Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk: ‘S-400’den taviz vermek egemenlik zafiyeti yaratır’
Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, Türkiye'nin F-35 programına dönmemesi ve S-400'lerden vazgeçmemesi gerektiğini belirtt. F-35'in uzaktan kontrol edilebildiğini, istenen performansı vermediğini vurgulayan Kutluk, S-400'lerin Türkiye'nin egemenliği açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, F-35 tartışmalarıyla ilgili “Bence Türkiye'nin F-35 ile ilişkisini kesmesi gerekir. Türkiye artık F-35'e geri dönemez, dönmemelidir.” ifadelerini kullandı.
Aydınlık Youtube kanalında Aydınlık Ankara Haber Müdürü Aykut Diş’in sorularını yanıtlayan Amiral Kutluk, Ankara’da yapılan NATO Zirvesi’ni değerlendirdi.
Kutluk, Türkiye’nin ABD’den F-35’leri almak için S-400’lerden vazgeçmesinin egemenlik zafiyeti yaratacağını belirtti. “Ülkede Türkiye mi egemen yoksa başkaları mı?” sorunun gündeme geleceğini kaydeden Kutluk, “Amerika'ya taviz verilmemeli.” dedi.
10 Haziran’da Aydınlık TV’de konuşan Kutluk, şu vurguları yaptı:
UZAKTAN KUMANDALI F-35
“F-35 başarısız bir uçaktır. Pahalıdır. Buna rağmen Türkiye bu projeye yaklaşık 10 ile 15 milyar dolarlık bir offset anlaşmasıyla girmiştir. Yani bu uçağa yatıracağımız para kadar Türkiye'ye doğrudan yatırım imkânı sunulmuştur. Türkiye de buna karşılık özellikle Eskişehir bölgesinde bu uçağın değişik komponentlerini yani 300-500 komponentini üretecek altyapı kurmuştur. Şirketler ile bu işleri paylaştırmıştır ve projeye başlamıştır.
“Sonra İsrail'in isteği, damat Kushner’le Netanyahu'nun işbirliği, bunların iş bilmez Trump'ı ikna etmesi, Trump'ın da Kudüs kararını verdiği gibi bu kararda da Siyonist baskı altında Türkiye'yi dışlaması sonucunda, ‘madem S-400'ünüz var, o zaman F-35'ten çıkarsınız’ gibi bir karar sonucunda Türkiye gidip Amerikan Federal Mahkemesi'nde bu kararları engelletebilirdi. Bunu yapmamıştır Türkiye, yapmalıydı. Dolaylı birtakım anlaşılmaz işler yaptı ama bu arada anlaşıldı ki F-35 iyi bir uçak değil.
“Türkiye, projeye girdiğinde F-35 yarı elektronik, yarı mekanik bir uçaktı. Sonra zaman içinde üretici bunu tam elektroniğe dönüştürdü. Uçak uzaktan kontrol edilir bir hale geldi. Amerika uçağı uzaktan kontrol ediyor. Size verip, Amerika'nın aleyhine kullandırma şansı hiç yok. Sıfır. Çünkü nasıl bu bilgisayarı kendimize ait şifre olmadan açamıyorsak tabii ki uçağı da açamayacağız. Buna birçok Norveçli pilot ve başka ülke pilotları da şahit. Kendi bindikleri uçakta, Amerika'da yapılan bir hatadan dolayı kendi isimleriyle girdikleri halde uçağı uçuramadıklarına dair bir sürü örnek var. Ayrıca, bu bir uçan bilgisayar haline dönüştüğü için sürekli güncellenmeye ihtiyacı var. Bu güncelleme bir sırayla yapılıyor. Uçaklar güncelleme yapılıncaya kadar yerde bekliyor. Gidin Amerika'ya bakın, yüzlerce uçak yerde bekliyor. Ayrıca uçak istenen performansa çıkmadı. Çünkü uçağın üç tipi vardı. Üçüncü tip daha servise verilemedi. Diğer taraftan İran da kendi geliştirdiği altyapıyla gördü, vurdu, düşürdü.”
‘BATI NORMLARINA GÖRE ÜRETİLEN HAVA SAVUNMASI’
Kutluk, S-400 konusuyla ilgili de şunları söyledi:
“S-400, İran Savaşı gösteriyor ki hava savunma burada en önemli ihtiyaç. Rusya, başkaları İran'ı kendi hava sahasında vuramasın diye İran'ın elindeki S-300'leri S-400'e modernize ediyor. Savaş boyunca da İran hava sahasına giremediler. Biz S-400'lerimizi başkasına vererek hava sahamızı kontrol etme gücümüzden niye taviz verelim ki? S-400 kendi klasmanında dünyadaki en iyi hava savunma silahı. Bu konuda Amerikan ve Avrupa teknolojisinden üstün.
“Bir de S-500 var. S-400 alan S-500'i de alır. Denebilir ki biz Türkiye'de hava savunma silahımızı kendimiz yapıyoruz. Yapıyoruz ama bir performansa bakalım yani mukayese edelim. İran savaşı bize göstermiştir ki 6-7 katmanlı İsrail'in hava savunmasını İran takır takır deldi. İran'a nüfuz eden mevcut bütün teknoloji İsrail hava sahasında var. Ayrıca denizdeki Amerikan gemileri de İsrail'e hava savunma desteği sağlıyor. İran, hepsini birden yırtarak İsrail'i vurabiliyor. O halde biz niye Batı normlarına göre üretilmiş bir hava savunmasıyla bu kadar istekli ilgileniyoruz? Önce bir elimizdeki imkânı kendimizi korumak için muhafaza etmemiz lazım. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre hükümetlerin görevi, Türk ana yurdunu korumaktır.”
'S-400'lere özellikle bu dönem ihtiyaç var'Gündem