AK Parti süreç raporunu Meclis'e sundu
AK Parti, 'Terörsüz Türkiye' adı verilen bütünleşme sürecine dair raporunu Meclis Başkanlığı'na sundu. Raporun 60 sayfa, 15 başlıktan oluştuğu öğrenildi.
AK Parti, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırladığı raporu meclise sundu. 60 sayfalık raporda, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin somut adımlarının atılmasıyla beraber hukuki ve idari düzenlemelerin hayata geçirildiğinde yepyeni döneme geçileceği belirtilerek şöyle denildi:
"Terör örgütünün silah bırakmasının, kendisini tasfiye ettiğinin, varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesi, sürecin en önemli noktasıdır. Bu tespit ve teyit olmadan hiçbir ileri aşamaya geçilmemelidir. Tespit ve teyit kararının alınması ne bir pazarlık ne de keyfi bir tasarruf zemini olacaktır. Suriye ve Irak sahasında, Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden hiçbir terör yapılanmasının yaşamasına ve genişlemesine asla müsaade edilmeyecektir."
'TERCİH DEĞİL ZORUNLULULUK'
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi sürecine ilişkin yasal düzenlemenin, müstakil ve geçici bir kanun niteliğinde hazırlanması hukuk tekniği bakımından bir tercih değil, zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Kanunun, sürekli uygulanacak ceza hükümlerine istisna veya ayrıcalık niteliği taşıyan bir alan açmaması; tersine belirli bir tarihsel koşul, belirli bir eylem ve belirli bir bağlam ile sınırlı dar bir hukuki çerçeve sunması gerekmektedir."
'DİĞER ÖRGÜTLERE SİRAYET ETMESİNİ ENGELLER'
"Eski düzlemelerin yenilenmesi, bazı maddelerin eklenmesi veya bazı hükümlerin genelleştirilmesi değil bugüne özgü yeni tanımlamaların olduğu müstakil bir kanununun hazırlanması en doğru ve hukuken en gerçekçi yaklaşımdır. Müstakil kanunun kapsamı belirlenirken, düzenlemenin yalnızca varlığını sona erdirdiği tespit edilen ve doğrulanan terör örgütleri bakımından uygulanacağı açıkça tarif edilmelidir. İdari makamların alacağı açık bir kararla örgütün varlığının sona erdiğinin doğrulanması ve müstakil kanun kapsamının bu karara dayanılarak sınırlandırılması hem düzenlemenin amacıyla uyumlu olacak hem de kanunun diğer terör örgütlerine sirayet etmesini engelleyecektir."
'TOPLUMA YENİDEN KAZANDIRILMA'
"Bu modelde temel amaç, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını mümkün kılacak düzenli, öngörülebilir ve denetime açık bir çerçeve oluşturmalıdır. Kişilerin hukuk düzeniyle uyumlu bir biçimde toplumsal yaşama katılabilmesi için gerekli şartlar belirlenmeli, devletin güvenlik ve adalet fonksiyonlarının işlerliği muhafaza edilmelidir. Bu çerçevede, terör örgütü mensupları bakımından fiilin niteliği ve kişinin örgüt içindeki konumu esas alınarak farklılaştırılmış, ölçülü ve denetlenebilir bir hukuki çerçevenin oluşturulması önem arz etmektedir."
'SÜRECE UYUM İZLENECEK'
"Yalnızca örgütsel aidiyet olgusu değil, kişinin somut eylemleri, bu eylemlerin örgütsel faaliyet içindeki yeri ve toplumsal sonuçları birlikte dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işlenen fiilin ağırlığı ve toplumsal etkisi bakımından da ayrım yapılmalıdır. Geçmişte örgütsel yapıyla ilişkisi bulunan kişilerin durumu, genel bir hukuki uyumlandırma politikası çerçevesinde değerlendirilmeli, bu değerlendirme sırasında bireyin mevcut tutumunu, silahı ve şiddeti reddetmesi ve hukuk düzenine uyma iradesi esas alınmalıdır. Müstakil kanununda bireylerin sürece uyumunun düzenli olarak izlenmesi, suçun tekrarı ihtimalini azaltan hukuki bir güvenlik mekanizması oluşturacaktır."
'DEVLET VE TOPLUMSAL GÜVENE KATILIM İRADESİ'
"Bu çerçevede, belirlenen izleme sürecinde yeniden suç işlenmesi halinde, ilk fiil nedeniyle sağlanan imkanlar ortadan kalkmalı, yeni suç ile önceki fiil ceza hukuku bakımından içtima ettirilerek bir bütünlük içinde değerlendirilmelidir. Böylelikle devlet, hem toplumsal güvene katılım iradesini samimi şekilde ortaya koyan bireyleri koruyan hem de süreci kötüye kullananlara karşı caydırıcı bir hukuki çerçeve kuran ikili bir denge tesis etmiş olacaktır."
KUŞAK YOL PROJESİ HATIRLATILDI
Raporda, AK Parti'nin programı da hatırlatılarak, "AK Parti Programı’nda, kültürel farklılıkların ayrışmayı değil birlikte yaşamayı gerekli kıldığı belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerinde durulmaktadır." denildi. Raporun, "Ekonomik Etkiler" başlıklı bölümünde de şu görüşler yer aldı:
"Ülkemizi bir yandan Orta Asya üzerinden Çin’e bağlayan Orta Koridor bağlamında, bir yandan Türkiye’nin kilit enerji ve lojistik merkezi olma konumunu pekiştirecek ve bölgesel ticarette stratejik önem taşıyan 'Zengezur Koridoru' ekseninde, bir taraftan ise aynı zamanda Çin’in 'Kuşak Yol Projesi' ile bütünleşecek Irak Kalkınma Yolu vizyonunu hayata geçirebilecek bölgesel ve küresel ticaret, enerji ve lojistik ağı oluşturma avantajını Türkiye’ye sunacak bir perspektif karşımıza çıkmaktadır. Kendi iç sorunlarını çözebilmiş bir Türkiye, kuşku yok ki, oluşan bu yapısal boşluğun iktisadi zeminini kendi kalkınma ve büyüme ivmesine çevirecek; bu ise aynı zamanda ülke içi dağılımda simetrik ve adaletli bir kalkınma sonucunu doğuracaktır."
Bakan Tunç: Barış yasası demek doğru değilGündem
Oyuncu Ezgi Eyüboğlu gözaltına alındıGündem