‘Çiftçinin emeği yerde kalmasın’
Hatay’ın Arsuz ilçesine bağlı Kurtbağ Mahallesi’nde kayısı hasadı sürüyor. Aroması ve yüksek şeker oranıyla dikkat çeken Kurtbağ kayısısı, bu yıl kalitesiyle yüz güldürse de üretici yüksek maliyetler, pazar sıkıntısı ve yetersiz ilaç nedeniyle endişeli.
Hatay’ın kayısı üretim merkezi haline gelen yüksek rakımlı Kurtbağ Mahallesi’nde, üreticiler bir yandan binbir emekle yetiştirdikleri ürünleri hasat etmenin sevincini yaşıyor, diğer yandan elde edecekleri kazancın önümüzdeki yıl üretimi sürdürmeye yetip yetmeyeceğinin endişesini taşıyor. Bu yıl yağışların bol olması kuraklık endişesini giderdi. Meyvenin seyrek tutması ise kaliteyi ve büyüklüğü iyi noktaya taşıdı.
Kurtbağ’daki kayısı üreticileri ve Mahalle Muhtarı ile bir araya gelerek yaşanan sorunları, talepleri ve çözüm önerilerini yerinde dinledik.
DÜNYAYA AÇILMAK İSTİYORUZ
Mahallede yıllık yaklaşık 15-20 bin ton kayısı üretimi yapıldığını ve Türkiye’nin dört bir yanına ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Muhtar Hanifi Kasap, en büyük sorunlarının Akdeniz meyve sineği ve deprem sonrası yer değiştiren sular olduğunu belirtti:
“Kayısımız şekerpare türü olduğu ve şeker oranı çok yüksek olduğu için Akdeniz meyve sineğinin hedefi oluyor. Devletin önerdiği ilaçların kalitesizliğinden midir nedir, hasadın sonuna doğru ürünümüz kurtlanma yapıyor. Bu ilaç meselesine acil bir çözüm bekliyoruz.
“Öte yandan, mahallemizde orman vasfını yitirmiş araziler var. Devletimiz buraları bize kiralar ya da satarsa üretimi 15 bin tondan 50 bin tona çıkarabiliriz. Bu vasıfsız yerleri şekerpare bahçelerine dönüştürüp dünyaya açılmak istiyoruz. Ayrıca depremden sonra yer altı sularımız kaydı. Şu an sulanması gereken 5 bin dönüm toprağımız var. Ağaçlarımızın kurumaması için devlet eliyle acilen sondaj, gölet ya da baraj sisteminin kurulması gerekiyor.”
PAZAR YOK
Girdi maliyetlerinin yüksekliğinden ve pazar bulamamaktan dert yanan üretici Emir Şan da çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığından şikayetçi:
“Biz yüksek meblağlar kazanma peşinde değiliz; bu kayısıyı tüketen vatandaş da ucuza yesin istiyoruz. Ama çiftçinin emeği de yerde kalmasın. On senedir ürünümüz yerinde sayarken ilaç ve gübre fiyatları aldı başını gitti. Ağacı kesip atamıyoruz, meyveyi dalında da bırakamıyoruz; zarar da etsek toplamak zorundayız, yoksa ağaç körelir. Devletten pazar, ihracat ve yol sorunumuzu çözmesini bekliyoruz.”

Kayısı bakımının yıl boyu süren zorlu bir mesai gerektirdiğini söyleyen Mustafa Tiryaki, özellikle ilaç dozajlarındaki yetersizliğe dikkat çekti:
“Kayısı; yaz bakımı, toplanması, ilaçlanması ve budanmasıyla yıl boyu emek isteyen bir ağaçtır. Elbette para kazanıyoruz ama giderleri ekleyince elimizde bir şey kalmıyor. Özellikle Tarım Müdürlüklerinin önerdiği ilaçların dozu çok düşük, sineği öldürmüyor. Bu yüzden meyveyi 10 günde bir ilaçlamak zorunda kalıyoruz, bu da maliyeti katlıyor.”
MALATYA İLE YARIŞIYORUZ
Kurtbağ kayısısının aroma ve tat bakımından bir numara olduğunu belirten Mustafa Kale, “Malatya’ya bile kayısı gönderiyoruz. Bu sene yağmurlar boldu, meyve seyrek tutunca kalitesi ve büyüklüğü harika oldu. Ancak hasadın son günlerine geldik. Sıcaklar arttıkça kayısı çok hızlı olgunlaşıyor, bu da fiyatların hızla düşmesine neden oluyor. Bizim kayısımız ihracata son derece uygun, bu kanalların daha da geliştirilmesi şart.” diye konuştu.
‘Bizde 35 markette 100 TL’
Üretici ile pazar arasındaki uçurumdan şikayet eden Umut Tüğen, sürdürülebilir üretim için fiyatın dengelenmesi gerektiğini ifade etti:
“Biz bu malı hale, komisyoncuya gönderiyoruz; 35 liradan satılıyor. Bu paradan yüzde 12 komisyon, yüzde 20 işçilik çıktığında çiftçinin eline kilo başına sadece 5 lira kalıyor. Günahtır, çiftçi perişan! Bizden 35 liraya çıkan kayısı pazarda 100 liraya satılıyor. Çiftçi ancak ihracat olursa kazanabiliyor.”



