10 Ekim 2026 Cumartesi
İstanbul 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

TBB: Enerji kredileri 1 trilyon TL’yi aştı, yenilenebilirin payı yüzde 53

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankaların enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi geçtiğini açıkladı. Fatih Birol ise COP31’de elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarma taahhüdü hedeflendiğini söyledi.

Enerji kredileri 1 trilyon TL’yi aştı

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar ile Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol, “Dönüşümün Finansmanı: COP31 Yolunda Türkiye” başlıklı basın buluşmasında gazetecilerle bir araya geldi. Çakar, bankacılık sektörünün enerjiye sağladığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını ve enerji proje finansmanında yenilenebilir kaynakların payının yüzde 53’e ulaştığını bildirdi. Bankaların enerji dönüşümünün finansmanında daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu belirten Çakar, Birol da COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

ENERJİYE FİNANSMAN DESTEĞİ

Enerjide dönüşümün yatırım ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Çakar, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayide düşük karbonlu üretime geçiş ve yeni teknolojilere uyumun önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olduğunu söyledi. Çakar, “Bugün yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyum, önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olarak karşımıza çıkıyor. Enerjideki bu dönüşüm, çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor. Türk bankacılık sektörü olarak biz de bu alanda önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine; sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarımızla ülkemizin enerji dönüşümünün finansmanında aktif biçimde yer alıyoruz” dedi.

Bankaların enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’nin üzerinde olduğunu belirten Çakar, enerji kredilerinin toplam tutarını ve yenilenebilir enerjinin proje finansmanındaki payını da açıkladı. Çakar, “Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon TL’nin üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar TL’lik enerji kredilerinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz” diye konuştu.

İKLİM YATIRIMLARI VE COP31

Çakar, 1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulduğunu, küresel iklim finansmanının ise yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde olduğunu söyledi. Türk bankacılık sektörünün sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli rol üstlendiğini belirten Çakar, COP31’i yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için fırsat olarak gördüklerini kaydetti.

COP31’in Türkiye açısından önemine değinen Birol, Antalya’da kararların yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele ve somut adımların Türkiye kamuoyuna anlatılabileceği bir platform oluşacağını belirtti. Birol, “Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak. Elektrifikasyon konusunda Cumhurbaşkanımızın onayıyla Antalya’nın ana hedeflerinden biri, bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmak. Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte.” dedi.

Birol, elektrifikasyon hedefinin uzun bir yatırım zincirini beraberinde getirdiğini ifade etti. Türkiye’nin Avustralya’yla birlikte ortaya koyduğu hedefin uluslararası temaslarda giderek daha geniş kabul gördüğünü belirten Birol, “Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek, bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak” diye konuştu.

YATIRIM DENGESİ DEĞİŞİYOR

Dünyadaki enerji yatırımlarının dağılımında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Birol, geçmişte yatırımların yüzde 40’ının yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ının fosil kaynaklara yöneldiğini, bu yıl ise tablonun tersine döndüğünü söyledi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla büyüdüğünü kaydeden Birol, bu değişimin iklim politikalarının yanı sıra teknolojiyle de güçlü biçimde ilişkili olduğunu ifade etti. Birol, “Bu dönüşüm bana umut veriyor; çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek, bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz” açıklamasında bulundu.

Kaynak: İHA
TBB Enerji Yenilenebilir Enerji