Büyük savaşı TRÇİ ittifakı durdurur!
Nükleer silahlar kontrolden çıkıyor. Bunu durduracak güç TRÇİ İttifakı’dır. Bu, bölgemiz ve insanlık için önemli bir adımdır. Türkiye içinse yakıcı bir zorunluluktur. Bunun için hızlı adımlar atılmalı
Küresel çapta çok çeşitli çatışma ve iç kargaşalıkların yoğun olduğu bir dönemden geçiyoruz. Gündemden düşmeyen konulardan birisi de savaş: ABD-İsrail ortaklığının İran’a karşı saldırısı, NATO’nun kışkırtmasıyla Ukrayna’nın Rusya’nın üzerine sürülmesi… İsrail’in kural tanımadan Filistin ve bölge ülkelerine saldırganlığı… Bütün bunların arkasında ABD’nin doğrudan destek ve yönlendirmesi olduğu çok açık. Daha doğrusu, ABD/İsrail ortaklığı büyük savaşın veya küresela çapta etkisi olacak bir bölgesel savaş tehlikesinin başını çekiyor.
TRÇİ YIKILMAZ CEPHE
Türkiye’deki NATO Zirvesi’nde, İran ve Rusya düşmanı kararlar çıktı. ABD-AB arasında çelişmeler var ancak başta Almanya olmak üzere, askeri üsleri ABD’ye kullandırmaya devam ediyorlar. Bu durum Avrupa içindeki çelişmeleri de keskinleştiriyor.
Bizim açımızdan en dikkate alınacak dış sorun, ABD-İsrail-Yunanistan ve GKRY’nin Türkiye’yi kuşatma planlarıdır. Bu adımlar küresel çapta etkisi olacak bölgesel bir savaşın temeli olabilir. Bu kuşatma girişimlerinde en önemli hedef TRÇİ’dir. TRÇİ’nin istikrarlı olması, güçlenmesi küresel çapta emperyalizme karşı büyük bir güvencedir. TRÇİ, bütün insanlık ve bağımsız devletler için çok önemli bir savunma cephesidir.
YENİLDİKÇE SALDIRGANLAŞIYOR
Barışı sağlama iddialarıyla ikinci kez iktidara gelen Donald Trump, her adımı ve hareketiyle savaş ve çatışma körükleyen bir çizgi geliştirdi. İran’a yenilen ABD, küresel çapta tecrit oldu. Tek kutupluluğun bütünüyle ortadan kalkacağı bir sürece girildi. Yıkılan bir kuvvetin can havliyle aşırı saldırgan tutumlar sergilemesini izliyoruz.
NATO’DAN AVRUPA’YA NÜKLEER YIĞINAK
Küresel etkili bir bölgesel savaş olasılığını güçlendiren yeni bir gelişme dikkatlerden kaçmamalıdır. NATO, Avrupa’da daha fazla nükleer silah konuşlandırmayı ve bunları Rusya sınırının yakınlarına yerleştirmeyi planlıyor. Haberi NATO Genel Sekreteri Mark Rutte duyurdu. NATO’nun sadece konvansiyonel değil, aynı zamanda nükleer olarak da güçlenmeye devam edeceğine ilişkin önemli bilgiyi, 21-22 Nisan tarihlerindeki NATO Nükleer Politika Sempozyumu vesilesiyle verdi.
Rutte, “büyük istikrarsızlık zamanlarında” nükleer caydırıcılığın öneminin de arttığını, caydırıcılığın “inandırıcı, güvenli ve etkili” kalmasını sağlamak gerektiğini söyledi. Bunun, “nükleer silahlarla donanmış Rusya” ile çatışmanın “tırmanma” riski göz önüne alındığında oldukça hassas bir konu olduğunu söyledi. 18 Haziran’da NATO’nun Nükleer Planlama Grubu, Brüksel’deki yıllık olağan toplantısının ardından, artık nükleer yeteneklerini modernize etme ve nükleer planlama kabiliyetlerini güçlendirme aşamasında olduklarını yineledi.
Avrupa’daki beş ülkede depolanan ABD nükleer bombaları, yenileriyle değiştiriliyor. Eski B61 bombaları, B61-12’ler ile değiştirilmiş durumda. B61-12, selefi modellere göre çok daha hassas; ayrıca ayarlanabilir oldukları için farklı patlayıcı güçlerle kullanılabiliyorlar. Söz konusu ABD bombaları Almanya’da Büchel, Belçika’da Kleine Brogel, Hollanda’da Volkel, İtalya’da Aviano ve Ghedi ile Türkiye’de İncirlik Hava Üssü’nde konuşlandırılmış durumda. Uzmanlara göre şu anda her an kullanıma hazır yaklaşık 100 nükleer bomba bulunuyor.
NÜKLEERDE ALMANYA-FRANSA İŞBİRLİĞİ
Almanya ve Fransa, nükleer silah kullanımlarında işbirliği için tatbikatlar yaptı. Köln yakınında, Nörvenich Hava Üssü’nde 17 Temmuz günü Alman-Fransız Savunma ve Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlendi. Fransız nükleer kuvvetlerine ait iki Mirage savaş uçağı ile iki Alman Eurofighter, hava ikmali tatbikatları yaptı. Tatbikat, Macron’un 2 Mart’ta kamuoyuna sunduğu ve Almanya dahil diğer Avrupa devletlerinin de katılımını öngören “gelişmiş caydırıcılık” (disvaasion avancée) stratejisi kapsamındaydı.
B61-12 tipi yeni bombalara geçişle birlikte, başka modernizasyon önlemleri de gerekiyor. Özellikle ABD F-35’leri konusunda… Nükleer paylaşım sistemine entegre olan tüm silahlı kuvvetler zaten F-35 uçaklarına sahip veya onları almaya hazırlanıyor. Alman Ordusu da 10 milyar avroya 35 adet F-35 uçağı alıyor. F-35’lerin işletilebilmesi için ise Büchel Hava Üssünün kapsamlı bir şekilde yenilenmesi gerekiyor. Özellikle görev kontrolü için tamamen yeni bir altyapıya ihtiyaç var. Yenileme çalışmaları en geç 2027’de tamamlanmış olacak. Yoğun zaman baskısı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin özel güvenlik talepleri -örneğin Çin yapımı çelik bile kullanılamıyor- maliyetleri hızla artırıyor. Başlangıçta planlamalarda maliyetlerin yaklaşık 700 milyon avro olacağı öngörülüyordu. Kısa süre sonra 1,1 milyar avrodan bahsedilmeye başlandı. Geçen yıl temmuz ayında Savunma Bakanlığı, nihai fiyatın muhtemelen iki milyar avroya kadar çıkacağını kabul etti. Haziran ayında, inşaat çalışmaları nedeniyle geçici olarak Nörvenich’e taşınan Tornadolar tekrar Büchel’e dönebildi. Yenilemenin 2030’da kesin olarak tamamlanması bekleniyor.
FİNLANDİYA, LİTVANYA ve POLONYA’YA YENİ SİLAHLAR
NATO, nükleer gücünü daha da artırma çerçevesinde yeni üsler kurmayı da planlıyor. 2008’den bu yana ABD nükleer silahlarının İngiltere’de yeniden konuşlandırılması bunun parçası. ABD nükleer bombaları Lakenheath’e ulaştı. Hava üssü 2021 yılında Avrupa’da ABD’nin F-35 tipi savaş uçaklarının konuşlandırıldığı ilk yer oldu. Yeni B61-12’lerle birlikte Birleşik Krallık, ABD nükleer bombalarının depolandığı Avrupa’daki altıncı ülke oldu.
NATO Genel Sekreteri Rutte’nin başka ülkelerin de eklenebileceğini bildirdi. Olası yerler arasında Finlandiya, Litvanya ve Polonya sayılıyor. Hepsi Rusya sınırında veya yakınında. Litvanya, anayasasından nükleer silahların konuşlandırılmasını yasaklayan hükmü kaldıracağını duyurdu. Temmuz başında Başkan Gitanas Nausėda, bunun “nükleer caydırıcılığın tüm imkânlarını kullanmakla ilgili olduğunu” söyledi. Federal Şansölye Friedrich Merz ise onay verdiğini açıkladı.
‘NÜKLEER KONTROL ARTIK GEÇERLİ DEĞİL’
Uzmanlar, Avrupa’da 100 ila 150 B61-12 tipi atom bombasının ek olarak konuşlandırılabileceğini söylüyor. Fransa da nükleer silah stoklarını artıracağını duyurdu. NATO, nükleer güç artırımıyla ilgili tüm ayrıntıları paylaşmıyor, Moskova’da belirsizlik yaratmaya çalışıyor. Bu, stratejik bir avantaj olarak görülse de aslında Avrupa’daki belirsizliği daha da artırıyor. Rusya’nın buna karşılık vereceği, Batı Avrupa’ya daha yakın yerlerde nükleer silahlar konuşlandıracağı ve Batı’yı da belirsizlik içinde bırakacağı düşünülüyor. Nükleer Silahları Kaldırma Kampanyası (ICAN)’ndan Alistair Burnett şöyle diyor: “Nükleer silah kontrolüne dair hiçbir anlaşma artık geçerli değil.”
Burnett’in belirttiği gibi nükleer silahlar kontrolden çıkıyor. Öncelikle bütün bölge ve insanlık için TRÇİ İttifakı’nın savaşı caydıracağı açık. Türkiye için de bu artık daha yakıcı bir zorunluluk.