7 milyar dolarlık delik: Cari açıkta sert yükseliş
Türkiye ekonomisinde döviz harcamasının döviz gelirini aşmasıyla oluşan cari açık, şubat ayında 7 milyar 501 milyon dolara yükselerek son 10 ayın zirvesini gördü. Ekonomist Hikmet Baydar, dış ticaret dengesindeki bozulmanın ve ithalat kalemindeki artışın etkilerini Aydınlık'a anlattı.
Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan cari işlemler dengesinde tehlike çanları çalıyor. 2026 yılı şubat ayı itibarıyla cari açık, bir önceki yılın aynı dönemine göre büyük bir sıçrama yaparak 7 milyar 501 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, son 10 ayın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ekonomist Hikmet Baydar, artan açığın temel nedeninin dış ticaret dengesindeki bozulma ve mal ithalatındaki yükseliş olduğunu saptadı.
DIŞ TİCARETTEKİ MAKAS AÇILIYOR
www.aydinlik.com.tr'ye konuşan Hikmet Baydar’ın yaptığı ayrıntılı incelemeye göre, dış ticaret dengesi geçtiğimiz yılın şubat ayında 5.5 milyar dolar açık verirken, bu yılın aynı günlerinde rakam 7 milyar 478 milyon dolara çıktı. İhracat rakamları Şubat 2025’te 21 milyar 143 milyon dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı ayında 20 milyar 670 milyon dolara geriledi. İthalat cephesinde ise tam tersi bir tablo hâkim. Geçen yıl 26 milyar 619 milyon dolar olan ithalat, bu yılın şubat ayında 28 milyar 148 milyon dolara yükselerek cari açığı tetikledi.
İTHALATTA ALTIN VE ENERJİ ETKİSİ
Cari açığın büyümesindeki ana etkenin mal ihracat ve ithalat dengesi olduğunu belirten Baydar, ithalat artışının arkasındaki nedenlere dikkat çekti. Baydar, şu ifadeleri kullandı: 'İthalatın arkasında altın fiyatlarının yükselmesinden enerji fiyatlarındaki artışa kadar birçok etken devreye giriyor. Miktar bazında artış olmasa dahi, küresel fiyat yükselişleri cari açığın temel sebebi haline geliyor. Ocak-şubat dönemini kapsayan iki aylık kesitte dış ticaret açığının 11 milyar dolardan 14 milyar 378 milyon dolara yükselmesi, dış ticarette yediğimiz golü net bir şekilde gösteriyor.'

YERLİ YATIRIMCI DIŞARIYI TERCİH EDİYOR
Ekonomik verilerin en dikkat çekici kısımlarından birini ise doğrudan yatırımlar oluşturdu. Türkiye’ye 780 milyon dolar doğrudan yatırım girerken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışına 918 milyon dolar yatırım yapması sonucu 138 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Baydar, vatansever bir ekonomi perspektifiyle bu durumun masaya yatırılması gerektiğini vurgulayarak, Türk yatırımcısının neden yurt dışını tercih ettiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
REZERVLERDE 24 MİLYAR DOLARLIK AZALMA
Finans hesabındaki hareketlilik de tabloda önemli bir yer tutuyor. 2026 yılı şubat ayı sonu itibarıyla net rezervlerde 24.2 milyar dolarlık bir azalma kaydedildi. Mevduatlardan 11.5 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, bu açığın 38 milyar dolarlık dış kredi kullanımıyla kapatılmaya çalışıldığı görüldü. Portföy yatırımlarında ise yabancıların hisse senedi ve devlet tahvillerine ilgi gösterdiği, ancak özel sektör tahvillerinden uzak durduğu saptandı. Reel sektör ise yüksek faizler nedeniyle çareyi yurt dışından 1 milyar 478 milyon dolar kredi kullanmakta buldu.
Türkiye'nin ayakkabı devi iflas etti! Tam 78 yıllık firma darboğazı aşamadıEkonomi