı çalışmalarına 25 kişilik ekiple, tapınağın rahiplere ayrılmış, sivil kullanım dışı bırakılmış ve duvarlarla ayrılan 'temenos' olarak nitelendirilen kutsal alanında başladık. Çünkü o dönem rahipler tapınakta yaşıyor. Bulunduğumuz temenos alanı aslında insanların çok fazla giremediği bir bölüm. O dönemde yaşayanlar tanrıya doğrudan dua ederek yaklaşamadığı için önce tapınağa gelmeniz gerekiyordu. Paganizm yaygın o dönemde, çok tanrılılar. Her şeyin, her inancın bir tanrısı var. Bereket tanrısı, sağlık tanrısı, savaş tanrısı ihtiyacınız neyse ona göre tapınaklara gidiyorsunuz ve adağınızı adıyorsunuz. İşte bizim temenos dediğimiz bu alanda da sunaklar var. Bu alanda sunaklara hediyeler bırakılıyor ve böylece tanrıya ulaşma yolu aranıyor. Bir nevi elindekilerle birlikte tanrıya ulaşıyorsunuz. O yüzden Blaundos'ta önemli keşifler, kalıntılar bulmayı hedefliyoruz." dedi.
BİZANS VE ROMA KATMANLARI BİRLİKTE İNCELENİYOR
Kazı alanında Bizans dönemine ait izlerle de karşılaşıldığını belirten Çavuş, antik kentte Helenistik dönemden sonra Roma tabakalarının görüldüğünü ifade etti.
Roma İmparatorluğu'nun mimariye büyük önem verdiğini vurgulayan Çavuş, Bizans döneminde ise Romalılardan kalan yapı malzemelerinin yeniden kullanılarak daha sade mimari örneklerin ortaya çıktığını söyledi.
Çavuş, "Roma, mimari üsluba çok önem veren bir imparatorluk. Bizans İmparatorluğu geldiğinde Romalıların malzemelerini kullanarak kendi tarzlarında mimari alanlar yapıyor. Aslında Bizans döneminde daha basit yapılar görüyoruz. Roma dönemindeki devşirme malzemeleri kullanarak kendi işliklerini, dükkanlarını, mimari yapılarını oluşturuyorlar. Haliyle bu durum Roma ve Helenistik tabakasına büyük bir zarar veriyor. Bizim hedefimiz en erkene, en tabana ulaşmak. Tüm katmanları ayrıntılı şekilde belgelemeyi amaçlıyoruz. Temenos alanında Bizans etkileri de var. Öncelikle duvarlardaki Bizans alanlarını belgeleyip kaldırıyoruz. Daha sonra alttaki Roma ve Helenistik tabakaları belgeliyoruz. Kazıları tamamladığımızda burada restorasyon çalışması da yapacağız." ifadelerini kullandı.
Kazı ekibi, kutsal alandaki tüm kültürel katmanları kayıt altına alarak hem antik kentin geçmişine ışık tutmayı hem de alanı gelecekte ziyaretçilere açılabilecek şekilde korumayı hedefliyor.
Kaynak: AA