15 Mayıs 2026 Cuma
İstanbul 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Aile politikası, çalışma hayatıyla birlikte güçlenmeli’

Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Toy, Resmî Gazete’de yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026–2035)” programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Aile politikası, çalışma hayatıyla birlikte güçlenmeli’
EMEK SERVİSİ

Toy, programı “stratejik ve değerli bir vizyon belgesi” olarak nitelendirirken, hedeflerin sahada karşılık bulabilmesi için çalışma hayatına dönük düzenlemelerin eş zamanlı yapılması gerektiğini vurguladı.

Toy, programın demografik geleceğe uzun vadeli bir perspektif sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Resmî Gazete’de yayımlanan ‘Aile ve Nüfus On Yılı (2026–2035)’ programı, ülkemizin demografik geleceğini uzun vadeli bir vizyonla ele alan, aile kurumunu güçlendirmeyi merkeze koyan ve sosyal politikaları bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendiren son derece önemli ve stratejik bir adım niteliğindedir. Aile yapısının korunması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve nüfus dengesinin sürdürülebilir bir zeminde ele alınması yönündeki bu kapsamlı çerçeve, kamu yönetiminde uzun süredir ihtiyaç duyulan planlı yaklaşımın güçlü bir ifadesidir.

‘ARTAN HİZMET TALEBİYLE ÇALIŞAN YÜKÜ BÜYÜYOR’

“Bu tür geniş kapsamlı sosyal politika hedeflerinin sahadaki karşılığı, doğrudan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin çalışma hayatına yansımaktadır. Aileyi güçlendirmeye yönelik her adım, hizmet talebinin artması, iş yoğunluğunun büyümesi ve mevcut personel üzerindeki yükün ağırlaşması sonucunu doğurabilmektedir. Bu nedenle, ortaya konulan vizyonun başarıya ulaşabilmesi için insan kaynağı planlamasının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının eş zamanlı olarak iyileştirilmesi bu vizyon belgesine katkı sağlayacaktır.”

‘HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİ 40 SAAT OLMALI’

Toy, “Haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesi önemli bir ihtiyaçtır. Daha insani çalışma saatleri, çalışanların sağlığını koruyacak, verimliliği artıracaktır. Çalışan anneler için süt izninin ilk 6 ay günlük 3 saat, ikinci 6 ay 1,5 saat olması ve 24 saat hizmet verebilen ücretsiz kreş imkânı sağlanması gerekmektedir.” dedi.

“2018’de 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen işçilerin tayin hakkını kısıtlayan düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu karar önemli bir adaletsizliği gidermektedir.”

Toy, yürürlük süresine ilişkin ise, “Kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olması mağduriyetlerin sürmesi anlamına gelmektedir. Düzenleme ivedilikle hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

‘EMEKÇİYİ GÖZETMEYEN POLİTİKA HEDEFE ULAŞAMAZ’

Toy, düzenlemenin gecikmeden yasalaşması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmeden önce bu sürecin sonuçlandırılması hayati önem taşımaktadır. Eğitim döneminin sona ermesiyle birlikte çocukların okul düzenlerinin etkilenmemesi, ailelerin barınma ve yerleşim planlarını sağlıklı şekilde yapabilmesi ve mevcut mağduriyetlerin daha da derinleşmemesi adına bu düzenlemenin Meclis kapanmadan yasalaşması zorunluluktur.”

“Çalışanlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir düzenlemenin, hedeflenen sonuca tam anlamıyla ulaşması mümkün değildir. Bu nedenle hem ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ programının hedefleri hem de çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler, emekçilerin haklarını güçlendiren bütüncül bir anlayışla ele alınmalıdır.”

Aile