1 Mayıs nasıl ortaya çıktı? İşte o tarihsel gerçek
Bugün tüm dünyada emekçiler, daha adil bir dünya talebiyle 1 Mayıs’ı kutluyor. Temelleri ABD'li işçilerin 8 saatlik iş günü mücadelesiyle atılan bu tarihi gün, işçi sınıfının küresel direniş sembolü olmayı sürdürüyor. Peki 1 Mayıs nasıl ortaya çıktı?
Dünyanın dört bir yanında işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak anılan 1 Mayıs, aynı zamanda mevcut düzene karşı duruşun en güçlü simgelerinden biri haline gelmiştir. Emekçilerin hak arayışını temsil eden bu tarih, yıllar içinde yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda kolektif mücadelenin evrensel bir ifadesi olmuştur.
1 MAYIS’IN RESMİ KABULÜ VE 8 SAAT MÜCADELESİ
1 Mayıs’ın uluslararası bir gün olarak kabul edilmesi, Temmuz 1889’da Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal’in kararıyla gerçekleşti. Marksist Uluslararası Sosyalist Kongre’de alınan bu kararla 1 Mayıs, resmen Uluslararası İşçi Günü ilan edildi. Bu kararın merkezinde, tüm işçiler için günlük çalışma süresinin sekiz saate düşürülmesi talebi yer alıyordu.

HAYMARKET OLAYLARI VE KÜRESEL ETKİSİ
Bu kararın öncesinde ABD’de işçiler, sekiz saatlik iş günü talebiyle yoğun grevler ve eylemler düzenlemişti. 1 Mayıs 1886’da başlayan büyük grev dalgası, Chicago’daki Haymarket Meydanı’nda yaşanan kanlı olaylarla tarihe geçti. Yaklaşık 500 bin işçinin katıldığı bu eylemler sırasında yalnızca Chicago’da 90 bin işçi yürüyüş yaptı. Mücadele başlangıçta baskılar nedeniyle geri çekilse de, kısa sürede dünya genelinde işçi sınıfı için önemli kazanımlara dönüştü. Nitekim 35 bin et işçisi, bu sürecin ardından ücret kaybı yaşamadan sekiz saatlik çalışma hakkını elde etti.
MİTİNG, PROVOKASYON VE BASKI DALGASI
Bu saldırıya tepki olarak ertesi gün Haymarket Meydanı’nda bir protesto mitingi düzenlendi ve yaklaşık üç bin kişi katıldı. Miting sona ermek üzereyken polis kalabalığa dağılma çağrısı yaptı. Sendikacılar ile polis arasında görüşmeler sürerken gerçekleşen bir provokasyonla polis hattına bomba atıldı. Bunun üzerine polis, işçilere ateş açarak yüzlerce kişiyi yaraladı ve ölümlere neden oldu.
Olayların ardından Chicago’da sıkıyönetim ilan edildi, yüzlerce işçi gözaltına alındı. Açılan davalarda sekiz işçi yargılandı ve tamamı suçlu bulundu. Dördü 11 Kasım 1887’de idam edildi. 21 yaşındaki Louis Lingg ise infazdan bir gün önce yaşamına son verdi. Yargılanan bazı işçilerin olay sırasında meydanda bile bulunmadığı gerçeği ise mahkeme tarafından dikkate alınmadı.

ABD’DE VE DÜNYADA YAYILAN DİRENİŞ
Aynı dönemde ABD’nin Milwaukee kentinde de barışçıl bir greve ateş açılması sonucu sekiz işçi hayatını kaybetti. Ülke genelindeki diğer grevler de sert müdahalelerle bastırıldı. Haymarket sonrası, sekiz saatlik iş günü hakkını kazanan işçilerin önemli bir bölümü bu kazanımı kısa sürede kaybetti.
Buna rağmen Haymarket Katliamı ve ardından gelen yargılamalara karşı Avrupa’nın birçok ülkesinde işçiler kitlesel eylemler düzenledi. Fransa, Hollanda, Rusya, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya’da dayanışma büyürken, Almanya’da artan protestolar nedeniyle kamuya açık toplantılar yasaklandı. Bu süreç, ABD işçi hareketini küresel mücadelenin merkezine taşıdı.
1 MAYIS’IN KÜRESEL BİR GÜNE DÖNÜŞMESİ
İkinci Enternasyonal’in 1 Mayıs’ı Uluslararası İşçi Bayramı ilan etmesinin ardından 1890 yılında dünyanın dört bir yanında kitlesel gösteriler düzenlendi. Yıllar süren mücadelelerin sonucunda, 25 Haziran 1938’de ABD Kongresi sekiz saatlik iş gününü federal yasayla güvence altına aldı. Bu gelişme, özellikle Büyük Buhran döneminde yükselen işçi hareketlerinin etkisiyle mümkün oldu.
GÜNÜMÜZDE 1 MAYIS VE SÜREN MÜCADELE
1 Mayıs, tarihsel süreç içinde tüm emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak yerini aldı. Ancak bu gün yalnızca bir anma değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal taleplerin dile getirildiği bir mücadele alanı olmayı sürdürüyor. Günümüzde de dünya genelinde işçiler, ağırlaşan çalışma koşulları ve artan sömürüye karşı hak arayışını devam ettirirken, sekiz saatlik iş günü talebi yeniden önemli bir gündem başlığı haline geliyor.
