BTÜ, fındık posasından yüksek proteinli toz elde ediyor
TÜBİTAK destekli BTÜ projesiyle, fındık yağı üretiminden geriye kalan posadan bitkisel protein elde edilmesi hedefleniyor. Prof. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu, laboratuvarda protein oranı yüzde 80 civarında olan toz üretebildiklerini söyledi.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), fındık yağı üretiminin ardından kalan ve çoğunlukla hayvan yemi olarak kullanılan posadan bitkisel protein elde etmeyi planlıyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen projeyle fındık posasının daha verimli değerlendirilmesi, gıda sektörüne ve sürdürülebilir üretime katkı sağlanması amaçlanıyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu, posanın protein içeriğinin doğal yollarla artırılarak toz ürüne dönüştürülebildiğini belirtti.
Sarıcaoğlu, “Fındık, yağı için sıkıldıktan sonra geriye kalan posasında yüzde 40 ile 45 arasında protein içeren bir posa bırakıyor. Biz de posadaki protein oranını doğal yollarla yüzde 80 civarında protein değerine sahip bir toz haline getirebiliyoruz” dedi. Yıllık ortalama 650 bin ile 740 bin ton kabuklu fındık üreten Türkiye, dünya fındık üretimi ve ticaretinde yaklaşık yüzde 70 payla lider konumda bulunuyor.
POSANIN PROTEİN DEĞERİ
Sarıcaoğlu, çalışmalarının alternatif protein kaynaklarını geliştirmeyi ve bu proteinleri hayvansal kaynaklı proteinlere muadil hâle getirmeyi kapsadığını söyledi. Bitkisel proteinlerin yaygın biçimde üretilmesi ve özelliklerinin geliştirilmesi üzerine çalıştıklarını aktaran Sarıcaoğlu, hayvansal proteinlerin insan vücudunda yüzde 85 ile 90 arasında sindirilebilirlik sağladığını, bitkisel proteinlerde ise sindirilebilirlik veya biyo-yararlanımın bu seviyelerin altında kalabildiğini ifade etti.
Gıda mühendisliği alanında yağ endüstrisinin soğuk pres atıklarından bitkisel protein ürettiklerini belirten Sarıcaoğlu, bu kapsamda ayçiçeği posasının yanı sıra fındık yağı ve yan ürünlerine de yöneldiklerini söyledi. Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yüzde 70 ile 75'ini karşıladığını kaydetti.
GIDA İÇİN ALTERNATİF KAYNAK
Soğuk sıkım sonrasında kalan fındık posasının yüzde 40 ile 50 arasında protein içeriğine sahip olduğunu belirten Sarıcaoğlu, bu ürünün yurt dışına ihraç edilebildiğini, hayvan yemi olarak tüketildiğini ve hayvan yem silajlarında kullanılabildiğini söyledi. Posadaki proteinin insan tüketimine sunulabilecek bir kaynak olduğunu vurgulayan Sarıcaoğlu, laboratuvarda protein ekstraksiyonu yaparak yüzde 40 protein içeren posadan protein oranı yüzde 80 civarında olan toz elde edebildiklerini kaydetti.
Sarıcaoğlu, hayvansal protein üretiminin yüksek miktarda emek, zaman ve doğal kaynak gerektirdiğini, bu durumun maliyetleri artırdığını belirtti. Bitkisel proteinlerin daha ekonomik yöntemlerle ve yüksek miktarlarda üretilebildiğini ifade eden Sarıcaoğlu, ekonomik nedenlerle hayvansal proteine erişemeyenler ile vejetaryen ve vegan beslenmeyi tercih edenler açısından bitkisel proteinlerin alternatif oluşturduğunu söyledi.
BİYO-YARARLANMA ÇALIŞMALARI
Bitkisel proteinlerin biyo-yararlanımının hayvansal proteinlere göre daha düşük olabildiğini belirten Sarıcaoğlu, bunun bitkisel kaynakların tüketilmesine engel olmadığını dile getirdi. Hayvansal protein tüketmeyen kişilerin bitkisel proteinle bu kaynakları ikame edebileceğini, bunun daha fazla bitkisel protein tüketmeyi gerektirebileceğini söyledi. Sarıcaoğlu, “Bitkisel kaynaklı proteinlerin yapısal özelliklerini kimyasal yöntemlerle değil, fiziksel yöntemlerle değiştirerek, biyo-elverişliliği veya biyo-yararlılığı geliştirmek mümkün. Biz de bununla ilgili bilimsel çalışmalara oldukça hız vermiş durumdayız.” ifadelerini kullandı.