Serviks kanseri vakalarının yüzde 99'unda Human Papilloma Virüsü (HPV) tespit ediliyor. HPV enfeksiyonu, kanser gelişimine yol açabilecek prekanseröz lezyonlar oluşturabiliyor. Türkiye'de rahim ağzı kanseri en çok 35-59 ve 60-64 yaş gruplarında görülmekte.
Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Küçükyıldız, serviks kanseri ve HPV enfeksiyonu hakkında önemli bilgiler sundu.
Serviks kanserinin çoğunlukla HPV adlı virüsün yol açtığı kalıcı enfeksiyonlar sonucu geliştiğini belirten Küçükyıldız, HPV'nin cinsel yolla bulaşan ve serviks kanseri vakalarının yüzde 99'undan fazlasından sorumlu olan yaygın bir virüs olduğunu ifade etti.
Küçükyıldız, HPV dışında, sigara içmek, bağışıklık sistemi zayıflığı ve uzun süreli hormonal doğum kontrol hapları kullanımı gibi etmenlerin de kanser riskini artırabileceğine dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2020 yılında Servikal Kanser Eliminasyon Programı’nı başlattığını belirten Doç. Dr. Küçükyıldız, şunları ifade etti:
"Serviks kanserinin nedeninin belirlenmesi, etkene yönelik aşıların bulunması ve etkili tarama programlarının uygulanması, bu kanserin ‘önlenebilir kanser’ olarak tanımlanmasını mümkün kılıyor. Bu program, tüm dünya genelinde HPV aşısının yaygınlaştırılmasını ve tarama programlarının etkili bir şekilde hayata geçirilmesini amaçlıyor. DSÖ’nün çağrısı, serviks kanseriyle mücadelede bireysel değil, küresel bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor."
Türkiye'de 2014 yılından itibaren 30-65 yaş arasındaki kadınlara her 5 yılda bir ücretsiz HPV testi yapıldığını belirten Küçükyıldız, HPV testinin servikal kanserin erken teşhisinde etkili olduğunu ancak HPV aşısının henüz ulusal aşı takvimine alınmadığını ifade etti.
HPV ile hiç karşılaşmamış bireylerin öncelikli olduğunu vurgulayan Küçükyıldız, 11-15 yaş arası kız çocuklarına iki doz (0 ve 6. ay), 15 yaş sonrası ise üç doz (0-2-6. ay) aşı uygulandığını belirtti.
Yıllardır dünyada birçok ülkede servikal kanser tarama programlarının başarı ile uygulandığını ifade eden Doç. Dr. İrem Alyacızı Küçükyıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu yöntemlerle servikal kanserin tanı ve hastalığa bağlı ölüm oranları önemli ölçülerde düşürülmüştür. Dolayısıyla günümüzde gelişmiş ülkelerde önemli bir sorun olmaktan çıkmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanser olmaya devam etmektedir. Türkiye’de rahim ağzı kanseri, Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi istatistikleri incelendiğinde en son 100 binde 4,3 olarak bildirilmiştir. Bu hastalık genelde iki yaş grubunda sık görülmektedir. Birincisi 35-59, ikincisi ise 60-64 yaşlar civarıdır. Serviks kanserine karşı en güçlü savunma, düzenli tarama ve aşılamadır. Tarama programlarının amacı, kanserin gelişmesini engelleyecek öncü lezyonları erken tespit ederek tedavi etmektir. Erken aşamada teşhis edilen bu lezyonlar, kansere dönüşmeden kontrol altına alınabiliyor.”