Dünyada 1,5 milyar, Türkiye’de 2 milyon: Serbest çalışma modeli yaygınlaşıyor
Dünya genelinde 1,5 milyar insanı, Türkiye'de ise 2 milyonu aşan freelance (serbest çalışma) modeli, esneklik ve yüksek gelir vaadiyle büyüyor. Ancak madalyonun öteki yüzünde, akademik dünyada "prekarya" olarak adlandırılan yeni bir güvencesiz çalışanlar sınıfı doğuyor.
Dünya Bankası verilerine göre küresel ölçekte 1,57 milyar kişi, Türkiye'de ise 2025 yılı itibarıyla 2 milyondan fazla çalışan freelance modeline geçmiş durumda. Özellikle 25-35 yaş arası genç nüfusun esneklik talebi ve enflasyonun yarattığı ek gelir ihtiyacı, bu modeli yazılım, grafik tasarım ve dijital pazarlama gibi alanlarda bir nevi zorunluluğa dönüştürüyor. Yaşar Üniversitesi akademisyenlerinin de yer aldığı uluslararası bir araştırma, bu yeni düzende kadın çalışanların kurumsal hayata oranla daha fazla proje aldığını ortaya koyuyor. Ancak esnek çalışma modellerinin yarattığı sosyal güvencesizlik, emeklilik hakkından mahrumiyet ve sürekliliği olmayan iş gücü riskleri tartışmaları beraberinde getiriyor.

KURUMSAL BASKIDAN KAÇIŞ PREKARYAYA MI İTİYOR?
Avrupa Halkla İlişkiler Eğitim ve Araştırma Derneği (EUPRERA) iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ile Prof. Dr. Ebru Gökaliler'in katkı sunduğu araştırma, kadınların bu modele yönelme nedenlerini çarpıcı bir şekilde özetliyor.
Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ve Prof. Dr. Ebru Gökaliler, elde edilen tespitlerin Türkiye'ye özgü bir tabloyu yansıttığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Kadın freelancerlar, kurumsal hayatta karşılaştıkları engelleri bu modelde avantaja dönüştürüyor. Bu çalışma, Türkiye'de kadınların iletişim sektöründe kendi şartlarını belirleyebildikleri, daha esnek ve üretken bir alan oluşturduklarını gösteriyor. Kurumsal iş hayatında sıkça karşılaşılan ‘Kadınlar daha az kazanıyor' olgusunu tersine çeviren dikkat çekici bir tablo sunuyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, kurumsal iş yaşamında karşılaştıkları mobbing, cinsiyet rolleri temelli eşitsizlikler ve kariyer engelleri nedeniyle freelance çalışmaya yöneldiklerini ifade etti. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, kadın ve erkeklerin freelance çalışmayı tercih etme motivasyonlarındaki farklılıklar oldu. Erkekler için daha yüksek gelir elde etme arzusu ön plana çıkarken, kadınlar için esneklik, iş-yaşam dengesi ve aile sorumluluklarını yönetebilme gibi faktörler belirleyici rol oynadı. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinin çalışma biçimlerine doğrudan yansıdığını gösteriyor."
TÜM RİSK EMEKÇİNİN OMUZLARINDA
Araştırma sonuçlarının gösterdiği "esneklik ve iş-yaşam dengesi" motivasyonu, aslında kadınların hem ev içi emek ve aile sorumluluklarını sırtlamak zorunda kaldığını hem de ekonomik varoluş için güvencesiz çalışmayı kabul ettiğini gösteren yapısal bir soruna işaret ediyor. Yazılım, sosyal medya ve dijital pazarlama gibi "freelance’in kalesi" sayılan sektörlerde çalışan milyonlarca genç, kıdem tazminatı, ücretli izin, sağlık sigortası ve sendikal haklar gibi temel kazanımlardan yoksun bir şekilde günübirlik projelerle yaşam mücadelesi veriyor. Kurumsal hayattaki eşitsizlikleri tersine çevirdiği iddia edilen bu model, nihayetinde sermayenin istihdam yükümlülüklerinden sıyrıldığı, tüm riskin çalışanın omuzlarına yüklendiği yeni bir çalışma düzenini meşrulaştırıyor.
‘Piyasanın insafıyla çıkış yolu bulunamaz’Emek