12 Mayıs 2026 Salı
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Eski emniyet müdürü, Bora Kaplan davasında savunma yaptı: 'Ankara'yı kırmızı alarma geçirsem yine o araçlardan çıkmazdı'

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada savunma yapan eski Organize Suçlarla Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, Serdar Sertçelik'in firar ettiği sürece ilişkin, "Ben Ankara'yı kırmızı alarma geçirsem, tüm siyah Audi marka araçları durdursam Sertçelik o araçlarda çıkmayacaktı.” dedi.

Eski emniyet müdürü, Bora Kaplan davasında savunma yaptı: 'Ankara'yı kırmızı alarma geçirsem yine o araçlardan çıkmazdı'
A+ A-
AYDINLIK/ANKARA

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

‘KENDİSİYLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEDİM’

Duruşmada savunma yapan müşteki sanıklardan eski Organize Suçlarla Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, "8 ay Organize Şube Müdürlüğü görevini yürüttüm. Atandıktan 15 gün sonra suç örgütüne yönelik ilk operasyon yapıldı. Bu operasyonda Serdar Sertçelik'in Kıbrıs’tan geleceğinin söylenmesi üzerine Kıbrıs irtibat görevlisinin numarasını aldım. Ufuk komisere ilettim bunu. Sertçelik'in ülkemize gelmeden önce, serbest kaldığı süreçte, firar ettiği dönemde, tekrar getirildiği zaman hiçbir şekilde kendisi ile yüz yüze görüşmedim." ifadelerini kullandı.

‘ÇOK ACİL BAZ VE SİNYAL BİLGİSİ İSTEDİM’

Öner savunmasına şöyle devam etti:

"M7'nin Serdar Sertçelik olduğunu Ufuk komiser söylemişti. Sertçelik'in gizli tanık olması yönünde Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşmedim. Suç örgütüne ikinci operasyon öncesi Sertçelik'in bir çorbacıda yaralandığı bilgisi geldi. Daha sonra asayiş şube müdürüne sordum bunu. Sertçelik ile ilgili verilen kararın ardından Sertçelik'i bulamadığımızı söyleyip çok acil baz ve sinyal bilgisi istedim. Ekipler Sertçelik'in olabileceği adreslerde çalışma yaptı. Sertçelik ile ilgili müzakereler yağmur gibi yağmaya başladı."

‘ÇÜNKÜ SİYAH AUDİ MARKA ARACIN İÇİNDE DEĞİLDİ’

"İddianamede Sertçelik'in kim tarafından ne zaman kaçırıldığı yazıyor. Ankara'dan İstanbul'a kaçışıyla ilgili 4 farklı araç kullanılmış. İddianamede görüleceği üzere doğru olmayan bir bilgiye karşı nasıl çalışma yapmam beklenebilir? Ben gözaltındayken, sanki benim telefonum 112 telefonu gibi, bu telefona gelen bilgi kesin, doğru bir bilgiymiş gibi tahkikat yürütülmem beklenildi. Ben Ankara'yı kırmızı alarma geçirsem, tüm siyah Audi marka araçları durdursam Sertçelik o araçlarda çıkmayacaktı. Çünkü siyah Audi marka aracın içinde değildi."

'AMİRİMLE HUKUKİ ÇATIŞMA YAŞADIM'

Kerem Gökay Öner, görevden ayrılış sürecini de şöyle anlattı:

"Üst sıfatı taşıyan amirimin emir ve talimatlarıyla hukuki bir çatışma yaşadım. Ardından da Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü görevimden affımı istedim. Bu operasyonun ilk aşamalarından itibaren çok hızlı personel değişimi oldu. Kendi personelimi seçemediğim bir ortamda durmak istemedim. Rahatsızlık duyduğum durumlar oldu. Bu 8 ayda yaşadığım stresi hiçbir yerde yaşamadım. Emniyet müdürünün yanına gittim. Murat müdürümüz de vardı karşılıklı oturduk. Bana bazı şeyler söyledi. Adliyeye gidip bazı kişilere bilgi verdiğimi söyledi. Ben de kabul edemedim. Böyle düşünüyorsanız alın beni dedim. Bir gün o kadar öfkelendim ki yazılı talepte bulunduğum makama gittim."

'SUÇLULARLA KİŞİSEL BAĞ KURMUYORUM'

"Bora Kaplan operasyonunda Murat müdürün odasına gittim. Avukat Cengiz Haliç'i tanıyor musun dedi tanımadığımı söyledim. Birkaç konudan bahsetti, işim vardı çıktım. Başka bir gün yine gittim odasına. Şahin Turgut vardı tanıyor musun dedi Turgut'u. Tanımadığımı söyledim. Sayın müdürüm siz suç örgütündeki kişileri tanıyor olabilirsiniz. Ben de tanımıyorum. Böyle birisiyim. Ben suçlularla kişisel bağ kurmuyorum."

'DAVACI VE ŞİKAYETÇİYİM'

"Bu soruşturmada adliyeden gelen tüm talimatları yapmak için elimden geleni yaptım. Halen terör bölgesinde görev yapan bir emniyet müdürüyüm. Kaynağı belli olmayan iftira, asılsız iddiaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Ailem ve çocuğumla vurmaya çalıştılar beni. Bu kişilerden davacı ve şikayetçiyim."

YANITSIZ KALAN SORULAR

Duruşmada sanıklardan Bora Kaplan, Kerem Gökay Öner'e şu soruları yöneltti:

"Murat Çelik'in şubeye aldığı personelin FETÖ'cü çıkıp sizin tarafınızdan gönderildiği doğru mu? Şevket Demircan ile birebir husumetiniz var mı? Mesaj içeriklerinde bahsedilen Kerem siz misiniz?"

Öner ise Bora Kaplan'ın kendisine sorduğu sorulara yanıt vermek istemediğini söyledi.

'GÖZALTI GÖRÜNTÜLERİ BİZİ DE RAHATSIZ ETTİ'

Davada müşteki sanık sıfatı bulunan eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Yardımcısı Şevket Demircan da savunmasında şunları söyledi:

"Yaklaşık 116 gün tutuklu kalmıştım. Bu konuda önceki ifadelerimi tekrarlıyorum. Ankara'da Organize Şube Müdür Yardımcısı olarak göreve başlamıştım. 7 Eylül 2023 tarihinde Bora Kaplan'ın alınması talimatı verildi. Kerem bey havaalanına geçmemi söyledi. Bora Kaplan'ı bu şekilde gözaltına aldık. Oradaki görüntüleri kimin çektiğini bilmiyorum. Bu görüntülerin basına servis edilmesi bizi de rahatsız etti."

'BİZ SADECE FİGÜRANMIŞIZ'

Demircan savunmasının devamında şöyle konuştu:

"Biz daha sonra gördük ki bu operasyon sürecinde sadece figüranmışız. Ben devletimizin bana verdiği görevi yaptım. Herhangi bir yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Cebir ve şiddet uygulamadık. Yaptığımız görevin bilincinin farkındayız. Yaptığımız işlemlerden rahatsız değiliz. Suçlamaları kabul etmiyorum. Mahkemenin soruları dışında bana yönetilecek hiçbir soruya da yanıt vermeyeceğim."

Kaynak: Aydinlik.com.tr - HABER MERKEZİ
Ayhan Bora Kaplan Ankara