20 Mayıs 2026 Çarşamba
İstanbul 14°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Devlet Bahçeli: 'Evlatlarımız dijital kuşatma altındadır'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Eğitimin milli beka meselesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Evlatlarımız dijital kuşatma altındadır" dedi.

Devlet Bahçeli: 'Evlatlarımız dijital kuşatma altındadır'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, çocukların ve gençlerin karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekerek “Evlatlarımız dijital kuşatma altındadır” uyarısında bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylar üzerinden dijital mecraların yarattığı "ifsat hattına" vurgu yapan Bahçeli, aile, okul ve devlet iş birliğinin hayati önem taşıdığını belirtti.

'23 NİSAN’DA TECESSÜM EDEN HAKİKAT…’

İşte açıklama metninin tamamı:

“Sözlerimin başında 106. Sene-i devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın aziz hatırasını hürmetle selamlıyor; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunda iradesi, duası, cesareti ve fedakârlığı bulunan bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve tazimle yâd ediyorum. 1918’den 1920’ye uzanan dönem, Türk milleti bakımından yalnız askerî mağlubiyetlerin, diplomatik tazyiklerin, işgal dayatmalarının ve coğrafi kuşatmanın devri olarak okunamaz. O yıllar, bütün yıkıntıların arasından devlet fikrinin hangi şartlarda diri kalabileceğini, millet iradesinin hangi eşiklerde yeniden kurucu bir mahiyet kazanabileceğini gösteren derin bir tarih imtihanıdır.

23 Nisan 1920’de tecessüm eden hakikat, tam da bu tarihî eşikte aranmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı; emperyalizmin istikametini bozan, üzerinde güneş batmayan sözde imparatorluklara diz çöktüren; vesayet dayatmasına ve esaret zincirlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolbaşçılığında baş kaldıran bir milletin, kendi mukadderatına bizzat hâkim olduğu kutlu dönüm noktasıdır. 23 Nisan, devlet fikrinin kriz karşısında dağılmadan düşünebilme kabiliyetidir; mağlubiyetin ağır gölgesi altında dahi hukuk üretebilme iradesidir; toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kudretidir.”

‘ÇOCUK MİLLETİN DEVAM FİKRİDİR’

“Çocuk, ailenin sevinci olduğu kadar milletin devam fikridir. Bir milletin çocuklarına bakışı, aslında kendi geleceğine bakışıdır. Bir devletin çocukları koruma biçimi ise yalnız bugünkü şefkatini değil, yarına dair tasavvurunu, insan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. Hakimiyet, millet nezdinde egemen kılınırken çocuklarımızın varlığında ebedi kılınmıştır. İşte bu sebeple 23 Nisan, atiye olan ahdimizdir. Evlatlarımız; bu topraklarda sürecek hükümranlığımızın, yazılacak hikayelerimizin, söylenecek sözlerimizin, yazılacak şiirlerimizin, dilden dile dolanacak türkülerimizin beyannamesidir.”

‘EĞİTİM MİLLİ BEKA MESELESİDİR’

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın bizlere yüklediği en ağır vazifelerin başında hiç şüphesiz eğitim gelmektedir. Eğitim, günübirlik siyasi çekişmelerin, dar ideolojik hesapların, kısır polemiklerin konusu değildir. Eğitim, doğrudan doğruya millî beka meselesidir. Millî eğitim ile temel hedefimiz, diploma sahibi fakat istikametiz evlatlar değil; vatan bilen, yurt bilen, milletini seven, devletini sayan; fikri diri, ahlakı metin, iradesi sağlam nesiller yetiştirmektir. Türk gençliği; test ile tost arasına sıkışmış, beş şık arasına hayallerini sığdırmak zorunda kalmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır. Eğitim sistemimizin bu hakikati merkeze alması şarttır. Öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim davası baştan ölü doğmuştur. Öğretmen; mektebin haysiyeti, maarifin taşıyıcı kolonu, milletin istikbaline istikamet veren ilim ve irfan neferidir.

‘EVLATLARIMIZ DİJİTAL KUŞATMA ALTINDA’

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olayların akabinde yüzlerce sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi; dijitalleşmenin denetimsiz kaldığında yalnız bireyi değil, toplum hayatını da zehirleyen bir fesat düzenine dönüşebildiğini açıkça göstermiştir. Evlatlarımız dijital bir kuşatma altındadır. Dijital mecraların, sohbet odalarının, uygulama ve kanalların masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı; Türk milletinin köküne, gündemine, geleceğine dinamit döşemek isteyen haya yoksunlarının ellerinde fitnenin, tahrikin, suç ve suçluyu övmenin, kamu düzenine kasteden karanlık çağrıların örgütlendiği bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir.

‘ÇÖZÜM YALNIZCA GÜVENLİK DEĞİLDİR’

Çözüm, yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisinin varlığı değildir. Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız! Aileyi tahkim etmeden, mektepleri terbiye ve şahsiyet inşa eden asli mevkiine yeniden kavuşturmadan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını kuvvetlendirmeden bize rahat yoktur.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ MESAJI

Cumhur İttifakı, milletimizi seçimden seçime hatırlayanların değil; köylerinden mahallerine, sokaklarından caddelerine, esnaflarından hanelerine kapı kapı gezen, “derdin, derdimizdir” diyen, “komşum nasılsın?” diye soran, Türkiye’nin istikbalini her gün yeniden omuzlayan gönül erlerinin birliğidir. Cumhur İttifakı’nın omuzlarında yükselen Terörsüz Türkiye süreci; evlatlarımızın can emniyeti, sınırlarımızın dokunulmazlığı, iç cephemizin sağlamlığı, milli birliğimizin muhafazası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin önündeki kanlı ve karanlık engel ile emellerin bütünüyle tasfiyesi demektir. Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bugünün değil, yarınların da meselesidir.

‘ARA SEÇİM MUHALEFETİN AYAK OYUNU’

Mücadelemiz devam ederken, vaziyet açıkça ortadayken, çıkıp da ara veya erken seçim teraneleriyle suları bulandırmak, milletimizin iradesine gölge düşürmeye çalışmak, sandık hesaplarıyla gündemi karıştırmak; küçük ihtirasların aklı felce uğratmasından başka bir şey değildir. Son günlerde hiç durmadan yinelenen vakitsiz seçim çağrısı; basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır. Ara veya erken seçim diye tutturanlara diyeceğimiz de budur: Türkiye’nin istikbaliyle oynatmayız, istikrarı tartışmaya açmayız, ikbal hesaplarına huzurumuzu peşkeş çekmeyiz, milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Türkiye yoluna devam edecektir. Ve hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş, bir partinin değil; bir milletin yürüyüşüdür.

23 NİSAN VE MİLLİ BİRLİK VURGUSU

Sözlerime son verirken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Birinci Meclis’in bütün kahramanlarını, İstiklal Harbi’nin aziz şehitlerini, gazilerimizi ve vatan uğruna fedakârlık gösteren bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Allah milletimizi birlikten, devletimizi ferasetten, çocuklarımızı huzurdan, emniyetten ve merhametten ayırmasın.

Fotoğraf: (AA)

Kaynak: Aydinlik.com.tr - HABER MERKEZİ
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Devlet Bahçeli TBMM