Çocuk edebiyatı, ‘çocuk işi’ değildir

ZERRİN ÖZTÜRK

Çocuk edebiyatı, ‘çocuk işi’ değildir
A+ A-

Milletler geniş gür ormanlarsa, çocuklar ve gençler onun fidanlarıdır. Milletlerin geleceğini temsil ederler. Çocuk ve gençlik edebiyatı milletlerin temel insanlık değerlerini taşır. Çocuğun dünyasına yapılan saldırı, bir milletin geleceğine yapılmış demektir. Bu konunun hafife alındığını, önemsenmediğini görüyoruz.  Hiçbir kurumun çocuk edebiyatını bozmasına, geleceğin beyinlerini “çıtır çıtır” yozlaştırmasına izin verilemez.

En son, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)’nin satışa çıkardığı “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisi ahlaki bozulmanın en son örneğini oluşturuyor. Bu türden yayınların çocuklarımızı, gençlerimizi yozlaşmanın batağında yok etmemesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na büyük görevler düşmektedir. Her önüne gelen kurum, kendi ideolojisini, ahlâk anlayışını yayan kitap yayınlayamamalı. Hele hele bunu Türkiye’nin en büyük belediyesi yapmamalı.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin, bugüne değin beslendikleri başlıca dünya çocuk klasikleri, çocuğun düş dünyasını geliştiren, onu insanlık erdemleriyle donatan bir edebiyat oldu. Jules Verne, Daniel Defo, Lewis Carroll, Samed Behrengi, Mark Twain, La Fontaine vb yazarlar çocuk edebiyatının en güzel örneklerini verdiler. 

Bir de bize özgü milli edebi kültürümüz içindeki klâsikleri sayabiliriz: Binbir Gece Masalları, Dedem Korkut hikâyeleri, Nasrettin Hoca fıkraları, Keloğlan hikâyeleri, Hacivat ile Karagöz oyunları, sayısız halk masalları, söylenceleri ve destanları Türk çocuk edebiyatında en seçkin yere sahiptir.

Bizde çocuk edebiyatı kavram olarak 1900’lü yılların başında gündeme taşınmış. Osmanlı döneminde Bediî Terbiye dersleri olarak okutulmuş. Cumhuriyet döneminde ise Milli Eğitim Bakanlığınca yine öğretmen okullarımızda yıllarca programa alınmıştır. Ancak ne yazık ki, Yüksek Öğretmen Okullarının kapatılması (1973-1980) sürecinde Çocuk Edebiyatı dersi de yavaşça eğitim sistemimizin gündeminden çıkmıştır.

1990’lı yılların başında Kız Meslek Liselerimizde Çocuk Gelişimi bölümlerinde haftada dört saat okutulmak üzere Çocuk Edebiyatı dersi konmuştur. 2006 yılında ise yaşanan olumsuz bir gelişmeyle YÖK Genel Kurulunca 21 Temmuz 2006’da eğitim fakültelerinin bazı bölümlerinde Çocuk Edebiyatı dersleri kaldırıldı.

Çocuk Edebiyatı eğitimini yeterince almayan öğretmenler, dünya ve milli kültür mirasını çocuklarımıza ve gençlerimize aktarmanın bilimsel yollarını öğrenmekten doğal olarak uzaklaşırlar.

Müfredat olarak eğitimcilerin eğitilmesi kadar, çocuk kitaplarının denetlenmesi, ruh ve beden sağlığı açısından çağdaş koşullarda yetişecek kuşakların özenle gözetilmesi çok önemli.

Bu konu millet adına devletin bilimsel denetimine bir an önce alınmalıdır. Basılan çocuk yayınları milli ve çağdaş değerlerimize uygunluğu açısından titizlikle incelenmeli, bandrol satışıyla yetinilmemelidir.

Çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik basılı ve görsel yayınlar sıkı denetlenmelidir. Çocuk Edebiyatımızı, gelecek kuşaklarımızı kültürel saldırılardan kurtarmalı ve batı kökenli “yoz ahlâk” tehditlerinden korumalıyız. Çocuk edebiyatı en yetkin eğitim uzmanlarının denetiminde olmalıdır. Çocuk edebiyatı sıradan, “çocuk işi” bir olgu değil, geleceğimizin şekillenmesidir.

Etiketler bindallı kadın sayfası