11 Eylül 2026 Cuma
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Alman Ordusu töreninde dikkat çeken konuşma: ‘Göreviniz hukuksuz emri reddetmektir’

Alman Silahlı Kuvvetlerinin resmî yemin töreninde konuşan yazar Navid Kermani, genç askerlere hitaben ‘İran Savaşı’ndaki gibi hukuksuz bir savaşa gönderilirseniz, göreviniz emri reddetmektir.’ dedi.

Alman Ordusu töreninde dikkat çeken konuşma: ‘Göreviniz hukuksuz emri reddetmektir’
TUĞBA ALMIŞLAR

Yer: Berlin’deki Bendlerblock. Tarih: 20 Temmuz 2026. Alman Silahlı Kuvvetlerinin resmî töreniyle birlikte genç askerler; Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Carsten Breuer ve çok sayıda siyasi liderin önünde yemin etti. Törenin onur konuğu ise yazar Navid Kermani’ydi. Onur konuğu olarak kürsüye çıkan Kermani, Alman askerlerine dikkat çekici bir çağrı yaptı: “Gelecekte Alman Hükümeti sizi ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gibi hukuksuz bir savaşa sürüklemek isterse, emri reddetmek görevinizdir.”

Kermani, Şansölye Friedrich Merz’i uluslararası hukuka yaklaşımı nedeniyle eleştirdi. Peki bütün bunlar yalnızca 20 Temmuz geleneğinin gereği mi, yoksa Alman Ordusu’ndan daha derin bir mesaj mı var?

TARİHÎ BİR KÜRSÜ GÜNCEL BİR MESAJ

20 Temmuz 1944, Claus von Stauffenberg ve beraberindeki Alman subayların, Hitler’i öldürerek Nazi yönetimini devirmeye giriştiği gün. Girişim, Berlin’deki Bendlerblock’tan yönetildi ancak başarısız oldu. Stauffenberg ve direnişe katılan bazı subaylar da aynı gün burada kurşuna dizildi. Savaş sonrasında Bendlerblock, Nazi rejimine karşı Alman askerî direnişinin en önemli simgelerinden biri haline geldi. Alman Silahlı Kuvvetlerinin açıklamasına göre askerî direniş, ordunun tarihsel gelenek çizgisinin bir parçası ve her yıl 20 Temmuz’da Bendlerblock’ta yemin töreni ve anma yapılmasının nedeni de bu.

Dolayısıyla Kermani’nin askerleri gerektiğinde “hayır” demeye çağırması, 20 Temmuz’un tarihsel anlamına yabancı değil. Ancak 2026 konuşmasını farklı kılan, bu ilkeyi yalnızca Nazi dönemine ilişkin tarihsel bir ders olarak anlatmaması, doğrudan günümüz Almanya’sına ve mevcut hükümetin dış politikasına taşımasıydı.

ALMAN ASKERİNE: HÜKÜMETİN EMRİNİ REDDET

Alman Ordusu töreninde dikkat çeken konuşma: ‘Göreviniz hukuksuz emri reddetmektir’ - Resim : 1
Navid Kermani

Kermani’nin askerlere verdiği mesaj yalnızca alışılmış “Anayasa’ya sadık kalın!” çağrısından ibaret değildi. Uluslararası hukukun siyasi çıkarlara göre uygulanmasını sert sözlerle eleştiren Kermani, “Federal Şansölye, siyasi olarak işine geldiği yerde uluslararası hukuku küçümsemeyi ve uluslararası hukuk ihlallerini meşrulaştırmayı alışkanlık hâline getirdi.” dedi.

Ardından tartışmayı doğrudan bugüne taşıdı ve askerlere bir uyarıda bulundu: “Eğer gelecekte bir Alman Hükümeti, sizi ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü son savaş gibi açıkça uluslararası hukuka aykırı ve siyasi açıdan da felaket niteliğinde bir savaşa göndermek isterse, emri reddetmek sizin göreviniz olacaktır.”

Kermani’nin İran Savaşı’na ilişkin tutumu yeni değil. Kermani, 2025’te Merz’in, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını savunurken kullandığı “İsrail bizim adımıza kirli işi yapıyor.” (Drecksarbeit) ifadesine de sert tepki göstermişti. Mart 2026’da ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukukun ihlali olarak nitelemiş, Alman Hükümeti’ni de uluslararası hukuk konusunda fazla kayıtsız davranmakla suçlamıştı. Görüşleri önceden bilinen Kermani’nin Alman Silahlı Kuvvetlerinin sembolik töreninde kürsüye çıkarılması, şu soruyu kaçınılmaz kılıyor: Alman Ordusu bu konuşmayla neyi görünür kılmak istedi?

ALMAN SİLAHLI KUVVETLERİ KONUŞMAYI SİTESİNE TAŞIDI

Alman Silahlı Kuvvetleri, Kermani’nin konuşmasını kendi resmî internet sitesinden “hayır deme erdemi” vurgusuyla aktardı. Haberde, demokratik bir orduda askerlerin esas olarak itaat etmesi gerektiği, ancak görevin suça dönüştüğü noktada “hayır demeyi ve direnç göstermeyi” de öğrenmeleri gerektiği belirtildi. Kermani’nin “Anayasa her emrin üzerindedir.” sözü de özellikle öne çıkarıldı.

Bu noktada mesele artık yalnızca Kermani’nin kişisel görüşü olmaktan çıkıyor. Çünkü Alman Silahlı Kuvvetleri, görüşleri önceden bilinen Kermani’yi yalnızca en sembolik törenlerinden birine onur konuğu olarak davet etmekle kalmadı, konuşmaya mesafe koyan ya da eleştiren herhangi bir değerlendirmeye de yer vermedi.

HÜKÜMET EMRİNİN SINIRI

Alman Ordusu töreninde dikkat çeken konuşma: ‘Göreviniz hukuksuz emri reddetmektir’ - Resim : 2

Bu nedenle tartışmanın merkezinde yalnızca Navid Kermani’nin ne söylediği değil, bu sözlerin nerede ve hangi bağlamda söylendiği de bulunuyor. Alman Silahlı Kuvvetlerinin en sembolik törenlerinden birinde, üst düzey siyasi ve askerî isimlerin huzurunda genç askerlere açık bir sınır hatırlatıldı: Hükümetin verdiği her emir mutlak değildir; anayasa ve uluslararası hukukla çatıştığı noktada askerî itaat de sona erer.

Bu sınırın, Alman Silahlı Kuvvetlerinin resmî kürsüsünden ve doğrudan güncel dış politika tartışmaları üzerinden hatırlatılması, Kermani’nin sözlerine ayrı bir ağırlık kazandırıyor. Tam da bu nedenle konuşma, yalnızca bir aydının bireysel değerlendirmesi olarak görülmüyor.

Kendi resmî yemin töreninde askere, “Gerektiğinde hükümet emrini reddetmek görevindir.” mesajına yer veren Alman Silahlı Kuvvetleri, yalnızca anayasal bir ilkeyi mi hatırlattı? Yoksa günümüz dış politika tartışmaları içinde, hükümete hukukun çizdiği sınırları diplomatik bir dille yeniden mi hatırlattı?

Almanya