Dorukhan Büyükışık cinayetinde sis perdesi kalkıyor! Fizik yasaları bile çiğnenmiş: Hangi emniyet müdürleri gözaltında?
Emekli korgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 2018 yılındaki şüpheli ölümüyle ilgili dosya 8 yıl sonra yeniden açıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, 26 kişi gözaltına alındı. Peki dosyada hangi şüpheliler var? Deliller nasıl karartıldı?
İzmir’de 2018 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık dosyasında yeni deliller sonrası soruşturma genişletildi. Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah saat 06.00 itibarıyla İzmir merkezli olmak üzere İstanbul, Bursa, Aydın, Samsun, Kütahya, Tunceli, Manisa ve Karabük’te arama, el koyma ve gözaltı tedbirlerini uygulamaya koydu.
Resmi bilgi notunda, yıllarca “yüksekten düşme/intihar” olarak değerlendirilen dosyada delillerin karartıldığına ve cinayet şüphesine ilişkin dikkat çeken bulgular yer aldı.
FİZİK YASALARINA AYKIRI RAPOR
13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri inşaat şantiyesinde sırt üstü vaziyette kafası bir inşaat demirinin altına girmiş halde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ilk otopsi raporunda, vücudunda yüksekten düşmeye bağlı hiçbir açık yara, kafa veya kol-bacak kırığı bulunmadığı belirlenmişti. Raporda sadece sırtın sağ bölgesinde darp kaynaklı dikey kosta (kaburga) kırıkları saptandı.
Buna karşın, Adli Tıp İhtisas Kurulları ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu'nun, dosyadaki fiziksel delillerle çelişecek ve fizik yasalarına aykırı olacak şekilde "çatı katından düşmeyle ölümün mümkün olduğu" yönünde raporlar tanzim ettiği saptandı. Ancak yeni yürütülen soruşturmada elde edilen somut bulgular, ölümün yüksekten düşmeyle değil, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir demir çubukla vurulması sonucu gerçekleştiğini ve ardından cesedin sanki düşmüş gibi inşaat alanına taşındığını gösteriyor.
EMİNİYETTEKİ 'KAYIP CD' VE DELİL KARATMA
Soruşturma dosyasından çıkan ayrıntılar, dönemin emniyet ve olay yeri inceleme (OYİ) görevlilerinin adeta bir delil karartma organizasyonuna imza attığını iddia ediyor. Rapora göre dikkat çeken ayrıntılar şu şekilde:
Görüntüleri İçeren CD Kayıp: Olay yerinde adliye görevlisinin yaptığı çekimlere ait görüntü kayıtlarını içeren CD'nin emniyette kaybedildiği belirlendi. Olay yeri inceleme fotoğraf ve videolarının ise yaklaşık 2 yıl boyunca kasıtlı olarak soruşturma dosyasına gönderilmediği saptandı.
13 Ay Sonra Gönderilen Numuneler Bozuldu: Zamana duyarlı biyolojik numuneler, olaydan tam 13 ay sonra Ankara Kriminal Polis Laboratuvarına gönderildiği için bozuldu ve hiçbir genetik incelemeye cevap vermedi.
Kamera Kayıtları Yok Edildi, Üzerinde Oynanmış Video Sızdırıldı: Şantiyedeki 20'ye yakın güvenlik kamerası ve MOBESE cihazlarının adli imajları alınmadı. Olaydan 13 gün sonra, üzerinde oynanmış ve kaynak bilgileri silinmiş 8 buçuk dakikalık bir görüntü kaydı, dosyadaki bir şüpheli tarafından emniyet amirliğine sokuldu.
Eşyaların Yeri Değiştirildi, Parmak İzleri Silindi: Maktule ait cep telefonu ve araç anahtarındaki izlerin silindiği, eşyaların yerlerinin değiştirildiği ve cesedin konumunun birden fazla kez değiştirilerek suç delillerinin yok edildiği saptandı.
ŞÜPHELİLER LİSTESİNDE EMNİYET MÜDÜRLERİ, KOMİSERLER VE ŞİRKET ORTAKLARI VAR
Yürütülen 2026/60055 sayılı derdest soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen ve aralarında aktif/emekli polislerin de bulunduğu şüphelilerden öne çıkan bazı isimler ve olay tarihindeki görevleri şunlar:
Mehmet Münir Tanyer & Mehmet Taylan Tanyer: Tanyer İnşaat Şirket Ortakları. (Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme, Değiştirme) .
İsmail Yalçın: Olay tarihindeki Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü. (Şu an Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Kriminal Müdürü - Aktif görevde) . (Suç Delillerini Yok Etme ve Yalan Tanıklık) .
Atakan Kaçar: Olay tarihindeki OYİ Büro Amiri (Komiser). (İzmir İl Emniyet Müdürlüğü - Aktif görevde ancak 11.05.2026'da yurtdışına çıkış yaptığı saptandı) .
Deniz Asıcı: Olay tarihindeki OYİ Büro Personeli (Komiser). (İzmir Kriminal Polis Bölge Müdürlüğü - Aktif görevde) .
Duygu Öztürk Özkan: Olay tarihindeki OYİ Büro Personeli (Polis). (Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü - Aktif görevde) .
İsmail Köksal: Olay tarihindeki Narlıdere Karakol Amiri. (Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürü - Aktif görevde) .
İbrahim Kazmacı: Olay tarihindeki Gece Bekçisi. (10.04.2026'da yurtdışına çıkış yaptığı saptandı) .
Yiğit Aykurt: Olay tarihindeki Saha Mühendisi. (16.05.2026'da yurtdışına çıkış yaptığı saptandı) .
ŞÜPHELİ İSMAİL YALÇIN HAKKINDA KARAR: ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜ CİNAYETİ KARARTMAKTAN GÖZALTINDA
Dorukhan Büyükışık dosyasında delillerin karartıldığı iddiasıyla, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü ve mevcut Bursa Bölge Kriminal Müdürü İsmail Yalçın hakkında gözaltı kararı verildi. Yayınlanan bilgi notunda Yalçın hakkında şunlar ifade edildi:
13.05.2018 tarihinde İzmir Narlıdere İlçesi 2. İnönü Mahallesi Muzaffer Sokak üzerinde bulunan TanyTanyer Yapı Anonim Şirketine ait Bulut Orman evleri isimli inşaat şantiye alanında 7 katlı apartman blok önünde maktul Doğulan Büyükışık sırt üstü yatar vaziyette, dik olarak ve kafa kısmı dışa ayak kısmı inşaata bakacak vaziyette, kafası istinat duvarı üzerine gelecek ve kafa bölgesinin üzerinden paralel olarak geçen inşaat demirinin altına girmiş şekilde ölü olarak bulunması üzerine başlatılan soruşturmada hakkında 21/05/2026 tarihinde eş zamanlı operasyon kapsamında gözaltı kararı verilen,
Şüpheli İsmail YALÇIN’ın;
Halen Bursa Bölge Kriminal Müdürü olarak görev yapmakta olup, olay tarihinde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı,
Olay tarihinde hiçbir adli görevi bulunmadığı halde, Tanyer İnşaat sahibi şüpheli Mehmet Münir Tanyer tarafından henüz adli makamlara bilgi verilmeden önce arandığı, anılan şüpheliyi yönlendirdiği,
Olay tarihinde hiçbir adli görevi bulunmadığı halde Manisa ilinden çıkıp gelerek cinayet mahallinde bizzat bulunduğu, olay yerindeki delillere temas ettiği ve görevli memurları yönlendirdiği,
Olay tarihinde cinayet mahallinde Tanyer İnşaat sahibi şüpheli şahıslarla sürekli irtibat içerisinde olduğu ve toplantılar yaptığı,
Olay günü akşamı Tanyer İnşaat sahibi şüpheli şahıslarla cinayet mahalli olan şirketin şantiye alanında bir araya gelerek toplantı yaptığı,
Olaydan önce ve sonra Tanyer İnşaat sahibi şüpheli şahıslarla sürekli irtibat halinde olduğuna dair HTS baz kayıtlarının bulunduğu,
Olay yerindeki tüm kamera kayıtları ve bu kayıtları yapan cihazlar ile bulundukları yerlerin, tüm biyometrik ve biyolojik izlerin/delillerin yok edildiği, tahrif edildiği, yerlerinin değiştirildiği; emniyet personelleri üzerinde idari amirliğin verdiği nüfuzu kullanarak mevcut durumun oluşmasına sebebiyet verdiğine dair emareler bulunduğu,
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/293 esas numaralı dava dosyası kapsamında 2025 yılında tanık olarak verdiği beyanların, soruşturma dosyası kapsamındaki delillere göre gerçeği yansıtmadığı ve yalan tanıklık suçuna vücut verdiği:
Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde soruşturmanın ilk aşamasından itibaren olayın maddi gerçeğe ulaşılmasını engelleyecek nitelikte sistematik delil kayıpları ve müdahaleleri hiç bir adli görevi bulunmadığı halde ilk andan itibaren Tanyer Şirket Sahibi şüpheliler ile iletişim kurarak ve bu şüphelileri yönlendirerek devamında cinayet mahallinde bizzat bulunarak, bu mahalde şüpheliler ile toplantılar yaparak, idari astları olan emniyet görevlileri üzerinde nüfuzunu kötüye kullanıp baskı kurarak, olay sonrası aynı akşam Tanyer Şirket Sahibi şüpheliler ile cinayet mahallinde bulunmaya devam ederek meydana getirdiğine Delillerini Yok Etme, Gizleme, Değiştirme suçunu işlediğine dair güçlü olguların bulunduğu ayrıca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/293 esas numaralı dava dosyası alınan tanık beyanları ile Yalan Tanıklık suçunu da işlediği anlaşılmıştır.
Dorukhan Büyükışık dosyası 8 yıl sonra tekrar açıldı: 26 gözaltı kararıGündem