Almanya savunmaya sarıldı
Medya, savunma sanayisine yönelişi Avrupa’nın bir savaşa hazırlandığı telkiniyle aktarıyor. Ancak Almanya’nın savaş çıkaracak bir ekonomik ve askeri gücü bulunmuyor. Avrupa ülkeleri, milliyetçi partilerin iktidara gelmesi ve Avrasya ile ilişkiler kurma yolunda ilerliyor.
Alman makine sektörü, krizden daha az etkilenmek amacıyla savunma sanayisi üretimine geçiyor. Hannover Fuarı ilk kez savunma sergisi bölümleriyle açıldı. Almanya’da yeni savunma fuarları açılmaya da devam edecek. Almanya’nın önde gelen ve krizden en çok etkilenen sanayi alanlarında, silah ve mühimmat üretimiyle ekonominin canlandırılması planları gündemde. 24 Nisan’da sona eren Hannover Fuarı da savunma mühimmatı üretimine yönelerek yüklü siparişler aldı.
Atlantik etkisinde savunma sanayisine yönelişi Rusya’ya karşı ve savaş gerekçeleriyle izah eden görüşler de var. Ancak Almanya’nın politik bültenlerinde, savunma sanayisine yöneliş, ekonomik krizden kolay çıkış yolu olarak gösteriliyor. Bu yolun krizden çıkışı ne ölçüde sağlayabileceği ayrı bir konu. Gelişmeler krizin çok daha derinleşeceğine, yıkımlara dönüşeceğine işaret ediyor.
KÜRESEL GÜÇ OLABİLİR Mİ?
Basın yayın organları ve politik açıklamalarda Almanya’nın Avrupa’da en güçlü orduya ve savaş gücüne sahip olması gerektiği savunuluyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in Almanya’ya ‘küresel etkili güç ol’ teşvikleri görülüyor. Küresel çapta etkili bir konuma yükselmek güçlü bir ekonomi ve askeri gücü gerektirir. Almanya tam tersine batıyoruz diye çırpınıyor. Ayrıca Avrupa içinde parçalanma ve çöküşe giden kriz derinleşiyor. Halk kitleleri ise silahlanmaya ve Atlantilikçilikten kalma emperyalist hakimiyet politikalarına karşı çıkıyor. Özellikle yükselen ve önümüzdeki dönem iktidara gelecek olan milliyetçi partiler bu politikalara karşı; onlar Rusya ve Avrasya’ya yönelen bir yoldalar. Avrupa gündeminde milliyetçilerin iktidara gelmesi, hegemonya karşıtı, kendine has devrimler var. Bağımsız devlet olmak, Atlantik bağlarından kurtulmak istiyorlar.
Güçlü ordu kurmak ve zorunlu askerlik açıklamalarına da dikkat çekelim. AB ve Almanya’da toplumsal yapı çözülüyor. Bütün toplumu, özellikle gençliği bireycilik ve sorumsuzluk şekillendiriyor. LGBT, uyuşturucu ve mafya çetelerinde örgütlenmeler vatan savunması amaçlı bir askerlik çağrısına uymayan bir kitle oluşturuyor.
MİLLİYETÇİLERİ GÜÇLENDİREN ETKEN
Sanayi ve mühendislik çevreleri de savunma sanayi üretiminin artık çöküş halini alan krize karşı bir rahatlama yaratacağını dile getiriyor. Savaş hazırlığı ve Rusya’ya karşı cephe oluşturma örtüsüne gerek duyulmuyor. Savunma sanayisinin ağır sanayiden daha hızlı sonuçlar verdiği dile getiriliyor.
Diğer yandan başta Almanya olmak üzere bütün Avrupa’da AfD, Le Pen gibi milliyetçi partiler zirvede. AB halkları çoğunlukla Atlantikçiliğe ve savaş politikalarına karşı. ABD karşıtlığı çok yüksek. Rusya ile ilişkileri düzeltme ve Avrasya’ya yönelme görüşü ağır basıyor, milliyetçi partiler halk oylamalarında öne çıkıyor.
SANAYİ FUARINDAKİ AĞIRLIK
Alman politikasını oluşturan komisyonların görüşlerini yansıtan German Foreign Policy (GFP), 24 Nisan bülteninde özetle şu görüşe yer verdi:
“Ağır bir kriz yaşayan Alman makine sektöründe giderek daha fazla şirket, kayıp ve iflaslardan kurtulmak için savunma sanayisine yöneliyor. Bu durum, bu yılki Hannover Fuarı’nda doğrulandı. Fuar 24 Nisan’da sona erdi. İlk kez, her türlü silahın üretiminde tedarikçi olarak entegre olan şirketlere ayrı bir alan ayrıldı. Makine sektöründe kriz giderek derinleşiyor, üretim düşüyor, çalışan sayısı sürekli olarak azalıyor. Bir çıkış yolu olarak, savunma sanayisi üretimine geçiliyor. Buji üretimi için makineler üreten bir üretici, makinelerinin kolayca mermi kovanı üretimine dönüştürülebileceğini açıklıyor. Makine imalatında savunma payının kolayca iki katına çıkabileceği, sektör tarafından ifade ediliyor.”
Almanya’nın otomotiv, motor ve kimya sanayi gibi alanlardan savunma sanayisine yönelişi yeni değil. Şimdi giderek daha belirgin ve yaygın şekilde yöneliş var. Bazı ağır sanayi işletmeleri çok hızlı biçimde savunma sanayisine dönüştürülebiliyor. Almanya’nın sembolü haline gelen otomobil firmalarının birçok işletmesi art arda kapanıyor ve şimdilerde silah ve mühimmat üretimine geçiyor.
MAKİNE SEKTÖRÜNDE KRİZ ÇOK DERİN
Almanya’da otomotiv, kimya ve makine sektörleri ciddi bir kriz içinde.
280 milyar avro yıllık gelir elde eden makine sektörü, son olarak 933 bin kişi istihdam etti. İstihdam, 2024 yılına göre yaklaşık 22 bin, 2019 yılına göre ise 70 bin daha az gerçekleşti. Sektörün üretimi 2024’te yüzde 8, 2025’te yüzde 5, 2026’nın ilk iki ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 küçüldü. Fabrikaların kapasite kullanımı şu anda yüzde 77. Siparişler de kesiliyor. Aralık 2025 ile Şubat 2026 döneminde siparişler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 oranında düştü. Almanya’nın Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihracatı küçülürken Çin’den yapılan makine ithalatı artıyor. Bu tablonun giderek ağırlaşacağı belirtiliyor.
BUJİDEN FİTİLE VE KARTUŞA
Makine Mühendisliği Derneği VDMA, savunmanın payının cironun yüzde 2 ila 5’i arasında olduğunu açıkladı. Silah üretiminin hızla 3-5 yıl içinde iki katına çıkabileceği ifade edildi. Derneğin yaptığı bir iç ankete göre, üye şirketlerin yüzde 63’ü savunma sanayisini geleceğin ‘önemli‘ veya hatta ‘çok önemli’ müşterisi olarak değerlendiriyor. Yüzde 40’tan fazlası, 2026 ve 2027 yıllarında silah üreticilerine yapacakları üretimin cirosunda her yıl çift haneli büyüme bekliyor.
Alman Takım Tezgahları Üreticileri Derneği (VDW), daha özel bir müşteri kitlesi için, ‘Savunma Sanayi Sektör İzleme Raporu’ yayımladı. Köln merkezli takım tezgahları üreticisi Alfred H. Schütte, buji üretim makineleri ürettiğini ve bunların kolayca fitil veya kartuş gövdesi üretimine dönüştürülebildiğini bildirdi.
GELECEĞE YÖNELİK BİR PROJE
Silah üretimine yöneliş yalnızca ilgili şirketleri değil, aynı zamanda daha üst düzey yapıları da etkiliyor.
Makine mühendisliğinin yoğun şekilde temsil edildiği Hannover Fuarı, savunma üretim alanını ‘geleceğe yönelik bir sergi formatı’ olarak ilan etti. Ekonomi gazetesi Handelsblatt’ta yer alan bir rapora göre, Hannover’de savunma alanındaki standlarda yaklaşık 40 şirket, ‘top mermilerinin otomatik olarak nasıl monte edildiğini ve yüksek güvenlikli IT iş istasyonlarının nasıl oluşturulduğunu’ gösterdi.
Düzenleyicilerin açıklamalarına göre hâlâ dünyanın en büyük sanayi fuarı olan bu etkinliğin ortasında, artık mermi kalitesini test eden robotların yanı sıra tanklara monte edilip askeri görevleri yerine getirebilecek robotlar da bulunuyor. Tank çeliklerini sergileyen şirketlerin yanında, her türlü silah sistemi için BT çözümleri sunan başka şirketler de vardı.
ÇIKIŞ YOLU AVRASYA
Basın yayın organlarında savunma sanayisine yönelişin ekonomideki çöküntüye karşı bir çıkış olduğu belirtilmiyor. Tersine Avrupa’nın bir savaşa hazırlandığı izlenimi veriliyor. Ancak Almanya’nın savaş çıkaracak, bir mihrak olacak ekonomik ve askeri gücü bulunmuyor. Kriz derinleşmeye devam ediyor. Almanya ve Avrupa ülkeleri, milliyetçi partilerin iktidara gelmesi ve Avrasya ile ilişkiler kurma yolunda. Başka da çıkış yolu yok.

