08 Mayıs 2026 Cuma
İstanbul 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi!

1 Mayıs 1960 tarihinde, Soğuk Savaş'ın en gerilimli dönemlerinden birinde, ABD’ye ait bir U-2 casus uçağının Sovyet hava sahasında düşürülmesiyle dünya tarihinin en büyük diplomasi krizlerinden biri patlak verdi

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi!

1950’li yılların ortalarında hem Moskova hem de Washington birbirlerinin nükleer kapasiteleri konusunda derin endişeler taşıyordu. ABD Başkanı Dwight Eisenhower’ın 1955’teki "Açık Semalar" teklifi Sovyet lider Nikita Kruşçev tarafından reddedilince, ABD gizli yollarla bilgi toplama kararı aldı. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak geliştirilen U-2 casus uçakları, 70 bin feet gibi o dönem için radarların ve savunma sistemlerinin ulaşamayacağı düşünülen irtifalarda uçabiliyordu. CIA tarafından işletilen program kapsamında Moskova ve Leningrad üzerindeki ilk uçuşlar 4 Temmuz 1956’da başladı. Sovyetler Birliği aslında bu uçuşları radarda tespit edebiliyordu, ancak uçakları düşüremedikleri için bu durumu kamuoyuna açıklamak istemediler.

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi! - Resim : 1
Yakalanan CIA pilotu Francis Gary Powers

1 MAYIS 1960: SVERDLOVSK ÜZERİNDE PATLAYAN FÜZE

Krizin fitili, 1 Mayıs 1960 sabahı CIA pilotu Francis Gary Powers’ın Pakistan’daki bir üsten havalanmasıyla ateşlendi. Powers’ın yaklaşık 2 bin 900 millik uçuş rotası, Sovyetler Birliği’nin derinliklerini kapsıyordu. Ancak uçak, Ural Dağları yakınlarındaki Sverdlovsk Oblastı civarında bir Sovyet karadan havaya füzesi (S-75) ile vuruldu. Powers güvenli bir şekilde paraşütle atlayarak KGB tarafından yakalandı; uçağın enkazı ise büyük oranda sağlam bir şekilde ele geçirildi. Bu olay, Soğuk Savaş tarihindeki "sessiz" casusluk faaliyetlerinin devasa bir propaganda savaşına dönüşmesine neden oldu.

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi! - Resim : 2
Uçağın enkazı başında Sovyet yetkilileri

WASHİNGTON’IN 'HAVA DURUMU' BALONU VE KRUŞÇEV’İN HAMLESİ

Olayın hemen ardından ABD yönetimi, pilotun hayatta olduğundan habersiz bir şekilde dünya kamuoyuna "silahsız bir hava durumu araştırma uçağının" oksijen sistemindeki arıza nedeniyle rotasından saparak kaybolduğunu duyurdu. Hatta NASA, bu yalanı desteklemek için bir U-2 uçağını aceleyle NASA renklerine boyayıp basına sergiledi. Ancak Sovyet lider Kruşçev, 7 Mayıs’ta pilotun hayatta olduğunu ve uçağın yüksek çözünürlüklü casus kameralarının ellerinde olduğunu açıklayarak ABD’yi tüm dünyanın önünde köşeye sıkıştırdı. Rus tarihçi Oleg Matveyev'in ifadelerine göre Kruşçev, bu durumu mükemmel bir "bilgi operasyonu" olarak kullandı ve Eisenhower'ın başkanlık seçimleri öncesindeki imajına ağır bir darbe vurdu.

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi! - Resim : 3
Moskova'da sergilenen enkaz parçaları

DİPLOMASİNİN ÇÖKÜŞÜ: PARİS ZİRVESİ VE EİSENHOWER’IN REDDİ

Kruşçev, casusluk faaliyetlerinin yaygın olduğunu bilmesine rağmen, Eisenhower’dan resmi bir özür ve uçuşların durdurulması sözünü talep ederek Paris Zirvesi’ne kapı araladı. Ancak Eisenhower, Sovyet hava sahası ihlalini "ulusal savunma için bir gereklilik" olarak tanımlayarak özür dilemeyi reddetti ve uçuşların devam edeceğini açıkladı. Bu restleşme, Almanya’nın geleceği ve silah kontrolü gibi kritik konuların görüşüleceği Paris Zirvesi’nin başlamadan dağılmasına yol açtı. Kruşçev, Eisenhower ile iş birliği yapma girişimlerini terk ederek Kasım 1960’ta seçilecek olan John F. Kennedy dönemini beklemeyi tercih etti.

ADANA’DAN NORVEÇ’E: KRİZİN TÜRKİYE BOYUTU

Sovyetlerin 10 Mayıs 1960 tarihli notasında, düşürülen uçağın kalıcı olarak Türkiye’de konuşlandığı ve saldırgan bir keşif amacıyla Pakistan üzerinden Sovyetler Birliği’ne gönderildiği resmen iddia edildi. Ele geçirilen uçuş haritalarında pilotun rotasının Adana’daki İncirlik üssünden başladığı, Peşaver üzerinden Aral Gölü, Sverdlovsk ve Murmansk’ı kapsayarak Norveç’teki Bodo havaalanına inmek üzere planlandığı açıkça belirtiliyordu. Sovyet yönetimi, bu durumun Türkiye gibi komşu ülkelerin de sorumluluğunda olduğunu ve benzer provokasyonların tekrarlanması durumunda bu ülkelerin de misilleme tedbirleriyle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye ve Norveç içine düştüğü durum açısından ise bu kriz NATO'nun ABD yönetiminde müttefik ülkeleri nasıl kullandığını gözler önüne seriyordu. ABD bu iki NATO ülkesinin topraklarındaki üslerini SSCB'ye karşı casusluk faaliyeti için kullanmış ancak haber verme gereği bile duymamıştı.

66 yıl önce bugün: Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren U-2 casus uçak krizi! - Resim : 4
Olaya dair Rus basınına yansıyan bir karikatür.

TAKAS KÖPRÜSÜ: POWERS VE RUDOLF ABEL

Yakalanmasının ardından casusluk suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Francis Gary Powers, cezasının yaklaşık iki yılını Vladimir Merkez Cezaevi’nde geçirdi. Şubat 1962’de, Soğuk Savaş'ın en ünlü sahnelerinden birine ev sahipliği yapan Berlin’deki Glienicke Köprüsü’nde, ABD’de yakalanan üst düzey Sovyet casusu Rudolf Abel ile takas edildi. U-2 programı her ne kadar devam etse de, zamanla yerini daha gelişmiş uydu teknolojilerine bıraktı. Tarihçi Matveyev’e göre, bu olaydan ders çıkarmayan ABD’nin benzer uçuşlara devam etmesi, Temmuz 1960’ta Barents Denizi üzerinde bir başka Amerikan keşif uçağının daha düşürülmesiyle sonuçlanacaktı.

Casus ABD Sovyetler