11 Eylül 2026 Cuma
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 'Mekke Anlaşması kesinlikle İran’a karşı değil'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlayacağını belirterek yapının yeni katılımlara açık olduğunu bildirdi. Yılmaz ayrıca "Terörsüz Türkiye" sürecinin tamamlanmasıyla yeni bir faza geçileceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘Mekke Anlaşması kesinlikle İran’a karşı değil'

CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; Mekke Anlaşması’nın kesinlikle İran’a karşı olmadığını ve Mısır gibi ülkelerin de ilerleyen süreçte yapıya katılabileceğini belirtti. "Terörsüz Türkiye" sürecinde temel şartın silah bırakılması olduğunu vurgulayan Yılmaz, Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifine ve Avrupa Birliği ile vize serbestisi görüşmelerinde yürütülen yeni çalışmalara dair açıklamalarda bulundu.

‘ETRAFIMIZ BİR ATEŞ ÇEMBERİ’

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel düzenin zayıfladığı dönemlerde bölgesel işbirliklerinin ön plana çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Yukarıda çatışma, aşağıda çatışma... Bir ateş çemberi etrafımız. Jeopolitik gerilimler son derece yükselmiş durumda. İşte bu ortamda birbirini tamamlayıcı özellikleri olan üç ülke arasındaki bu anlaşma çok kıymetli. Pakistan malum nükleer bir güç, ciddi bir nüfusu var ve çok önemli bir coğrafyada bulunuyor. Suudi Arabistan hem enerjide hem finansta dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Türkiye ise sanayisi ve özellikle savunma sanayisiyle, konumuyla, tarihi ve kurumsal birikimiyle çok önemli bir noktada. Dolayısıyla bu üç ülke arasındaki kurulan ilişki biçimi hem bölgesel istikrar hem küresel istikrara katkıda bulunacak."

‘CAYDIRICILIĞI GÜÇLENDİRMEK İÇİN OLUŞTURULMUŞ BİR YAPI’

Anlaşmanın NATO veya mevcut ittifaklara bir alternatif oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, yapının caydırıcılık niteliğine dikkat çekerek şöyle konuştu:

"Bu birilerine karşı oluşturulmuş bir yapı değil. Tam aksine belli konularda gerilimler ortaya çıkmasın diye caydırıcılığı güçlendirmek için oluşturulmuş bir yapı. Dolayısıyla esas itibarıyla caydırıcı bir mekanizma. Bir taraftan da savunma sanayisi başta olmak üzere işbirliğini artırıcı bir mekanizma. Bu bizim NATO'ya veya içinde bulunduğumuz herhangi bir ittifaka alternatif bir yapı değil. Bunun da altını çizmemiz lazım."

‘KESİNLİKLE İRAN'A KARŞI DEĞİL, YENİ KATILIMLAR OLABİLİR’

Yapılanmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve Mısır gibi ülkelerin de gelecekte katılabileceğini belirten Yılmaz, şu açıklamada bulundu:

"Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Yani bu burada herhangi gibi ülke, bir kesim, bir tarafa dönük bir yapılanma değil. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma. Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Neden olmasın? Tabii ki Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir bu yapıya."

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE YENİ BİR FAZA GEÇİLECEK’

İç gündeme ve "Terörsüz Türkiye" sürecine dair de açıklamalarda bulunan Yılmaz, sürecin tamamlanmasıyla Türkiye'nin kalkınma ve demokrasi standartlarının yükseleceğini belirterek şunları kaydetti:

"Tam olarak bu işin bitmesiyle de hem demokraside hem kalkınmada Türkiye yeni bir faza geçmiş olacak, çok daha yüksek standartlara doğru yürüyecek. Türkiye'nin bir tarihsel bir başarı sağlamasını, çok önemli bir problemi milli bir duruşla çözmesini, kendi aklıyla, kendi kurumlarıyla çözmesini hazmedemeyen birtakım çevreler olduğunu bilmemiz lazım. Güvenliğin olmadığı bir ortamda ne kalkınma olur ne demokrasi olur."

‘ÖNCE SİLAHLAR BIRAKILACAK’

Sürecin hukuki boyutuna ve uygulanacak mekanizmaya değinen Yılmaz, temel şartın silah bırakma olduğunu belirterek şu ayrıntıları aktardı:

"Önce silahlar bırakılacak. Bu teyit ve tespit edilecek. Bu karara bağlanacak MGK tarafından. Sonra diğer hukuki süreçler devreye girmiş olacak. 2005 öncesinde işlenen suçlar ile polis ve askerlerin şehit edilmesi gibi suçlar düzenlemenin dışında yer alıyor. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili bir konu düzenleme kapsamında değildir."

AB VİZE SERBESTİSİ İÇİN YENİ ADIM

Avrupa Birliği ile ilişkilere ve vize serbestisi sürecine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 6 kriter üzerindeki mufak çalışmalarının tamamlandığını belirterek şunları söyledi:

"Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden biri bu. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var."

Kaynak: AA
Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanı İran Mekke Suudi Arabistan Mısır Pakistan