15 Şubat 2026 Pazar
İstanbul 21°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Düşük ücretle rekabet bahanesinin sonu yok’

Asgari ücretteki artışın, üretim maliyetlerini yükselttiği tezinin eksik olduğunu belirten Prof. Dr. Çelik, geçmişte Çin ve Doğu Avrupa ile rekabet edilirken bu ülkelerde ücretin arttığına ve sıranın Mısır’a geldiğine işaret etti. Çelik, düşük ücretle rekabet bahanesinin sonunun olmadığını vurguladı

‘Düşük ücretle rekabet bahanesinin sonu yok’

Asgari ücrete zam oranının belirleneceği tarih yaklaştıkça tartışmalar artıyor. Sanayiciler “Gerçekler doğrultusunda herkesi memnun edecek bir karar” beklediklerini açıklarken, Deutsche Bank ve JPMorgan gibi yabancı finans kuruluşları ise beklenen enflasyon oranına uyumlu olarak yüzde 25 zam beklediklerini duyurdu.

Sanayiciler, üretim maliyetleri nedeniyle ihracatta rekabet edemediklerini sıkça vurguluyor. İş gücü maliyetlerinin daha düşük olduğu Mısır’a taşınmalarla gündeme gelen tekstil sektöründen ise rekabeti zorlaştırmayacak oranda zam talebi geliyor.

‘MALİYET TEZİ HATALI’

Tartışmaları Aydınlık’a değerlendiren sosyal politika uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, asgari ücret artışının, üretim maliyetlerini doğrudan artırdığı tezinin hatalı olduğunu söyledi. Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir; aksine bir kamu düzeni ve sosyal politika meselesidir. Bu nedenle, asgari ücret düzeyi ile çeşitli sektörlerde yaşanan operasyonel sorunlar birbirinden ayrı ele alınmalıdır. ‘Asgari ücret artışının üretim maliyetlerini doğrudan ve yıkıcı şekilde artırdığı’ tezi eksik ve hatalı bir yaklaşımdır.

‘Düşük ücretle rekabet bahanesinin sonu yok’ - Resim : 1
Aziz Çelik

HER DÖNEM ‘REKABET EDEMİYORUZ’ İDDİALARI

“İşveren kesiminin ‘rekabet edemiyoruz’ yönündeki iddiaları her dönemde mevcuttu. Geçmişte sıkça Doğu Avrupa ve Çin karşılaştırması yaparlardı. Ancak buralardaki asgari ücretlerin Türkiye’yi geçmesi veya Türkiye seviyesine yaklaşmasıyla birlikte, artık bu örnekleri pek kullanmıyorlar. Hem Doğu Avrupa’da hem de Çin’de ücretler hızla yükselirken, bu ülkeler ‘diğer yerlerde ücretler daha düşük, biz artırmayalım’ demediler.

EN KÖTÜ ÖRNEĞE GÖRE BELİRLENEMEZ

“‘Düşük ücretle rekabet’ bahanesinin bir sonu yoktur; bugün Mısır olan odak noktası, yarın Suriye ya da başka bir ülke olabilir. Asgari ücret, çevredeki en kötü örneğe göre belirlenemez. Bu ücret bir taban sınırdır; sektörel bazda bir pazarlık veya farklılaştırma konusu yapılamaz.”

KÜÇÜK İŞLETMELERE DESTEK

Asgari ücretin en zayıf işletmenin koşullarına göre belirlenemeyeceğini kaydeden Çelik, şunları belirtti:

“Türkiye’deki asgari ücretle ilgili temel çıkmazın, bu ücretin artık bir ‘başlangıç ücreti’ olmaktan çıkıp yaygın ve ortalama ücret haline gelmesidir. Bu durumun neticesinde küçük ve büyük işletmeler benzer ücret seviyelerinde düğümlenmektedir. Devlet, küçük işletmeleri desteklemek amacıyla çeşitli teşvik veya destek politikaları izleyebilir ancak bunlar ayrı konulardır. Asgari ücret ile bu konular ayrı ayrı konulardır.

“Asgari ücret, en zayıf veya kötü işletmenin koşullarına göre belirlenmez. Çalışanlarına temel asgari ücreti dahi ödeyemeyen yapılar, ekonomik açıdan sağlıklı birer işletme değil; vahşi kapitalist birer sömürü organizasyonlarıdır. Asgari ücret, işçileri tam da bu tür organizasyonlardan korumak için oluşturulmuş bir kamusal politika aracıdır.

“Sonuç olarak, Türkiye’de ücretlerin toplam işletme maliyetleri içindeki payı birçok sektörde oldukça düşüktür. Bu düşük oran nedeniyle, Türkiye ekonomisi için bir ‘ücret-fiyat sarmalından’ söz etmek mümkün görünmemektedir.”

asgari ücret Enflasyon Zam