Denizolgun’un özel doktorundan itiraf: Olay gecesi Kuriş’le görüşmüş
Süleymancıların lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, ifadeleri HTS ve 155 kayıtlarıyla çelişen Dr. Nurettin Demirkol "yalan tanıklık" suçundan tutuklandı. Demirkol, telefonundan yapılan ihbarı ve konum verilerindeki tutarsızlıkları açıklayamadı.
Süleymancıların lideri, Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Dr. Nurettin Demirkol, olay günü Hilmi Tuna Kuriş’le görüştüğünü itiraf etti ancak içeriğini hatırlayamadığını söyledi. Demirkol, beyanları ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve diğer tanık anlatımları arasında çelişkiler tespit edilmesi üzerine “yalan tanıklık” suçundan şüpheli sıfatıyla yeniden ifade vermişti. Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği tutuklama kararı verdi.
155 KAYITLARINI İNKAR ETTİ
Demirkol ilk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu iddia etmişti. Savcılık, olay yeri inceleme raporunda ise Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde bulunduğuna ilişkin kayıt yer aldığını; HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiğini saptadı. O gün Hilmi Tuna Kuriş’le görüştüğünü kabul eden Demirkol, “Hilmi Tuna ile konuşma içeriğimizi hatırlamıyorum. Olayı belki o bana söylemiştir onun için aramış olabilir.” dedi. Nurettin Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ilk ifadesinde, olay günü sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylemişti. Ancak Riva Polis Merkezi Amirliğinin hazırladığı 155 Acil Çağrı çözüm tutanağında, ihbarın Demirkol’un kullandığı telefon üzerinden yapıldığı, arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği ortaya çıkmıştı. Telefonunu o gün ortada bıraktığını ileri süren Demirkol, “Ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir.” dedi.
EVİNDE OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Başsavcılık, Demirkol’un ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtlarının da örtüşmediğini değerlendirdi. Demirkol, ilk ifadesinde olay günü Kısıklı’daki ikametinde bulunduğunu söylemişti.
Savcılık sorgusunda kendisine, 6 Eylül 2016 saat 18.12’den 8 Eylül 2016 saat 17.46’ya kadar Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı açıklandı. Demirkol, “Bu mümkün değil. O gün ikametimdeydim. Baz kayıtlarının neden bu şekilde çıktığını bilmiyorum.” dedi.
Kendisini, “10 sene önceki olayı net hatırlayamadığı” şeklinde savunan Demirkol, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillere istinaden, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesiyle “yalan tanıklık” suçundan tutuklandı.