İddianamenin özü: İktidar amaçlı suç örgütü
Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’de iktidar olmak amacıyla Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde kurduğu belirtilen suç örgütüne yönelik iddianame tamamlandı. 407 şüphelinin bulunduğu iddianameye göre İmamoğlu liderliğindeki örgüt, kamuyu 160 milyar TL ve 24 milyon dolar zarara uğrattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ iddianamesini tamamlandı. Başsavcı Vekili Can Tuncay ve 6 savcının hazırladığı yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede 105'i tutuklu, 171'i adli kontrol altında, 71'i hakkında yakalama kararı bulunan toplam 407 şüpheli yer alıyor. 143 eylemden dolayı cezalandırılması istenen Ekrem İmamoğlu için 849 yıl 6 aydan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamede şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun önce Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ele geçirmek, sonra da Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu, suçtan gelir elde ederek zenginleştiği ve bunu da örgütün sermayesi olarak kullandığı vurgulandı.
İmamoğlu’nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi" "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delilerini gizleme" "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarını işlediği de belirtildi.
16 müştekinin bulunduğu iddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığının zarara uğratıldığı aktarıldı. 76 şüphelinin de etkin pişmanlıktan yararlandığı bildirildi.
İddianame değerlendirmek üzere dün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
ÖRGÜTÜN LİDERİ İMAMOĞLU
Hakkında kamu davası açılan şüphelilerden 99’unun örgüt mensubu, Ekrem İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve elebaşı olduğu belirtilen açıklamada, şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgütün yöneticileri olduğu kaydedildi.
Açıklamada, şüphelilerden 92’sinin de örgüt üyesi olduğu aktarılarak, diğer şüphelilerin de örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen konumunda yer aldığı vurgulandı.
‘İMAMOĞLU EYLEMLERE BİZZAT İŞTİRAK ETTİ’
İddianamede, 2015-2019 arasındaki örgütün kuruluş dönemine denk gelen süreçte İmamoğlu'nun çıkar amaçlı suç örgütünün rüşvet ve suç gelirlerinin aklama suçları başta olmak üzere muhtelif suçlara vücut veren eylemlerinin tespit edildiği, eylemlerin tümüne şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun bizzat iştirak ettiği, örgüt yöneticileri ve üyelerini yönlendirdiği ifade edildi.
Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun kurmuş olduğu çıkar amaçlı suç örgütünün Beylikdüzü Belediyesi'nde yapmaya başladığı usulsüzlüklerle örgütün temellerini attığı, bahse konu suç örgütünün eylemleri neticesiyle elde ettiği maddi menfaati ise 2019'da İBB başkanı seçilebilmesi amacıyla kullandığı öne sürüldü.
İmamoğlu'nun, İBB Başkanı olduktan sonra imkan ve yetkilerinin artmasıyla örgütün faaliyet alanını genişlettiği ve suçtan kaynaklanan kazancını artırdığı, örgüt yöneticilerini belirledikten sonra her bir örgüt yöneticisine bağlı hareket eden örgüt üyesi sayısını da artırarak faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı.
İmamoğlu'nun, İBB Başkanı olduktan sonra, İBB'nin sorumluluk sahası da dikkate alındığında suç örgütünün "ahtapotun kolları" gibi geliştiği belirtilen iddianamede, ilçe belediyelerinin sorumluluk sahasına giren konularda dahi suç örgütü üye ve yöneticilerinin karar alma yetkisine sahip olduğu kaydedildi.
İddianamede, örgütün, 2019'da CHP'nin İstanbul İl Binasının satın alınması sürecinde o dönemki il başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu saf dışı bırakarak binanın satın alınma sürecini bizzat yürüttüğü anlatılarak, "Cumhuriyet Halk Partisinin yönetimine talip olduğuna ilişkin ilk gövde gösterisini yapmıştır. İl binasının satın alımı sürecine ait 'para sayma' görüntüleri kamuoyuna yansımasıyla Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan suç örgütü ilk görüntüsünü kamuoyu nezdinde vermiştir. Bu görüntüler üzerine gerek Cumhuriyet Halk Partisi gerek İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü binanın 'bağış' olarak toplanan paralarla satın alındığı algısını oluşturmaya çalışsa da gerçekte durumun farklı olduğu, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından bağış olarak toplanan miktar dışında kalan tutarın örgütün suçtan elde ettiği kazançla karşılandığı anlaşılmıştır." tespiti yapıldı.
İTİRAFÇILAR İÇİN ETKİN PİŞMANLIK İSTENDİ
İddianamede, örgüt mensubu şüphelilerden Deniz Dörtyol'un gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, örgüt yöneticisi şüphelilerden Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız'ın da yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri anlaşıldığından haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Örgüt mensubu şüphelilerden Yakup Öner, Süleyman Atik, Sarp Yalçınkaya, Burak Korzay, Adem Başer, Cem Çelik, Gökhan Köseoğlu, Ali Nuhoğlu, Ümit Polat, Murat Kapki, Murat Abbas, Eyüp Subaşı, Vedat Şahin, Mete Maden, Naim Erol Özgüner, Veysel Erçevik, Serpil Altıntaş, Altan Gözcü, Ogün Soytekin, Ziya Gökmen Togay ve Bülent Yılmaz'ın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri anlaşıldığından haklarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması iddianamede öngörüldü.
BAŞSAVCI: EK İDDİANAME GELECEK
Çağlayan Adliyesinde gazetecilere açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, şunları kaydetti:
“Hüseyin Gün bu dosyada örgüt yöneticisi olarak yargılanıyor. Şu an 2 tane belediye başkanı da yargılanacak. Beylikdüzü ve Şişli. İSKİ, İGDAŞ ve Boğaziçi tesis yönetimi ile ilgili muhtemelen ek iddianame düzenlenecek. İncelememiz bunlarla ilgili henüz tamamlanmadı. İddianamede gizli ve normal tanıklar var. 70’ten fazla etkin pişmanlıktan faydalanan var. Etkin pişmanlıktan faydalanan Adem Soytekin bize etkili bilgiler verdi. Adem Soytekin’i iddianamede örgüt yöneticisi olarak belirledik. Örgüt yöneticisi olarak verdiği bilgilerin eksik olduğunu belirledik. Ama verdiği bilgiler doğru. Ve kendisi ile ilgili bilgiler vermedi. Bilgiler eksik olduğu için tutuklandı. İddianamenin giriş bölümünde suç örgütünün yapılanmasını ve şemasını anlattık. 6 tane örgüt yöneticisi var. Dijitallerin büyük çoğunluğu çözüldü. Ekrem İmamoğlu örgüt yöneticisi olduğu için diğer kişilerin suçlarından da sorumlu tutuluyor.”
Kamunun uğradığı zararı da açıklayan Gürlek, şöyle devam etti:
“İhalelerin süreçleri ne şekilde dizayn edildiği çok önemli. Bunları iddianamede görebilirsiniz. Yazışmalar doğrudan dosyaya girdi. Mehmet Murat Çalık’ın Whatsapp yazışmaları var. Dosyada ikrar içeren yazışmalar var. Kamu zararı toplam suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar. 95 tane taşınmaz. Bunlar güncel değerler değil. Suç tarihi 10 yıllık süreci kapsıyor. Mehmet Pehlivan örgüt üyesi olarak sorumlu. İl başkanlığı alım sürecinde paraların bağış olduğunu iddia ettiler biz rüşvet olduğunu tespit ettik. Önemli bir dosya bir an önce neticeye kavuşması lazım. Bu bizim temennimiz.”
‘CHP KAPATMA DAVASI’ SİNYALİ
İddianamede, CHP’ye yönelik kapatma davası açılma sinyali de verildi. Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. maddesinin takdiri ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulan iddianamede şunlara yer verildi:
“Anayasa’nın 69. maddesi, siyasi partilerin mali faaliyetlerinin yargı denetimine tabi olduğunu belirtmiş; suç gelirleriyle finansman sağlanmasının demokratik düzene bağdaşmayacağını vurgulamıştır. Suçtan elde edilen gelirle parti binası satın alınması, delegelerin iradesine maddi menfaat sağlayarak veya sağlanacağı yönünde vaatte bulunarak oy tercihlerine müdahalede bulunulması demokratik siyasi yaşamın meşruiyetini zedeleyen en ağır fiillerden biridir.
“Yukarıda açıklanan tespit ve deliller uyarınca;
“Seçim çalışmaları için kamu kaynaklarının suistimal edildiği, suç gelirlerinin parti üst yönetiminin bilgisi ve onayıyla bir havuza (sistem) aktarıldığı, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişi beyanlarıyla rüşvet ağının itiraf edildiği, parti tüzel kişiliği için satın alınan bina bedelinin kaynağına ilişkin para akışlarının belgelenmediği ve bu paraların suç geliri olduğunun parti üst yönetimince de bilindiği tanık anlatımlarıyla anlaşıldığı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, suçtan kaynaklanan gelirlerle partiye malvarlığı kazandırdığı, suç gelirleri ile seçim çalışmaları yürüttüğü ve bu fiillerin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
“Soruşturma dosyamız kapsamında temin edilen USOM raporu uyarınca tespiti yapılan 11.360.412 vatandaşın güncel yurt içi ve yurt dışı seçmen kütük verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden hukuka aykırı bir şekilde yayıldığı ve bu veriler üzerine seçmenlere ait başka kişisel verilerin işlendiği, bu veriler ile de Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl örgütü tarafından seçim çalışmalarının yürütüldüğü, bu suretle demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan seçimlerin manipüle edilmeye çalışıldığı, parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde yürütüldüğü anlaşılmıştır.
“Soruşturma dosyamız kapsamında yapılan tespitler ışığında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenliğini ve seçmenin iradesini etkilemeye, demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereği takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığımızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmuştur.”