08 Ağustos 2026 Cumartesi
İstanbul 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun

Bir gecede işsiz bırakıldıklarını belirten Çapa yemekhane işçileri, kadrolu çalışma hakkı ile kıdem ve tazminat alacaklarının ödenmesini talep etti. Direnişlerinin 8. gününde de hastane içinde yürüyüş düzenleyen işçiler, taşeron sisteme karşı çıkarak bakanlıklara çağrıda bulundu

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ihale değişikliği sonrası 9 Temmuz’da işten çıkarılan yaklaşık 100 yemekhane işçisi, kadrolu ve güvenceli iş talep ediyor. Direnişlerinin 8. gününde Aydınlık’a konuşan işçiler, yıllardır çalıştıkları hastanede bir gecede işsiz bırakıldıklarını, kıdem tazminatları ve diğer alacaklarının ödenmediğini belirterek işlerine geri dönmek istediklerini söyledi. İşçiler, taşeron sistemine son verilmesi, haklarının ödenmesi için Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına seslendi.

‘BAKAN IŞIKHAN SESİMİZİ DUYSUN’

“10 yıldır burada çalışıyorum.” diyen Sevim Yıldırım, şöyle konuştu:

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 1

“Çapa Tıp Fakültesi yemekhane işçileriyiz. 10 Temmuz’dan beri eylem yapıyoruz. Kadrolu ve güvenceli iş istiyoruz. İhaleyi başka bir şirket kazandı. Şirket değişiyordu ama biz işimize devam ediyorduk. Bu sefer kendi elemanlarını almak istediler. Yemeğimizi yaptık, temizliğimizi yaptık, kendimizi bir gecede kapının önünde bulduk. Haklarımız ve tazminatlarımız yatırılmadı. Maaşlarımızda iyileştirme istiyoruz. Hastaneye bağlı çalışmak istiyoruz, taşeron olarak değil. Haklarımızı alana kadar eylemimizi sürdüreceğiz. Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da sesimizi duymasını istiyoruz.”

‘DOMUZ GRİBİ OLDUM ÇALIŞMAK ZORUNDA BIRAKILDIM’

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 2

2024 yılında çalışmaya başlan Elif Sağdıç İpli, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Çalışmamız gerekenden daha fazla çalıştırıldık. Şu anki durumu hak etmiyoruz. İşveren bize yeteri kadar değer vermedi. Sendika devre dışı bırakıldı. Haklarımızı kimse savunamadı. Yönetim üstümüzde çeşitli oyunlar oynadı. Ben de mağdurum, iki çocuğum var. Ocak ayında ailecek domuz gribi olduk. Çocuklarımı ateşler içinde bırakıp, basit ilaçlar alarak çalışmak zorunda bırakıldım. Ağrılarımdan dolayı, hastalık bulaşmasın diye bir köşede oturup çalıştım, yanıma kimse gelmeden. Arkadaşlarım ‘Bize de bulaşır’ diye itiraz etse de yönetim geri adım atmadı, beni o şekilde çalışmaya mahkûm etti. Çok ezildik. Zor bir süreçten geçiyoruz. Çalışma haklarımı, emeğimi ve gücümün üzerinde çalıştırıldığım, sömürüldüğüm dönemlerin karşılığını istiyorum. Çocuklarıma ekmek götürmek istiyorum.”

‘BİZİ TAŞERON FİRMALARIN ELİNE BIRAKMAYIN’

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 3

21 senedir hastanede kat garsonu olarak çalışan Canan Özyedarlar, “Taşerona çalışmak istemiyoruz. Ben işten çıkarıldığımızda izindeydim. Bir gecede kapının önüne konulduğumuzu arkadaşlarımdan öğrendim. Ben evliyim. Hepimizin geçindirmek zorunda olduğu aileleri var. Bekâr olan, tek başına çalışan kadın arkadaşlarımız da var. Kira veriyoruz, ev geçindiriyoruz. Hiçbirimiz zengin insanlar değiliz. Biz fazla bir şey istemiyoruz. Her koşulda işimizi yaptık. Hemşireleri de doktorları da kendi işimiz açısından mağdur etmedik. Ama biz mağdur olduk. Hiçbiri yanımızda durmadı. Bakanlıklarımız bu işe bir el atmalı, bizi taşeron firmaların eline bırakmayın.” dedi.

‘TAŞERON DÜZEN ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDE ENGEL’

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 4

Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak şöyle konuştu:

“8 gündür, yaklaşık 100 işçi arkadaşımızın işten çıkarılmasını kabul etmediğimiz için sendikamızla birlikte mücadeleyi sürdürüyoruz. Kararlıyız. Bir gecede 100 işçi işini kaybetti. Taşeron firmanın ihaleyi kaybetmesi ve yeni gelen firmanın ‘Sizinle çalışmak istemiyorum’ demesiyle yemekhane işçileri kapının önüne konuldu. Daha önce de firmalar çok değişti. Bazen 1 yıllık, bazen 3 aylık, 6 aylık sözleşmeler yapılıyordu. Tıpkı malzemeler gibi işçilerin hakları da devrediliyordu. Ancak 21 yıla varan kıdeme sahip arkadaşlarımıza hiçbir açıklama yapılmıyor. Kıdem, ihbar ve içerideki alacakları ödenmeden, hastanenin herhangi bir sorumluluk üstlenmemesiyle kapının önüne konuldular. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

“Bu 1, 3, 6 aylık ve 1 yıllık sözleşmeler, taşeron düzen örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden biri. İşçi arkadaşlarımız buna rağmen sendikalı olmayı başardı. İşçiler işlerine geri dönene ve tüm hakları ödenene kadar (kıdem, ihbar, maaş, bayram çalışmaları ve diğer alacakları dahil) bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

‘KADRO HAKKIMIZI İSTİYORUZ’

2 yıldır çalışan 28 yaşındaki Mehmet Dinç de şu ifadeleri kullandı:

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 5

“Bizi işten çıkarıp yeni gelen firmanın bünyesinde çalıştırmak istememeniz kabul edilebilir ama tazminatlara gelince, geçmişe dönük özlük haklarımızı isteyince karşımızda kapı duvar buluyoruz. Taşeron kadar ana işverenin de yükümlülüğü olduğunu biliyoruz. Yeni gelen firma, kendi avukatı aracılığıyla hastaneyi mahkemeye vermemizi söyleyerek işçinin gazını alıyor. Hastaneyle anlaşmalı hareket ediyorlar. Bu şekilde mahkemenin sonucunun ne olacağını hepimiz biliyoruz. Dava ertelenecek, bir, iki yıl, belki 5-6 sene sürecek. Beş sene sonra alacağım hakkın alım gücü kalacak mı? O zamana kadar nasıl geçineceğiz?

“İşimizi, özlük haklarımızı ve sendikal haklarımızı istiyoruz. En önemlisi kadro hakkı istiyoruz. 20-21 yıldır çalışan arkadaşlarımız var. Benim yaşım kadar emek vermiş insanlar kadroya alınmalıydı. Temizlik, kat ve güvenlik görevlileri birkaç sene önce taşerondan kadroya geçirildi. Yemekhane personeli neden kadroya alınamıyor?

“İhalelerin nasıl yapıldığı belli değil. Hastanenin diyetisyenleri saçımıza, sakalımıza, konuşmamıza, hatta dışarıdaki arkadaşlarımıza kadar karışırken; yemek malzemelerinden personeller şikâyetçiyken asıl yapmaları gereken görevi yerine getirmiyorlardı. Personelin şikâyetleri dikkate alınıp yemekler denetlenmeyecekse neden başımızdasınız? Çalışırken de birçok baskıya maruz kaldık. Haklarımızı istiyoruz.”

‘BAKANLIK DERHAL MÜFETTİŞ GÖNDERMELİ’

Çapa’da yemekhane işçileri Aydınlık’a anlattı: Haklarımızı istiyoruz bakanlıklar sesimizi duysun - Resim : 6

Vatan Partisi Merkez İşçi Sendika Büro Sekreteri Mevlüt Usta ve beraberindeki parti heyeti de işçilere destek verdi. Usta şu ifadeleri kaydetti:

“Böyle çok önemli bir alana taşeron sokarsanız, bu sizin niyetinizi ortaya koyar. Yemekhane, hastanenin en önemli bölümlerinden biridir. Hastalara ve ülkenin yetiştirdiği çok değerli sağlık çalışanlarına yemek buradan gider. Burası olmazsa hastalarımızın sağlıklı şekilde iyileşmesi mümkün olmaz. Hijyen koşullarına sahip olmayan bir yemekhane, sağlıklı yemek üretemez.

“Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz; derhal müfettiş gönderin. En yüksek hijyen standartlarının gerekli olduğu bir yerde, görevleri olmadığı halde hasta bakıcılar ve temizlik işçileri yemek hizmetinde çalıştırılıyor. Taşeron sistemi başımıza bela edildi.

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sesimizi duyun. Evini geçindiren, alın teri döken insanlarımıza adalet lazım. Bir gün adalet herkese lazım olacak. Yemekhane işçilerimizin birliği bu mücadeleyi başarıya ulaştıracaktır.”

Çapa Tıp Fakültesi İşçi Eylem Tazminat taşeron