Çingene Kızı’nın kayıp parçası yurda döndü
ABD'ye kaçırılan ve Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı' mozaiğine ait olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanan eksik panel, yürütülen diplomatik çabalar sonucu ait olduğu topraklara döndü.
Gaziantep Nizip'teki Zeugma Antik Kenti'nde 1998 yılında yürütülen kurtarma kazılarında gün yüzüne çıkarılan büyük taban mozaiğinin kayıp parçalarından biri daha ana vatanına kavuştu. Kamuoyunda "Çingene Kızı" olarak bilinen ve yıllar önce yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserin eksik paneli, çevrimiçi bir açık artırmada satışa sunulmasının ardından tespit edildi. Bilimsel kanıtların sunulması ve Amerikan makamlarıyla yürütülen temasların ardından parça teslim alınarak Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne getirildi. Daha önce 2018 yılında Türkiye'ye getirilen 12 panelin ardından bütünün 13'üncü parçası da yuvasına dönmüş oldu. Eser, işlemlerin tamamlanmasının ardından Gaziantep'teki Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki asıl yerine yerleştirilecek.
‘AİT OLDUĞU TOPRAKLARA DÖNDÜ’
Sürecin tamamlanmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, eserin dönüşünü şu sözlerle duyurdu: “Gaziantep'imizin gözdesi Zeugma’nın simgesi ‘Çingene Kızı’ mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha Amerika Birleşik Devletleri’nden ülkemize kazandırdık. Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından, büyük kompozisyonun 13'üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve diplomatik girişimler sonucunda yeniden ait olduğu topraklara döndü. Kültür varlıklarımızın izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
SMYRNA'NIN MERMER BAŞI DA YURDA DÖNDÜ
Çingene Kızı mozaiğinin iadesi, Türkiye'nin son dönemde yurt dışından geri getirdiği tarihi eserlerin en yeni halkası oldu. Nisan ayında İzmir'deki Smyrna Antik Kenti'nden kaçırılan ve milattan sonra 5. yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu değerlendirilen mermer erkek heykel başı da doğduğu topraklara getirildi. Erken Hristiyanlık döneminin inanç dünyasını ve Theodosius dönemi heykel sanatını yansıtan bu eser, ABD'deki Denver Sanat Müzesi'nin koleksiyonundan çıkarılarak Türkiye'ye teslim edildi. Uzmanların 1934 tarihli bilimsel yayınlar üzerinden yürüttüğü akademik çalışmalar, eserin iadesinde belirleyici dayanak oldu.
TÜRK DEVLETLERİYLE ORTAK MÜCADELE: GAZİANTEP BİLDİRGESİ
Türkiye, kültürel talanın önüne geçmek için uluslararası alanda yalnızca Batı'ya karşı değil, bölgesel işbirlikleriyle de yeni adımlar atıyor. Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan'ın katılımıyla sınır aşan suçlardan olan tarihi eser kaçakçılığına karşı "Gaziantep Deklarasyonu" (Gaziantep Bildirgesi) imzalandı. Bu mutabakatla birlikte Türk devletleri, tarihi mirasın korunması, bilgi paylaşımı ve kültür sömürgeciliğine karşı tek masada birleşerek ortak mücadele etme kararı aldı.
Anadolu Mirası Batı’da esir
Avrupa müzeleri, yüzyıllar boyunca Anadolu'dan ve çevre coğrafyalardan zırhlı savaş gemileriyle kaçırılan tarihi eserlere ev sahipliği yapıyor. Yalnızca İngiltere'deki British Museum’un envanterinde Türkiye’den koparılmış 75 bin 300, Yunanistan’dan 65 bin 576, Kıbrıs’tan ise 14 bin 62 parça eser bulunuyor. Müzenin en dikkat çekici varlıkları arasında, bugünkü Bodrum sınırlarından götürülen Halikarnassos Mozolesi'ne ait heykeller ile Osmanlı dönemine ait 3. Selim’in kılıcı da yer alıyor. Öte yandan, 1870'li yıllarda Carl Humann tarafından bütün bir antik kentin parçalanmasıyla Almanya’ya kaçırılan eşsiz Bergama Zeus Sunağı, bugün Berlin'de kendi adını taşıyan Bergama Müzesi'nde tutuluyor. Batı'nın müzecilik faaliyeti adı altında sergilediği bu koleksiyonlar, Anadolu'nun kaybettiği devasa kültür hazinesinin ve emperyalist talanın boyutlarını gözler önüne seriyor.
