11 Ekim 2026 Pazar
İstanbul 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Devrimin öncüsü: Vatan Partisi

Partimiz, Türkiye devrim tarihinde iz bırakan ve halkın umudunu yeşerten bir çizgi izliyor. Sabırsız, erkenci çıkışların efsununa kapılmadan sabırla doğru devrimci rotayı çiziyor. Dünümüzü bugüne taşıdık ve bugünümüzü yarınlara taşıyoruz. Geleceğin inşasında Vatan Partisi belirleyici olacaktır

Devrimin öncüsü: Vatan Partisi
MURAT İNCE

Vatan Partisi Rapor Taslağı’nı okuyup bitirince ilk aklıma gelen cümle şu oldu:

“Yenilginin değil, zaferin ruhuyla donanmış bir örgüt: Vatan Partisi.”

Yazımızda Rapor Taslağı’nı değerlendirmekten öte ondan yola çıkarak bazı gerçeklere parmak basmak istiyoruz. Zaten önümüzdeki dönem ağırlıklı olarak örgütlerimizde tartışacağız. Rapor Taslağı çok etkileyici, ufuk açıcı, düşündürücü ve çözüm üreten içeriğe sahip. Bu bakımdan Teori dergisinin eylül sayısı da en geniş kesime ulaştırılmalıdır.

Rapor Taslağı; ideolojik, siyasi ve örgütsel sağlamlığın göstergesi olarak ele alınmalıdır. Savrulmaların karşısına dimdik dikilen, iki çizgi mücadelesinde net tavır alan, doğru eylemin mevzisine konumlanan partimizin bu duruşu tarihi önem taşıyor.

Rapor Taslağı 17. Kurultay diyerek 21 Mayıs 1969 tarihinden bu yana geçen tüm süreci sahipleniyor ve bunu bilinçlere yerleştiriyor. PDA’cılar yorulmadan, usanmadan devrimin yolunda ilerliyor. Yurdumuzun ilerici birikimini benimseyen, öncü parti geleneğinin ulusal ve uluslararası devrimci tecrübesini net olarak alıp gelecek kuşaklara taşıyor. Bu hem partimizin hem de Türkiye devrim tarihinin geleceğe taşınmasını sağlıyor.

Künyemize kazınan Aydınlıkçı kimliğinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha dosta düşmana duyuruyoruz. Geleceğin aydınlık Türkiye’sinin oluşmasında belirleyici olacak Vatan Partisi’nin kısa tarihçesinin verilmesi de bir başka güzellik olarak Rapor Taslağı’na işlenmiş durumda.

YILGINLIK MI DEDİNİZ?

O da nesi? Yılgınlık o tür solun hastalıklı halidir ve bir türlü kurtulamadılar! Biz halkımıza doğruları taşıyan, yılgınlığa saflarımızda yer vermeyen bir örgütüz. Vatan Partisi dışındaki solun hazin hali nedensiz değildir, tarihi kökleri vardır. Yanlış çizgi onları halktan kopardı, tarihine yabancılaştırdı, marjinalleştirdi. O tür solun söylemlerine bakıldığında şunlarla karşılaşırsınız:

- 12 Mart faşist darbe bizi darmadağın etti!

- 12 Eylül Darbesi bizi silindir gibi ezdi geçti!

Devrimin öncüsü: Vatan Partisi - Resim : 1

- SSCB’nin 1990’da dağılması bizi bitirdi!

- Arnavutluk'ta sosyalizm yenildi, biz de yenildik!

- Sosyalizm erken doğumdur!

- Devrimler tarihe karıştı!

- (…)

Biten, tükenen, yenilen sosyalizm değil, o tür solun izlediği yanlış çizgidir. Kendi kafasını omuzları üzerinde taşıyamayan sözde sosyalistler yenildi. 1984 sonrası ise bölücülüğün kuyruğunda yılları tükettiler. Sol adına yaptıkları hataların neticesinde tarih önünde yenildiklerini zikrettiler. Olan budur.

Ancak, Vatan Partisi “17. Kurultay MKK Rapor Taslağı’nı” okuyunca orada bunların hiçbirine rastlayamazsınız. Karamsarlığın zerresini arasanız da bulamazsınız. Yılgınlık, yorgunluk, tükenmişlik, ezilmişlik sözcükleri Vatan Partisi’ne yabancıdır. Aydınlıkçılar tüm bunları ışığıyla dönüştürdü, dönüştürüyor. Kararlı duruşunu her şart altında koruyor.

EMEKÇİ KARAKTERİ

Emek, sömürü, düzen, sistem üzerine gerçekçi tahliller üreten Vatan Partisi geleneği; devlet teorisini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni doğru analiz eden tek sosyalist partidir. Anarşizmin devleti toptan reddeden anlayışından şu veya bu şekilde etkilenen değişik sol grupların yanlışına düşmedi.

Devrimin öncüsü: Vatan Partisi - Resim : 2

İşçi sınıfı içinde, esnaf ve zanaatkârlar içinde, milli sanayici içinde faaliyetlerini birleşik sürdüren Vatan Partisi yanlış sınıf tahlillerden ve ezberlerden imtina etmesini bilmiştir. Troçkizmin, Sovyet revizyonizminin tahribatlarına zamanında tavır alması tarihi bir adımdır.

İşçi işçi diyerek 19. yüzyılda kalanlar, işçi-köylü diyerek dergi sayfalarında teori üretenler, silahlı mücadele diyerek terörün girdabına yakalananlar yoruldular, bıktılar, saflarını terk ettiler ve pek çoğu Batılı emperyalist devletlerin bağrında rahatlarına kavuştular. Bu örgütlerin çoğunun lider kadrolarını yakinen tanıma olanağımız oldu. Onların Parislerde, Londralarda, Oslolarda, Berlinlerde yurdumuz Türkiye üzerine ipe sapa gelmez teoriler ürettiklerini gördük. AB devletlerinde illegal pozlarla dolaşmaları ise gülünçlükten ötedir!

Vatan Partisi tarihi boyunca emekçi karakterini hep korudu. Sözde değil fiiliyatta da uyguladı. Dar çerçeve dairesine sıkışıp kalmadı. Günümüzde de işçi sınıfı mücadelesinin doğru istikamette ilerlemesi için mücadele ediyor.

BİRLİĞİN SAVUNUCUSU

Etnik ve dini bölünmelerin savunuculuğuna soyunanların tersine Vatan Partisi birliği savunmuştur. Bölücülüğü solculuk, sosyalistlik adına meşrulaştırmaya çalışan sözde solcular son “süreçle” beraber bir kez daha yenilgiyi tattılar. Çünkü kendi güçlerine değil bir başka örgütün gücüne iman ederek başarı sağlayacaklarını zannettiler.

Tüm umutlarını PKK’nın silahına bağlayanlar büyük hayal kırıklığına uğradı. Ulusların Kaderini Tayin Hakkı (UKTH) ilkesini ulus/devletlerin mutlak bölünmesine indirgeyen bölücüler ile o tür sol, emperyalizmin işini kolaylaştırmaktan başka bir işe yaramadılar. Aynı durum Alevileri bölünmenin payandası yapanlar için de geçerli. Kaderini “Millette ve Devlette” birleştirenler kazandı, karşısındakiler kaybetti.

SONUÇ YERİNE

Biz Vatan Partililer her şart altında kafamızı kendi omuzlarımızın üzerinde taşıdık, kararları biz verdik ve hayata geçirdik. Yine, önderliğimiz her şart altında yurdumuzu terk etmedi ve ayakları her daim vatan topraklarına bastı. Bu iki olgu Türkiye solunun zayıf halkalarından birini oluşturuyor. Yurt dışından örgüt yönetenlerin ezici çoğunluğu en sonunda saf dışı kaldı.

Partimiz Türkiye devrim tarihinde iz bırakan ve halkın umudunu yeşerten bir çizgi izliyor. Sabırsız, erkenci çıkışların efsununa kapılmadan sabırla doğru devrimci rotayı çiziyor. Dünümüzü bugüne taşıdık ve bugünümüzü yarınlara taşıyoruz. Geleceğin inşasında Vatan Partisi belirleyici olacaktır.

Partimizin 17. Kurultayımıza sunduğu Rapor Taslağı iletildiğinde okumuş çok etkilenmiştim. Bir kez de Teori dergimizde altını çizerek okuduğumda uzun yürüyüşümüzün değerini bir kez daha içselleştirdim.

Başta da belirttiğimiz gibi bu yazımız partimizin Rapor Taslağı’nın değerlendirmesi değildir.

Vatan Partisi Devrim