Arşiv belgeleri 'Sultan Vahdettin gönderdi' efsanesini çürüttü: İşte 19 Mayıs'ın tarihi gerçekleri
Aydınlık'ın 'Eğer Bilime İnanıyorsak' programında, 'Mustafa Kemal'i Samsun'a Vahdettin gönderdi' iddiası Osmanlı arşivleriyle incelendi. Belgeler, atamanın vatan kurtarma planı değil, İngiliz ültimatomunu savuşturma hamlesi olduğunu ve bütçenin resmi kayıtlardan karşılandığını gösteriyor.
Aydınlık Youtube kanalında yayınlanan 'Eğer Bilime İnanıyorsak' programında 'Mustafa Kemal'i Samsun'a Vahdettin gönderdi' efsanesi masaya yatırıldı.
19 Mayıs'ın yıl dönümünde 'Atatürk'ü Samsun'a Vahdettin gönderdi' iddiası, Osmanlı arşivleri ışığında incelendi. Resmi belgeler, 9. Ordu Müfettişliği görevinin gizli bir plan olmadığını, İngiliz ültimatomunu savuşturmak için alınan zorunlu bir karar olduğunu ortaya koyuyor.
Mondros Mütarekesi'nin ardından Karadeniz'de yükselen Türk direnişi üzerine İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, İstanbul hükümetine sert bir nota verdi. İngilizler, Türklerin elindeki silahların toplanmasını, aksi halde bölgenin işgal edileceğini bildirdi. Sarayda yaşanan panik dalgası, Mustafa Kemal Paşa'nın bölgeye gönderilmesi sürecini başlattı. Tarihi kayıtlar, atamanın arka planını şu gerçekle ortaya koyuyor:
"Mustafa Kemal Paşa'nın 9. Ordu Müfettişliği görevi memleketi kurtarmak için padişahın ürettiği gizli bir plan değil, İngilizlerin ültimatomunu savuşturmak için kabul etmek zorunda kaldığı bir karardır. Padişah Vahdettin işgalcilerin 'Bölgeyi sakinleştirin' talebini yerine getirmek için bu atamaya sadece onay vermiştir."
Geniş yetkiler içeren 15 maddelik talimatnameyi de saray yazmadı. Mustafa Kemal Paşa; Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa ve Fevzi Paşa ile bizzat görüşerek kendi görev tanımını adım adım kendisi kurguladı ve Harbiye Nezareti üzerinden saraya kabul ettirdi.
BÜTÇE PADİŞAHIN ŞAHSİ SERVETİNDEN DEĞİL
Harbiye Nezareti muhasebe kayıtları, Mustafa Kemal Paşa ve 48 kişilik karargah heyeti için tahsis edilen 25 bin liranın kaynağını net bir şekilde gösteriyor. Mali belgelere göre durum şu şekildedir:
"Bu para iddia edildiği gibi padişahın şahsi servetinden değil, doğrudan Dahiliye Nezaretinin yani İçişleri Bakanlığı'nın resmi bütçesinden çıkmıştır. Aylarca sürecek bir denetim operasyonunun, subay maaşlarının, karargahın ve yolda sürekli arıza yapan birkaç eski otomobilin rutin müfettişlik harcırahıdır."

SAMSUN'A ÇIKIŞTAN SONRA GELEN İDAM FERMANI
Tarihsel süreç, Vahdettin'in Mustafa Kemal Paşa'yı "vatanı kurtarsın" diye gönderdiği tezleriyle açıkça çelişiyor. Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıkışından sadece 20 gün sonra Havza Genelgesi'ni yayınlayıp işgale karşı mitingler düzenlettiğinde saray tarafından acilen İstanbul'a geri çağrıldı. Ardından 8 Temmuz'da görevden azledildi ve Şeyhülislam'dan alınan fetvayla hakkında idam fermanı imzalandı.

İDDİANIN KÖKENİ 1950'LERDE ÜRETİLEN SİYASİ BİR KURGU
"Vahdettin gönderdi" tezi, Milli Mücadele yıllarında veya Cumhuriyet'in ilk döneminde hiçbir şekilde gündeme gelmedi. Araştırmalar, bu iddianın çok daha sonraki bir dönemde kurgulandığını gösteriyor:
"Bu iddia 1950'li yıllarda cumhuriyetin kurucu değerleriyle hesaplaşmak isteyenler tarafından siyasi bir silah olarak icat edildi. Bugün her milli bayramda sosyal medyada önümüze düşürülen o süslü iddialar masum bir tarih tezi değil; doğrudan Cumhuriyet devrimini itibarsızlaştırmak için üretilmiş tamamen belgesiz bir kurgudan ibarettir."
Gerçekte 19 Mayıs, Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'da geçirdiği 6 ay boyunca ilmek ilmek işlediği bir kurtuluş operasyonudur. Kurtuluş, sarayın ihsanıyla değil, Türk milletinin azmi ve kararlılığıyla kazanılmıştır.
Aydınlık'ın ezber bozan arşiv belgelerini sunduğu "Eğer Bilime İnanıyorsak" programının ilk bölümünü izlemek için tıklayınız