Bir Ukraynalının Aydınlık'a itirafları: İşte Avrupalıları böyle soyuyorlar
Aylık gelir 1 milyar dolar, çalışan sayısı 60 bin... Avrupalıları hedef alan Ukrayna merkezli dolandırıcılık çarkı, devlet içindeki koruma zırhıyla büyüyor. Batı medyasının görmezden geldiği devasa vurgun ağının çalışma yöntemlerini, şebeke içindeki itirafçı Sergey K. Aydınlık’a açıkladı.
Avrupalıları hedef alan Ukrayna merkezli dolandırıcılık çarkında yılda milyarlarca dolar dönüyor. Küresel Uluslararası Organize Suçlara Karşı Girişim’in (GI-TOC) raporuna göre çağrı merkezi şebekelerinin aylık geliri 1 milyar dolara kadar ulaşıyor. Ukraynalı vurgun ağlarından birinin temmuz ayında İstanbul’da çökertilmesi, Avrupa’yı saran bu devasa suç sektörünün Türkiye’ye uzanan ayağını da ortaya koymuştu.
Ukrayna’daki çağrı merkezi faaliyetlerinin öyküsü, 2022’de Rusya’nın Özel Askeri Operasyonu ile başlıyor. O dönemde Batı istihbarat teşkilatlarının, Rusya’ya karşı koymak amacıyla Ukraynalı hacker gruplarının oluşturulmasına ve eğitilmesine destek verdiği, Rus vatandaşlarının parasının yasa dışı yollarla ele geçirilmesinde çağrı merkezi ağlarından yararlanıldığı öne sürülüyordu.
Ukrayna’da Batı desteği ve parasıyla kurulan birçok yapıda olduğu gibi bu girişim de kısa sürede kontrolden çıktı. Eldeki imkanların sağladığı güçle geniş çaplı bir dolandırıcılık ağına dönüştü.
Rusya’daki potansiyel kurbanların Avrupa ülkelerindekilere kıyasla daha düşük gelirli olduğunun görülmesiyle birlikte ağlar yön değiştirdi. Hedef artık çok daha büyük ve kârlı bir pazardı: Avrupa.
Çağrı merkezi ağında çalışan bir itirafçı, bildiklerini gazetemize anlatmak üzere başvurdu. O da başlangıçta diğer birçok çalışan gibi Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Ancak zamanla operasyonun asıl amacının, merkezleri yöneten kişiler ile onlarla mücadele etmesi gereken Ukrayna istihbarat teşkilatlarının temsilcilerini zenginleştirmek olduğunu gördü.
BİN VURGUN OFİSİNDE 60 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM
2025 ve 2026 yıllarında Ukrayna ile birlikte Letonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’daki kolluk kuvvetleri, Eurojust ve Europol koordinasyonunda Kiev ve diğer kentlerde faaliyet gösteren çağrı merkezi ağlarına yönelik onlarca operasyon düzenledi.
Ancak operasyonlar sorunu çözmekten uzak kaldı. GI-TOC raporuna göre 2026 itibarıyla Ukrayna’da yaklaşık bin dolandırıcı çağrı merkezi bulunuyor. Bu merkezlerde yaklaşık 60 bin kişi çalışıyor. Sektör savaş zamanında yarattığı dev istihdamla Ukrayna ekonomisine de katkı sağlıyor.
Raporun yazarları çağrı merkezi vurgunculuğunu Ukrayna’daki organize suçun en kârlı biçimlerinden biri olarak nitelendiriyor. Bazı tahminlere göre sektör uyuşturucu kaçakçılığından bile fazla gelir getiriyor.
TAM PROFESYONEL SEKTÖR
Çağrı merkezleri bugüne kadar aralarında Türkiye’nin de bulunduğu en az 29 ülkedeki vatandaşları hedef aldı. İngilizce konuşulan ülkeler en kârlı pazar olarak görülürken, bazı merkezler yabancı dil öğretmenleri dahi istihdam ederek farklı ülkeler için özel ekipler oluşturuyor. Dolandırıcılar sahte yatırım platformları, romantik ilişkiler, bankalar, polis ve devlet kurumları gibi farklı yöntem ve kimliklerle kurbanlarına ulaşıyor.
Yapay zekâ da sektörün önemli araçlarından biri haline geldi. Ses klonlama, deepfake, otomatik çeviri ve kimlik doğrulama prosedürlerinin aşılması gibi imkanlar dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor. Veri sızıntıları sayesinde kurbanların banka kartları, şifreleri, akrabaları ve iletişim bilgileri önceden öğrenilerek aramalar daha inandırıcı hale getiriliyor.
BÜROKRASİ KALKANI
Sektörün kârlılık dışında ayakta kalmasını sağlayan başka nedenler de var. GI-TOC raporunda bu sebepler arasında kolluk kuvvetleri tarafından sağlanan koruma da gösteriliyor. Ukrayna merkezli UP haber sitesine göre yolsuzlukla mücadele kurumları NABU ve SAPO, Başsavcılık Ofisi Siber Suçlar Departmanı Başkanı Sergey Kropiva'yı bu bağlamda gözaltına aldı. Suçlamalar arasında dolandırıcılık amaçlı çağrı merkezlerine koruma sağlamak da yer alıyor.
Merkezlerin küçük parçalar halinde örgütlenmesi, sıradan çalışanların gerçek patronları tanımaması ve yöneticiler üzerinden iletişim kurulması, birkaç ofisin kapatılmasının suç ağının tamamına zarar vermesini engelliyor. Çalışanlar için sistemi terk etmek de kolay değil. Çalışanların sürekli olarak izlendiği belirtilen GI-TOC raporunda “Bazen işten ayrılmak, işe alınmaktan daha zordur.” notu düşülüyor.
Sergey K. ile yaptığımız görüşme, bu vurgun evrenine bir çalışanın deneyimine ve bağlı olduğu ofisin profesyonel düzeyine ışık tutuyor.
'AYDA 10 BİN DOLAR ÖNERDİLER'
Avrupalıları dolandıran Ukrayna merkezli bir çağrı merkezinde çalışma hikayenizi paylaşmak için bizimle iletişime geçtiniz. Bunu anlatmaya neden karar verdiniz?
Birkaç nedeni var. Birincisi, işverenlerim tarafından çok büyük miktarda dolandırıldım. İkincisi, işimin Rusya’yı yenmeye yardımcı olacağını gerçekten düşünmüştüm. Ancak sonradan Avrupalılardan para çalmak için kullanıldığımı anladım.
Çalıştığınız çağrı merkezinden bahseder misiniz?
Dnipro’da bulunuyordu ve 2022 yazında açıldı. Ağustos 2022’nin sonunda bir arkadaşımın davetiyle işe başladım. Bana iki haftalık deneme süresi teklif ettiler ve bunun için 200 dolar ödeyeceklerini söylediler. Sürenin sonunda grup lideri beni aradı. Çağrı merkezimiz 10 kişilik 10 gruba ayrılmıştı. Çalışanların farklı rolleri vardı: Çağrı yapanlar, sahteciler, para toplayıcılar ve teknik yöneticiler. Bana işe uygun olduğumu, ancak çok çalışmam gerektiğini ve ayda 10 bin dolar kazanabileceğimi söyledi. Doğal olarak, bu benim için çok büyük bir paraydı ve kabul ettim.
ŞANTAJ VE YILDIRMA
Tam olarak ne yapıyordunuz?
Telefon görüşmeleri yapıyordum. Bize telefon numarası veri tabanları veriliyordu ve yerel bir numaradan arıyormuşuz gibi görünmek için sahte numaralar kullanıyorduk. İlk adım kişiyle konuşma başlatmaktı. Kendimizi banka, polis veya mahkeme çalışanı olarak tanıtıyorduk. İnandırıcı olabilmek için teknik uzmanlarımız farklı ülkeler için ayrıntılı senaryolar hazırlıyordu.
Daha sonra kurbanı bir mesajlaşma uygulamasına çekiyorduk. Burada tehdit, şantaj ve yıldırma yöntemleriyle para transfer etmeye zorluyorduk. Parayı aldıktan sonra bile korktuğunu gördüğümüz kişilerle çalışmaya devam ediyorduk. Onları evlerini satmaya, banka kredisi çekmeye zorluyorduk. Başka bir deyişle, asla durmuyorduk.
COĞRAFYAYA GÖRE MUAMELE
Hangi ülkeler üzerinde çalıştınız?
Çoğunlukla Almanlarla. En çok paranın onlarda olduğunu ve sunduğumuz sahte resmi belgelere kolayca inandıklarını düşünüyorduk. Fransa’da ise kripto para üzerinden çalışıyorduk. Sahte borsalara yönlendiriyor, insanların paralarını bize yatırmasını sağlıyorduk.
Amerikalılar ve Kanadalılar vergi makamlarından korkuyordu, biz de bundan faydalanıyorduk. Litvanya ve Estonya’da özellikle emeklileri ve sevdikleri için korkanları hedefliyorduk. Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Yunanistan’da ise insanlar banka hesaplarının hacklenmesinden korkuyordu. Onlara paralarını “güvenli hesaplarımıza” aktarmalarını teklif ediyorduk.
Dil konusunu nasıl çözüyordunuz?
Almancayı oldukça iyi konuşuyorum, çünkü üniversitede okudum. Tabii Rusça da konuşuyorum. Diğer ülkelerde çalışmak için ya o ülkenin ana dilini konuşan operatörler işe aldık ya da Ukrayna’da iyi dil bilen insanları bulduk.
Çalıştığınız merkezin geliri ne kadardı?
Sanırım on milyonlarca avro. Kesin rakamlarım yok, ancak bazı projelerimizin muhasebesini gördüm. 2025’te Almanya’da 7 milyon avro, Baltık ülkelerinde ise yaklaşık 900 bin avro kazandığımızı biliyorum.
ANA AKIM SESSİZLİK
Raporlar, ofislere yönelik operasyonlar ve Sergey K.'nın anlattıkları birbirini doğruluyor. Ancak tüm bu açık tabloya rağmen dolandırıcı çağrı merkezleri hakkındaki haberler Batı ana akım medyasında kendisine sınırlı yer buluyor. Ukrayna’yla ilgili bitmek bilmeyen yolsuzluk haberlerinin üzerine bir de Ukrayna merkezli dolandırıcılık ağlarının ulaştığı boyutun geniş kitlelere duyurulmasının, Avrupa kamuoyunda oluşturulmak istenen Ukrayna imajını daha da zedeleyeceği açık.
Ancak uyuşturucu ticaretinden bile daha kârlı olduğu belirtilen çağrı merkezi operasyonlarının ulaştığı boyut ve hacmi artık gizlenemiyor. Avrupa ülkeleri kendi vatandaşlarının vergileriyle Kiev’e yüz milyarlarca dolar akıtırken, Ukrayna merkezli dolandırıcılık ağları Avrupa vatandaşlarını soyup soğana çeviriyor.