Erhürman: Dış politikayı Türkiye ile istişare etmeden yürütmeyeceğiz
KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Erhürman, hiçbir cumhurbaşkanının dış politikayla ilgili süreçleri, Türkiye Cumhuriyeti ile istişare etmeden yürütmediğini belirterek, bunun kendi Cumhurbaşkanlığı döneminde de değişmeyeceğinin altını çizdi.
Erhürman, “Bu bölgede çözüm, kalıcı barış ve istikrar, bu Ada’da Kıbrıslı Türkler ve bölgede garantör ülke Türkiye görmezden gelinerek hak ve yetkileri ihlal edilerek sağlanamaz.” diye konuştu. Erhürman, ilk fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret edeceğini de açıkladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, devir teslim töreninin ardından resmi olarak görevine başladı. KKTC’nin 6. Cumhurbaşkanı seçilen Erhürman, Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan törende, görevi 5. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan devraldı.
‘ADA’NIN ÜZERİNDE ETRAFINDA HER NE VARSA ORTAĞIZ’
Kıbrıs Türk halkının bu ülkedeki hak ve çıkarlarını korumak ve gelecek nesillere aktarmanın birinci vazife olduğunu vurgulayan Erhürman, şu ifadeleri kullandı: “Bütün dünya bilmelidir ve bilecektir ki Kıbrıs Türk halkı bu Ada’daki iki eşit kurucu ortaktan biridir ve bu Ada’nın üzerinde etrafında her ne varsa onda ortaktır. Bu Ada’da güvenlik, enerji, hidrokarbonlar, deniz yetki alanları, ticaret yolları, Avrupa Birliği yurttaşlığı gibi alanlarda Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın karar alınması, Kıbrıs Türk halkının yok sayılması mümkün değildir. Kıbrıs Türk halkının bu adadaki egemenlik haklarına sahip çıkmak hem bu halkın bu adadaki statüsünün gereği hem de varoluş mücadelesini veren büyüklerimize ve bu ülkeyi devredeceğimiz çocuklarımıza karşı yükümlülüğümüzdür.”
Erhürman, bir hukukçu olarak sözcükler ve kavramlardan ziyade içeriğe önem verdiğine dikkati çekerek, “Biliyorum ki insanlarımızdan federasyon diyenler de iki devlet diyenler de az önce söylediklerim konusunda, Kıbrıs Türk halkının bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğu konusunda ve bu adanın etrafındaki her ne varsa onun ortağı olduğu konusunda hangi fikirde olursa olsun, biliyorum ki halkımız tam anlamıyla hemfikirdir. Yukarıda saydıklarım ortak yetki alanlardır ve yalnızca Kıbrıs Rum halkının egemenlik ya da yetki alanında sayılması mümkün değildir.” dedi.
‘KIBRIS TÜRK HALKI YOKMUŞ GİBİ DAVRANILAMAZ’
Kıbrıs Rum halkı Ada’da ne kadar egemense Kıbrıs Türk halkının da o kadar egemen olduğunun altını çizen Erhürman, şöyle konuştu:
“Bu bölgede çözüm, kalıcı barış ve istikrar, bu Ada’da Kıbrıslı Türkler ve bölgede garantör ülke Türkiye görmezden gelinerek hak ve yetkileri ihlal edilerek sağlanamaz. O nedenle diğer garantör ülkelere Kıbrıs Rum halkına Kıbrıs Rum liderliğine ve bütün dünyaya buradan çağrım herkesin kazanacağı çözüme, kalıcı barışa ve istikrara odaklanmaktır.”
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişki herhangi iki devlet arasındaki ilişkilerle kıyaslanamayacak kadar özel olduğunu aktaran Erhürman, “Bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanımız, müzakere süreçlerini ve Kıbrıs sorunu ve dış politikayla ilgili diğer süreçleri Türkiye Cumhuriyeti ile istişare etmeden yürütmemiştir. Bu benim Cumhurbaşkanlığı dönemimde de değişmeyecektir.” vurgusu yaptı.
‘MİLLİ DAVAMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Törene katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, “Anavatan ve garantör Türkiye olarak tarihi, hukuki ve insani sorumluluklarımız çerçevesinde ve adanın gerçeklerine uygun biçimde, Kıbrıs Türk halkının huzur, refah ve kalkınmasına yönelik gayretlere katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milli davamıza sahip çıkmaya, Kıbrıs Türkü’nün adalet mücadelesine destek vermeye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını her platformda savunmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.