Avrasya’ya güvenlik çatısı gerekli
Avrasya dünyanın en zengin ve en kalabalık kıtası olduğunu ancak kıta çapında ortak bir güvenlik çatısı bulunmadığını belirten Lavrov, ‘Afrika’da African Union var. Latin Amerika’da CELAC var. Ama Avrasya’da yok. Bu nedenle Avrasya Güvenlik Konferansı’nı destekliyoruz.' dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya Diplomasi Forumu (ADF)’nda konuştu. Çin ziyaretinden yeni dönen Lavrov, önemli mesajlar verdi.
Batı’nın Rusya’ya verdiği sözleri tutmadığını vurgulayan Lavrov, NATO’nun tüm taahhütlere rağmen genişlemeyi sürdürdüğünü belirtti. Rusya ile NATO arasında eşit temelde, bölünmez güvenlik ilkesi üzerine kurulacak bir ilişki istediklerini söyleyen Lavrov, bu taleplerinin Batı tarafından reddedildiğini belirtti.
Ukrayna’nın bir Nazi devletine dönüştüğünü kaydeden Lavrov, “Dünyada dil yasaklayan başka ülke yoktur. Ukrayna’da ise Rusça, anayasa tarafından korunmasına rağmen, kültürde yasaklandı, eğitimde yasaklandı, medyada yasaklandı, günlük yaşamda yasaklandı. Aynı zamanda Nazizm’i teşvik eden yasalar çıkarıldı. Bu yüzden bazı Avrupa ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemesi tesadüf değildir. Almanya, Finlandiya... İngilizler de aslında Nazizm düşüncesinden hiçbir zaman uzak olmadılar. Bu nedenle bugün yaşanan savaş, Batı’nın Rusya’ya karşı Ukrayna üzerinden hazırladığı savaştır.” ifadelerini kullandı.
SPOT PİYASA KARARI ZARAR ETTİRDİ
ABD-İran Savaşı’na da değinen Lavrov, esas niyetin Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolü kontrol altına almak olduğunu belirtti. Venezuela’da da uyuşturucu bahanesiyle benzer bir operasyon yapıldığını hatırlatan Lavrov, “Mesele tamamen petroldü.” dedi.
Avrupa’nın da “Rus petrolüne bağımlılıktan kurtulma” adı altında Amerikan LNG’sine çok daha fazla para ödediğini bildiren Lavrov, Brüksel’in de uzun vadeli kontratları bıraktırıp spot piyasaya geçilmesini istediğini, bu karardan Avrupa’nın zarar ettiğini bildirdi.
GRÖNLAND VE UKRAYNA
Batı’nın “kurallara dayalı düzen” söylemine karşılık kendilerinin “Bu kurallara dayalı düzen nedir? Kuralları nerede?” diye sorduklarını söyleyen Lavrov, şöyle devam etti:
“Örneğin Kosova’da halkların kendi kaderini tayin hakkını kullandılar. Referandum yoktu. Gözlemci yoktu. Ama kullandılar. Kırım’da ise yıllar sonra halk, darbe ile gelen Kiev yönetimini tanımak istemedi. Referandum yaptı. Bu kez Batı dedi ki: ‘Kendi kaderini tayin hakkı geçerli değil. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü geçerlidir.’ Neden? Çünkü onların işine gelen buydu. Uluslararası hukuk farklı şekillerde yorumlanabiliyor. Ukrayna savaşı boyunca BM Genel Sekreteri Guterres sürekli ‘Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.’ dedi. Ama sonra Amerikalılar Grönland hakkında konuşmaya başlayınca gazeteciler aynı soruyu sordu: ‘Peki Grönland konusunda uluslararası hukuk ne diyor?’ Bu kez cevap değişti: ‘Danimarka Krallığı’nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli, aynı zamanda halkların kendi kaderini tayin hakkı da korunmalıdır.’ Gazeteciler haklı olarak sordu: ‘Aynı iki ilke Ukrayna için de geçerli değil mi?’ Buna net cevap veremediler. Herkes bunun ne anlama geldiğini görüyor.”
YENİ BLOK ARAYIŞI
Lavrov, ABD’nin Çin’e odaklanma planıyla birlikte bölgede yeni bir blok arayışının da olduğunu bildirdi:
“Avrupa’daki denge şu mantığa dayanıyordu: Amerikalılar her şeyi yönetsin, parayı onlar ödesin, biz refah içinde yaşayalım, Rusya ucuz gaz versin. Bu onların düzeniydi. Ama ABD artık Avrupa’ya fazla para harcadığını düşünmeye başladı. Avrupa da kendi güvenlik sorumluluğunu unuttu. Bugün yaşanan budur.
“Şu anda yeni modeller tartışıyorlar. Görünen o ki Amerikalılar, Avrupa yükünden kurtulmak istiyor. Sonra Rusya ile bir anlaşma yapmak istiyorlar. Ardından uzun vadeli olarak Çin ile rekabete odaklanmak istiyorlar. Bu yüzden yeni bir blok önerdiler: Avrupa Birliği, Türkiye, İngiltere ve Ukrayna. Evet, Türkiye de dahil. Zelenskiy hemen bu fikre sarıldı. Bugün ‘Gönüllüler Koalisyonu’ diyorlar. Ama bence yakında şu hale dönüşecek: Gönülsüzler Koalisyonu. Avrupa Birliği’nin ulusal çıkarlarının tamamen intikamcı ve militarist bir siyasetle korunabileceğini düşünmüyorum.”
ÇOK KUTUPLU DÜNYA KOLAY GELMEYECEK
Lavrov’un çok kutuplu dünyaya ilişkin değerlendirmeleri ise şöyle oldu:
“Çok kutuplu dünya hemen kurulmayacak. Bu uzun ve sancılı bir tarihsel dönem olacak. Çünkü bazı ülkelerin şu alışkanlıkları bırakması gerekecek: Herkese emir vermek, herkesi cezalandırmak, güçlü bir ağabeyin arkasına saklanmak, sorumluluk almamak… Bazı ülkelerin de kendilerini sürekli aldatanlara inanma alışkanlığını bırakması gerekecek.
“ABD’nin kurduğu küreselleşme modeli sona erdi. Dolar artık bir savaş aracına dönüştürüldü. Birçok bölgesel oluşum bağımsız ödeme sistemleri, sigorta sistemleri, doğrudan bankacılık hatları ve alternatif rezerv yapıları kurmaya çalışıyor. Satın alma gücü paritesine göre Çin birinci sırada, Hindistan hızla yükseliyor. Bu eğilim sürecek. Dolayısıyla ekonomik güç dengesi değişiyor. IMF ve Dünya Bankası ise bunu yansıtmıyor. ABD eski veto gücünü korumaya çalışıyor. Ama bu gerçekleri değiştirmez. Trump geldi diye bu süreç bitmedi. Aslında süreç yeni başladı. Bu çok uzun tarihsel bir çağ olacak. Yeni ekonomik güç merkezleri oluşuyor. Ekonomik güç siyasi etkiyi de beraberinde getirir.”
AVRASYA GÜVENLİĞİ
Lavrov, Rusya ile Çin’in neden askeri ittifak kurmadığına dair sorular geldiğini belirterek şunları kaydetti: “Biz diyoruz ki: Rusya ile Çin arasındaki ilişkiler klasik askeri ittifaklardan daha derin, daha güvenilir ve daha üst seviyededir. Bu hem liderler düzeyinde hem halklar arasında hissediliyor.”
Avrasya’nın güvenliği hakkında da konuşan Lavrov, şöyle devam etti:
“Uzun süredir şunu savunuyoruz: Avrasya dünyanın en zengin kıtası, en kalabalık kıtası ama kıta çapında ortak güvenlik çatısı yok. Afrika’da African Union var. Latin Amerika’da CELAC var. Ama Avrasya’da yok. Bu nedenle Minsk’te düzenlenen Avrasya Güvenlik Konferansı’nı destekliyoruz. Bu yıl dördüncüsü yapılacak. Ben hepsine katıldım. Macaristan, Slovakya, Sırbistan’dan temsilciler geldi. Sayıları artacak. Pragmatik siyasetçiler bunun değerini anlayacak.”
TÜRKAKIM SÖYLENTİLERİ
ABD’nin küresel enerji piyasalarında hakimiyet kurmak istediğini belirten Lavrov, şöyle devam etti: “Bunu gizlemiyorlar. Buna Venezuela’yı ve Körfez’deki bu girişimleri de ekleyin. Bu arada, Amerikan şirketlerinin Avrupalıların elindeki TürkAkım’ın bir kısmını satın almak istedikleri, Ukrayna topraklarından geçen transit boru hattını satın almak istedikleri yönünde söylentiler var. Yani kendilerine enerji hakimiyeti hedefini koymuşlar. Yine de, bence... Amerikalıların ekonomik ilişkilerimizin geleceğini nasıl gördüklerine dair yapılması gereken bir tartışma var.”