Endüstrileşmenin getirdiği hastalık: Beyin sisi
Beyin sisi nedir? Hangi belirtilerle karşımıza çıkar? Alzheimer’dan farkı nedir? Hastalığı, ‘sisli bir havada araba kullanırken tabiatta kaybolmuş gibi hissetmek’ diye anlatan Prof. Dr. Gülümser Heper’le, beyin sisinin nedenlerini ve korunma yollarını konuştuk.
Bu hafta, günlük işleri yapmada zorluk, kelime bulma güçlüğü, motivasyon eksikliği ve karar verme mekanizmasında yavaşlama gibi belirtilerle kendini gösteren beyin sisi konusunu işledik. Beyin sisini, Kardiyolog Prof. Dr. Gülümser Heper’e sorduk. Dikkat çekici ve aydınlatıcı yanıtlar aldık.

- Beyin sisi nedir?
Beyin sisi, beynin kendisinden ziyade, birçok beyin dışı sebebin, beyinde yarattığı dengesizliğin ya da diğer ifadeyle işlevsel fonksiyon bozukluğunun sonucudur. Beyin sisi ya da zihin bulanıklığı, net ve teşhis edilebilir bir nörolojik neden olmaksızın, zihinsel olarak yavaşlama, bulanıklaşma ve odaklanamama hissini tanımlayan genel bir terimdir. Kendi başına bir hastalık değil, zihinsel keskinliğin azalmasıyla ilgili öznel bir deneyimi ifade eder.
Tül bir perdenin ardından dünyaya bakar gibi ya da sisli bir havada araba kullanırken tabiatta kaybolmuş gibi hissetmek diyebiliriz. Beyin sisinde sadece görme duyusu etkilenmez. Bütün hisler körleşir. Hafıza, tat, koku bozulduğu gibi motor cevaplar, tepkiler bozulur. Bir nevi dünyanın kıyısında durur insan.
Yaşlılarda bulanıklık daha abartılıdır. Zihnindeki bulanıklığın farkına varan yaşlı ve çevresi alzheimer başladığı endişesine kapılır.
- Alzheimer ile beyin sisi arasında bir bağlantı var mı?
Beyin sisinin bunama olmadığını, aksine beyinde sağlık ve hastalık arasında geçiş aşaması olan bir “sağlık altı” durumu olduğu kabul edilir.
- Nasıl ayırt edeceğiz?
Klinik olarak en iyi ayıraç şikâyetin hızıdır. Beyin sisi aniden gelişir. Alzheimer ise uzun bir süreçtir. Beyin bir gecede sağlıklı halden bunamaya geçmez. Birkaç gün önce gayet iyi durumda beyin fonksiyonu olan bir insan, birden bulanıklaştı ise öncelikle beyin sisi düşünmek gerekir.
- Beyin sisinin başlıca sebepleri nelerdir?
Bağırsak dengesizliği: Bağırsak ve beyin, sinir, bağışıklık ve endokrin sistem aracılığıyla bir bağırsak-beyin ekseni oluşturur. Bağırsak bakterilerindeki dengesizlik, sindirim kapasitesinin azalması veya kronik gıda hassasiyetleri nedeniyle bağırsak tahriş olduğunda, düşük dereceli iltihaplanmayı tetikleyebilir. İltihap sinyalleri vagus siniri aracılığıyla beyine iletilir ve beyin sisi belirtilerine neden olabilir.
Azalmış mitokondri fonksiyonu: Mitokondri, hücrenin enerji üretim merkezidir. Beyin yüksek derecede enerjiye bağımlı bir organdır. Mitokondri fonksiyonu bozulunca bu beyin sisi olarak yansır.
Toksin birikimi: Ağır metaller, endokrin bozucular, mikotoksinler mitokondri fonksiyonlarını bozar ve beyin sisi oluşturur.
Nörotransmitter dengesizliği: Dopamin, seratonin, asetilkolin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlik beyin koordinasyonunu bozar ve beyin sisi oluşturur.
Oksidatif stres ve kronik inflamasyon: Oksidatif stres, beyin inflamasyonuna neden olur ve sinir sistemine zarar verir. Bu arada uzun süren stres, kötü beslenme, uykusuzluk, kronik hastalıklar, fokal enfeksiyonler, hepsi ama hepsi kronik beyin iltihaplanması demektir. Misal uyumadan geçirdiğimiz ya da kötü uyuduğumuz bir gecenin sabahında yaşadığımız hafıza sorunları, küntlük, algı sıkıntısı, tamamı beyin sisine nedeniyledir.

- Beyin sisini engellemek ve tedavi etmek için neler yapmalı?
1-İltihap önleyici ve antioksidan besinler
Üç besin maddesiyle takviye yapılması önerilir.
Omega-3 yağ asitleri: Başlıca derin deniz balıklarında, keten tohumunda ve chia tohumunda bulunan güçlü doğal anti-inflamatuar maddelerdir.
D vitamini: Osteoporozu önler, bağışıklık fonksiyonunu stabilize eder ve alerji semptomlarını iyileştirir.
C vitamini: Oksidatif stresi azaltarak iltihabı azaltır.
2-Probiyotik ve Prebiyotik takviyesi
Bağırsak iltihabı, beyin iltihabının önemli bir nedeni olduğundan tatlı patates, muz ve tam tahıllar gibi diyet lifi açısından zengin ve faydalı bağırsak bakterilerinin büyümesini destekleyen prebiyotik gıdaların daha fazla tüketilmesi önerilir. Aynı zamanda, Lactobacillus ve Bifidobacterium gibi probiyotiklerle takviye yapılması tavsiye edilir. Peynir ve kimchi gibi fermente gıdalar da probiyotik açısından zengindir ve faydalıdır.
3-İltihaplanmaya neden olan yiyeceklerden kaçınma
Faydalı bakteriler ve diyet lifi tüketmenin yanı sıra bağırsak sağlığını korumak için bağırsaklara zarar veren yüksek şekerli, yüksek yağlı ve aşırı işlenmiş gıdalardan da kaçınmak gerekir. Ayrıca, bazı kişilerin gluten gibi gıdalara karşı intoleransı vardır ve bunlardan da mümkün olduğunca kaçınmalıdırlar. Yetersiz beslenen hastalar, daha hızlı sonuçlar sağlayabilen ağızdan veya intravenöz besin takviyelerinden fayda görebilirler.
Toksinler, hücre hasarına neden olur
Uyku kalitesini iyileştirmeyi ve uykuya müdahale eden mavi ışığı azaltmak için yatmadan önce cep telefonu ve bilgisayar kullanmaktan kaçınmak gereklidir. Ayrıca okuma ve öğrenme yoluyla zihinsel kapasiteyi geliştirmek her daim iyi sonuçlar verir. Düzenli egzersizin beyin fonksiyonlarını destekleyici etkisi vardır. Egzersiz sırasında vücudun, hafızayı ve bilişsel işlevleri korumaya yardımcı olan nörotrofik faktörler gibi beyni koruyan çeşitli maddeler salgıladığı gösterilmiştir.
Stresi azaltmak amaçlı sosyal etkinlikler, seyahat, müzik dinleme tavsiye edilir. Lavanta, biberiye gibi esansiyel yağlar ile aromaterapinin faydası tartışılmaz.
Ağır metal toksisitesi kan-beyin bariyerine zarar vererek toksinlerin beyin hücrelerine girmesini kolaylaştırır. Bu da beynin kronik iltihabı demektir. Toksinler, beynin enerji santrali olan mitokondrilerin bozulmasına hatta hücre hasarına neden olur.
Günlük yaşamda en sık toksin kaynakları düşük kaliteli kozmetikler, derin su balıkları, asbestli su boruları, arıtılmamış sular, boyalar ve teflon kaplı tencerelerdir. Çevresel toksin kaynaklarını bilmek ve ekarte etmek beyin sisi ile mücadelede elzemdir.
