16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Denge’ yetmez yönümüz Asya

Uzmanlar, çok kutuplu yanın Batı ile Asya ülkeleri dünya düzeninde denge politikasının yetersiz kalacağını söyledi. Prof. Dr. Hasan Köni, “Türkiye, Asya’da daha başat bir rol oynayabilir.” dedi. Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe çok kutuplu dünyanın Batı ile Asya ülkeleri arasında teşekkül edeceğini belirtti

‘Denge’ yetmez yönümüz Asya

Türkiye’nin dış politika ekseninin yeniden tartışıldığı bir dönemde uzmanlar, çok kutuplu dünya düzeninde denge politikasının yetersiz kalacağını belirtiyor. Asya merkezli yeni güç mimarisi ve Türkiye’nin olası stratejik yönelimi üzerine görüşler öne çıkıyor.

ABD’nin küresel sistemdeki ağırlığının azalması ve çok kutuplu dünyanın belirginleşmesi, Türkiye’nin dış politika yönelimlerini yeniden tartışmaya açtı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçen hafta AA Editör Masası programında “Türkiye’nin sadece bir blokla tanımlanamayacağını, yeni dönemde ‘çok kutupluluk’ gerçeğinin belirleyici olacağını, Türkiye’nin bu denklemde ‘aktif ve bağımsız’ bir aktör olma hedefi bulunduğunu” söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Antalya Diplomasi Forumu’nda, ABD’nin bölgeden çekilirken Türkiye, Avrupa Birliği, İngiltere ve Ukrayna’dan bir blok oluşturmaya çalıştığına dikkat çekti.

“Lavrov’un dillendirdiği bu bloğun karşılığı var mı? Çok kutuplu dünyada kutuplar hangileri olacak? Türkiye’nin yeri ve yönelimi neresi olmalı?” sorularını uzmanlara yönelttik.

‘Denge’ yetmez yönümüz Asya - Resim : 1

‘BATI TÜRKİYE’Yİ KENDİ GÜVENLİĞİ İÇİN KULLANMAK İSTİYOR’

Prof. Dr. Hasan Köni, Türkiye’nin klasik denge politikasının ötesine geçerek Asya merkezli bir stratejiye yönelmesi gerektiğini söyledi. Köni’ye göre ABD’nin Avrupa’dan kademeli çekilme sürecinde, Türkiye’nin de dahil olduğu yeni bir güvenlik hattı oluşturulmak isteniyor. Ancak bu yaklaşımın çelişkili olduğunu vurgulayan Köni, “Hem Türkiye’yi Ukrayna hattında sisteme dahil etmek istiyorlar hem de Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail üzerinden Türkiye’ye karşı pozisyon alıyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’nın askeri kapasitesine de dikkat çeken Köni, “Avrupalılar asker olup Ukrayna için ölmek istemiyor. Bu yüzden Türkiye’nin askeri gücünü kullanabilecekleri bir yapı kurma arayışındalar.” dedi.

‘NATO SORGULANMALI’

Köni, Türkiye’nin NATO içindeki rolüne ilişkin tartışmalara da değinerek, ittifakın Soğuk Savaş sonrası işlevini büyük ölçüde kaybettiğini ifade etti.

“NATO, ABD’nin küresel askeri aracı olarak kullanıldı. Afganistan’dan Libya’ya kadar birçok operasyonda devreye sokuldu.” diyen Köni, mevcut yapının Türkiye’nin çıkarları açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin NATO üzerinden Avrupa güvenliğinde belirleyici aktör olabileceği yönündeki beklentileri “gerçekçi bulmadığını” söyleyen Köni, ABD’nin giderek Pasifik’e yöneldiğini ve Avrupa’da kalıcı bir askeri yük taşımak istemediğini dile getirdi.

Köni’ye göre dünya, tek ya da iki kutuplu bir sistemden uzaklaşarak çok merkezli bir yapıya evriliyor. Bu yeni düzende ekonomik ve demografik ağırlığın “Küresel Güney” olarak tanımlanan bölgelere kaydığını belirten Köni, Çin’in bu süreçte merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti. Olası güç merkezlerine ilişkin değerlendirmesinde Köni, “Bir tarafta Amerika kendi kıtasına çekilen bir güç olabilir, diğer tarafta Rusya-Avrupa hattı ve güneyde Çin merkezli bir yapı öne çıkıyor.” dedi.

‘TÜRKİYE ASYA’DA DAHA BAŞAT ROL OYNAYABİLİR’

Köni, Türkiye’de mevcut “denge politikası” yaklaşımının yetersiz kalabileceğini belirterek şu görüşü dile getirdi: “Türkiye denge politikaları içinde kalabilir ama asıl olarak Asya’da, Türk dünyasının bulunduğu geniş coğrafyada daha başat bir rol oynayabilir.”

Asya’da Türk nüfusunun ve jeopolitik bağların Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Köni, bu hattın sadece kültürel değil aynı zamanda stratejik bir derinlik oluşturduğunu ifade etti.

‘Denge’ yetmez yönümüz Asya - Resim : 2

‘Tek gerçek çıkış TRÇİ’

Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Türkiye’nin önündeki tek gerçekçi çıkış yolunun TRÇİ (Türkiye-Rusya-Çin-İran) İttifakı olduğunu vurguladı.

‘BATI MERKEZLERİNDE LİDERLİK EDEMEZ’

Lavrov’un dile getirdiği AB, Türkiye, İngiltere ve Ukrayna eksenli gevşek NATO bağlısı yapıya karşı çıkan Mutlu, bu tür bir ortaklığın Türkiye’nin aleyhine işleyeceğini belirtti. “Bir kaplan gidip leoparların ittifakında kral olamaz... Onu parçalarlar. Ne kadar güçlü olursa olsun sürünün başına geçemez.” diyerek, Türkiye’nin Batı merkezli ara formüllerde liderlik üstlenmesinin doğasına aykırı olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin güvenliğinin Batı tarafından sürekli ihlal edildiğini hatırlatan Mutlu, “Bize karşı terör saldırısı yapan organizasyonları ülkenden çıkar, o şartla senin üyeliğini onaylarız dedik İsveç ve Finlandiya’ya... Bu üyeliklerin bize düşmanlığını bitir şartıyla kabul edilmesi gerçekten çok düşündürücü.” ifadelerini kullandı, müttefiklik ilişkisindeki samimiyetsizliğe dikkat çekti.

‘TRÇİ İTTİFAKI BİR TERCİH DEĞİL’

Doç. Dr. Mutlu, son dönemde dile getirilen Türkiye-Rusya-Çin-İran yakınlaşmasının stratejik bir derinliği olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın basit bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirten Mutlu, “Sayın Bahçeli’nin bu çıkışı çok sıradan bir çıkış değil. Bunun arkasında bir devlet aklı var.” dedi. “Devlet başka çıkış yolu bulamıyor. O TRÇİ ittifakı bir nevi zorunluluk haline geldi.” ifadelerini kullanan Mutlu, Türkiye’nin Batı’nın yükünü uzun yıllardır taşıdığını ve bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.

‘YENİ DÜNYADA GÜÇ DOĞUYA KAYIYOR’

Mutlu’ya göre çok kutuplu dünyada güç dengesi ekonomik ve teknolojik kapasite üzerinden şekilleniyor. “Dünyada üretim gücü olarak şu anda Çin ve Hindistan başı çekiyor... Çin ve Hindistan’ın liderliğini durdurma olanağı yok.” diyen Mutlu, Batı’nın üretim gücünü kaybettiğini söyledi.

‘DOĞU’NUN SİLAHI ÜSTÜN GELDİ’

Askeri ve teknolojik alanda da Doğu’nun yükseldiğini belirten Mutlu, “Sahada silahlar karşılaştığında Doğu’daki silahların üstünlüğü ortaya çıktı... Artık hiçbir şekilde nasıl olsa Batı kazanır diye düşünerek hareket edilmemeli.” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE AİT OLDUĞU YERİ SEÇMELİ’

Batı ittifakı içinde Türkiye’nin hiçbir zaman “eşit ortak” olarak görülmediğini vurgulayan Mutlu, “Batı, sen üvey evlatsın, o benim öz evladım diyor... Herkes genetik olarak kendisine yakın olanı savunacak.” diye benzetme yaptı.

Türkiye’nin Rusya ve İran gibi komşularıyla karşı karşıya gelmesinin “çılgınlık” olacağını ifade eden Mutlu, “Terazimde Türkiye’nin bulunması gereken yer bu taraf olarak gözüküyor.” diyerek Türkiye’nin yönünü net biçimde ortaya koyması gerektiğini söyledi.

‘Denge’ yetmez yönümüz Asya - Resim : 3

‘Türkiye, AB, İngiltere, Ukrayna bloğu sürdürülemez’

Aynı soruları yönelttiğimiz Gaziantep Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe de çok kutuplu dünya düzeninin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Gökçe, tek kutuplu sistemin özellikle Batı merkezli baskı ve tehdit politikaları üzerinden ciddi ekonomi, sosyal ve güvenlik sorunları ürettiğini belirtti.

“Dolayısıyla çok kutuplu bir yapının olması, tarafların birbirini dengelemesi açısından zorunlu hale gelmiştir.” diyen Gökçe, ancak her bloklaşma girişiminin rasyonel ve sürdürülebilir olmayabileceğini vurguladı. Lavrov’un işaret ettiği AB, Türkiye, İngiltere ve Ukrayna eksenli bir blok ihtimaline de değinen Gökçe, aynı eksen içinde yer alan ancak farklı politikalar izleyen aktörlerin kalıcı bir birliktelik kurmasının zor olduğunu ifade etti. Gökçe, “ABD’yi bu denklemden çıkararak denge kurmaya çalışmak gerçekçi olmaz.” değerlendirmesinde bulunurken, çok kutuplu sistemin esas olarak büyük eksenler arasında şekilleneceğini belirtti.

“Çok kutuplu dünya Batı ile Asya ülkeleri arasında teşekkül edecektir.” diyen Gökçe, bu ana eksenin dışında kurulacak blokların ise “kısa süreli, zayıf ve kırılgan” olacağı görüşünü dile getirdi.

Türkiye Rusya Çin İran