Cumhur İttifakı ortağı HÜDA PAR'den deprem raporu: 'Sorunların giderilememiş olduğu gözlemlenmiştir'
Cumhur İttifakı ortağı HÜDA Par'ın hazırladığı deprem raporunda 'Depremin ikinci yılında depremden en fazla zarar gören illerimizde aradan geçen onca zamana rağmen sorunların önemli oranda giderilememiş olduğu gözlemlenmiştir.' denildi.
AK Parti listelerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'ne giren Cumhur İttifakı ortağı HÜDA PAR, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ikinci yıl dönümünde "Deprem Raporu" yayımladı.
11 ilimizi etkileyen 53 bin vatandaşımızın ölümüne neden olan depremlerin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen sorunların giderilmediğinin vurgulandığı raporda, "Depremin ikinci yılında depremden en fazla zarar gören illerimizde aradan geçen onca zamana rağmen sorunların önemli oranda giderilememiş olduğu gözlemlenmiştir. Tespitlerimize göre depremden etkilenen tüm illerde sorunlar genel olarak ortaktır." ifadeleri kullanıldı.
HÜDA PAR'ın raporundaki tespitler şöyle:
Enkaz kaldırma süreci yavaş ilerlemekte olup, Adıyaman, Hatay, Malatya, Kahramanmaraş ve Gaziantep’in Nurdağı ve İslâhiye ilçeleri başta olmak üzere deprem bölgesinin tamamında hasarlı bina yıkımları halen devam etmektedir. Bu durum, hava kirliliği, halk sağlığı riskleri, trafik tıkanıklıkları ve elektrik, su, internet gibi hizmetlerde kesintilere yol açmaktadır. Yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları nedeniyle yollar kapanmakta, dar sokaklarda ulaşım aksamakta ve ambulans gibi acil araçların geçişi zorlaşmaktadır.
Konut teslimatları gecikmektedir. Hatay’da 160 bin konutun %60’ı tamamlanmasına rağmen teslimat süreci yavaş ilerlemektedir. Adıyaman’da yapılan 37 bin 074 konuttan 20 bin 540’ının kurası çekilmiş, ancak hak sahiplerinin sadece %20’si evlerine yerleşebilmiştir. Malatya’da altyapı eksiklikleri nedeniyle tamamlanan konutlar kullanılamamaktadır.
Enkaz kaldırma çalışmalarında çevre ve insan sağlığını korumak için sulama yapılması gerekir. Ancak heyetimizin incelemelerinde, çoğu bina yıkımında sulama yapılmadığı ve hafriyat taşıyan kamyonların toz yayılımını önlemek için branda ile kapatılmadığı tespit edilmiştir. Bu ihmaller, moloz içindeki asbest ve diğer tehlikeli maddelerin yayılmasına neden olarak ekolojik kirliliğe ve ciddi sağlık risklerine yol açmaktadır. Özellikle halk ve çalışan işçiler, yetersiz toz kontrolü nedeniyle bu zararlı maddelere maruz kalmaktadır.
Yıkım sırasında gerekli önlemlerin tam alınmaması sebebiyle sağlam binalara zarar verilmesi büyük bir endişe kaynağıdır. Yıkımların sürdüğü bölgelerde, kontrolsüz yıkım faaliyetleri nedeniyle mevcut binalarda hasar meydana gelmiştir.
Adıyaman'da konut teslimat sürecinde usulsüzlük iddiaları gündeme gelmiştir. Teslim edilen konutların büyük çoğunluğunun zemin kat, birinci kat ve en üst katlardan oluştuğu, buna karşın orta katların kurada kimseye çıkmadığı belirtilmektedir. Bu durumun, ilerleyen süreçte satışa sunulması planlanan 6 bin ihtiyaç fazlası konutun daha yüksek fiyatla satılması amacıyla yapıldığı iddia edilmektedir.
Yıkım sürecinin planlanandan uzun sürmesi, elektrik, su, doğalgaz, internet kesintilerine neden olmakta ve halkın günlük yaşamını, ticari, üretim ve eğitim faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.
TOKİ tarafından inşa edilen konutlar, tek tip projeler olup bölgenin iklimine, kültürel yapısına ve yaşam alışkanlıklarına uygun değildir. Aile yapısına ve günlük yaşama uygun geniş ve ferah evler yerine, daha küçük ve sınırlı alanlara sahip konutlar inşa edilmektedir. Depremin etkilediği bölge genellikle sıcak iklimin hâkim olduğu ve balkon kültürünün yaygın olduğu şehirlerden oluşmaktadır. Ancak, yapılan TOKİ konutlarında ve rezerv alanlardaki yeni yapılaşmalarda balkon sayısı/alanı yetersiz kalmakta, bu durum bölge halkının alışkın olduğu yaşam tarzına uyum sağlamalarını zorlaştırmaktadır.
Yerinde dönüşüm projeleri ve rezerv alan ilan edilen bölgelerde halkın yeterince şeffaf bilgilendirilmemesi, belirsizliğe neden olmaktadır. Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta halkın rızası alınmadan projeler uygulanmış, bu durum hak sahipleri arasında adaletsizlik hissine yol açmıştır. Örneğin; Malatya Vaizpınarı Mahallesi'ndeki yeni imar düzenlemeleri mahalle sakinlerini mağdur etmiş, tapu ve parselleme işlemlerinde ciddi anlaşmazlıklar yaşanabileceği belirtilmiştir. Malatya Gündüzbey Mahallesi’nde ihtiyacın 600 hane olduğu belirtilmesine rağmen sadece 220 konut yapılması planlanmıştır.
Depremde yıkılan veya ağır hasar aldığı için sonradan yıkılan camilerin sayısının fazla olması, deprem bölgesinin tamamında ciddi bir cami ihtiyacı doğurmuştur. Ancak, Diyanet İşleri Başkanlığı bu duruma rağmen deprem bölgesindeki cami eksikliğini önceliklendirmek yerine, farklı bölgelerdeki cami projeleri için deprem bölgesindeki camilerden bağış toplamaya devam etmektedir. Depremzede vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi ve ibadet alanlarının yeniden inşa edilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın önceliği deprem bölgesine vermesi ve bu doğrultuda kaynaklarını yönlendirmesi gerektiği talep edilmektedir.
BARINMA VE HAYAT ŞARTLARI
Başta Hatay’da olmak üzere konteyner kentlerde yaşam şartları kötüleşmiştir. Su ve elektrik kesintileri devam etmektedir. Kanalizasyon altyapısı yetersizdir. Pis su taşkınları halk sağlığını tehdit etmektedir. Konteynerlerdeki aşırı nem, küflenme ve su sızıntıları sağlık açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Konteynerlerin taban çökmesi ve izolasyon eksiklikleri nedeniyle vatandaşlar mağdur olmaktadır.
Konteyner kentlerde güvenlik sorunu vardır. Madde bağımlılığı artış göstermiştir. Uyuşturucu madde kullanan kişilerin konteyner kentlerde yaşadığı, bu durumun halk arasında korku ve huzursuzluk yarattığı belirtilmektedir. Başıboş sokak köpekleri ve madde bağımlıları, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için güvenlik riski oluşturmaktadır. Konteyner kentlerde güvenlik personeli eksiktir. Giriş-çıkış kontrolleri sağlanamamakta ve huzursuzluk yaşanmaktadır.
Konut teslimatları gecikmekte olup, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da tamamlanan kalıcı konutların çoğu altyapı eksiklikleri nedeniyle kullanılamamaktadır. Teslim edilen TOKİ konutlarında ise malzeme kalitesizliği, izolasyon eksikliği, su sızıntıları, çatı akmaları, asansör ve tesisat arızaları ile doğalgaz bağlantı sorunları gibi ciddi yapısal problemler yaşanmaktadır.
Bina stokunun %67'sinin kaçak olduğu ülkemizde yerinde dönüşüm için ilk etapta destek olarak verilen 750 bin TL hibe ve 750 bin TL kredi desteği yetersizdir. Artan maliyetler nedeniyle bu destek güncellenmeli ve hak sahiplerinin yükü hafifletilmelidir.
Konutu teslim edilen birçok vatandaş, ev eşyalarının enkazda kalması ve mevcut durumda ev eşyalarının olmaması nedeniyle yeni evlerine taşınamamaktadır. Yeni evine taşınabilmesi için eşya desteği sağlanması talep edilmektedir.
Kiracılar için konut desteği sorunu mevcuttur. TOKİ tarafından yapılan projelerde yalnızca ev sahiplerine konut tahsis edilirken, kiracılar için de çözüm üretilmesi talep edilmektedir. Ev sahiplerine kira yardımı sürdürülürken kiracılara kira yardımının kesilmesinin de haksız olduğu ve bu yardımın sürdürülmesi talep edilmektedir.
EĞİTİM VE SAĞLIK HİZMETLERİ
Başta Hatay, Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman olmak üzere, deprem bölgesinde eğitim altyapısı ve sağlık hizmetlerine erişim yetersizdir. Kalıcı konut bölgelerinde anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bulunmazken, okul servislerinde ciddi aksaklıklar yaşanmaktadır. Lise öğrencileri servis hizmetlerinden faydalanamayarak toplu taşıma kullanmak zorunda kalmakta ve bu durum derslere geç kalmalarına neden olmaktadır. Konteyner kentlerde öğrencilerin ders çalışma ortamları bulunmamakta, elektrik ve internet kesintileri eğitim süreçlerini olumsuz etkilemektedir.
Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerine erişim büyük bir sorun olmaya devam etmektedir. Uzman doktor eksikliği ve Pet-CT gibi tıbbi görüntüleme cihazlarının yetersizliği nedeniyle hastalar farklı illere gitmek zorunda kalmaktadır. Konteyner kentler ve yeni yerleşim alanlarında Aile Sağlığı Merkezleri yetersizdir. Kötü hijyen koşulları nedeniyle uyuz, romatizma ve solunum hastalıkları artmakta, konteynerler yaşlı ve bakıma muhtaç hastalar için elverişsiz koşullar sunmaktadır. Psikolojik destek yetersiz kalırken, deprem travması sonrası depresyon ve intihar vakalarında artış gözlemlenmektedir. Özellikle konteyner kentlerde daha önce verilen psikososyal destekler sonlandırılmıştır.
EKONOMİ VE GEÇİM KAYNAKLARI
Esnaf kredi ve vergi borçları nedeniyle zor durumdadır. Vergi muafiyeti ve kredi ertelemelerinin süresi dolmuş, ancak esnafın ekonomik sıkıntıları devam etmektedir. Vergi muafiyeti ve kredi ertelemelerinin süresinin uzatılması talep edilmektedir. TOKİ iş yerlerinin kira bedelleri yüksektir. Küçük esnaf bu nedenle iş yerlerini açmakta zorlanmaktadır.
Sanayi bölgelerinde yerinde dönüşüm çalışmaları yavaş ilerlemektedir. Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da sanayi bölgelerinde yeni iş yerleri eksiktir. Sanayi bölgelerinde hasarlı iş yerleri yerine yenileri yapılmamaktadır. Yeni OSB ve sanayi sitelerinin imarı sürecinin hızlandırılması talep edilmektedir.
Deprem bölgesinde ve özellikle konteyner kentlerde TYP kapsamında çalışan personelin istihdamının uzatılması için TYP süresinin uzatılması, iş güvencesi sağlanması talep edilmektedir. TYP personelinin öncelikli olarak ikamet ettiği konteyner kentten tercih edilmesi ve istihdam edilmesi istenmektedir. Uzun vadede, TYP çalışanlarının kalıcı istihdama geçirilmesi için daha sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturulması talep edilmektedir.
ULAŞIM VE ALTYAPI
Yeni yapılan TOKİ konutlarında elektrik, su ve doğalgaz altyapısı eksiktir. Birçok yeni yapılan konutta doğalgaz bağlantısı tamamlanmadığı için kullanılamamaktadır. Hatay’da kırsalda yapılan konutlara elektrik abonelikleri verilmediği için teslim edilen konutlarını kullanamadığı ifade edilmiştir. Teslimatı yapılan konutlarda sıklıkla doğalgaz kesintileri yaşanmaktadır.
Toplu taşıma sistemleri yetersizliğinden dolayı konteyner kentlere ve yeni deprem konutlarına ulaşım sağlanamamakta, toplu taşıma seferleri yetersiz kalmaktadır.
SOSYAL DESTEK VE PSİKOSOSYAL HİZMETLER
Teslimatı yapılan konutlarda ve konteyner kentlerde cami, market, fırın, ATM vb. sosyal alanlar ve donatılar eksiktir. Başta Hatay, Adıyaman, Malatya ve Diyarbakır olmak üzere tüm illerdeki kalıcı konut projelerinde temel sosyal donatılar henüz tamamlanmamış olması konutlara yerleşen vatandaşlar için ciddi sıkıntılara sebep olmaktadır.
Deprem bölgesinde psikososyal destek hizmetleri yetersizdir. Çocuklar ve kadınlar için psikolojik destek ve sosyal etkinlik alanları oluşturulmalıdır. Konteyner kentlerin çoğunda çocuk oyu parkları sorunu mevcuttur. Çocuk oyun parkları bazılarında hiç yok iken bazılarında ise arızalı ve kapalı vaziyette bulunmaktadır.
SOSYAL YARDIMLARDAN KAYNAKLI SORUNLAR
Deprem bölgesindeki yetkililer, uzun süreli sosyal yardımların bazı vatandaşlarda tembelliğe ve iş gücüne katılımın azalmasına yol açtığını, tarım, inşaat vb. gibi yoğun emek gerektiren işlerden kaçındıkları tespitinde bulunmuştur. Bu durumu önlemek için özel sektör ve kamu iş birliğiyle özellikle gençler istihdama teşvik edilmelidir.
Konteyner kentlerde yaşayan bazı hak sahiplerinin, sunulan imkanlardan yararlanmaya devam etmek için kalıcı konutlarına taşınmadığı belirtilmektedir. Bu durum, rezerv alanlarının boşaltılmasını geciktirerek imar sürecini aksatmakta ve bazı konteynerlerin madde bağımlılığı, fuhuş gibi kötü amaçlarla kullanılmasına yol açmaktadır. Hak sahiplerinin kalıcı konutlara geçişini hızlandırmak için belirli bir süre tanınmalı, altyapı hizmetleri tamamlanmalı, eğitim ve sosyal alanlar oluşturularak bölgeye uyumları desteklenmelidir.
Yardımların adil dağıtılmadığı ve bazı mağdurların göz ardı edildiği yönünde şikayetler bulunmaktadır. Suistimalleri önlemek için denetimler artırılmalı, yardımların şeffaf ve sürdürülebilir olması sağlanmalıdır. Ayrıca, depremzedelerin iş gücüne katılımını teşvik etmek amacıyla mesleki eğitim programları düzenlenmeli ve istihdam imkanları oluşturulmalıdır. Sosyal yardımlara bağımlılığı azaltmak için bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
Sıla bebek davasında karar çıktı: Anneye 3 ayrı suçtan 27 yıl cezaGündem
Erdoğan'dan Ziraat Bankası ve Cengiz Holding'e tepkiGündem
Kalp ameliyatı sonrası Bahçeli'den 'deprem' çıkışı: Muhalefete yüklendi!Gündem
3 bin eski vekile 'trafik' muafiyeti: Ömür boyu ceza ödemeyecekler!Gündem