09 Mart 2026 Pazartesi
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Fransa sahada güç üreten bir aktör değil

Fransa’nın Şam-Bağdat-Erbil hattındaki yoğun temasları ‘Suriye’de kalıcılaşma’ yorumlarını beraberinde getirdi. Ancak Aydınlık’a konuşan uzmanlar, bu adımların sahada güç üreten bir karşılığı olmadığını, Fransa’nın ABD olmadan bağımsız bir hareket alanı bulunmadığını anlattı.

Fransa sahada güç üreten bir aktör değil
ALİ ERDEM KÖZ

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Şam ve Bağdat’taki temaslarının ardından Erbil’e geçti. Barrot’un Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve terör örgütü PKK/YPG’nin elebaşı Mazlum Abdi ile art arda yaptığı görüşmeler, Fransa’nın Suriye’de bir arayışa girdiği şeklinde yorumlandı. Konuyu siyaset bilimci Onur Sinan Güzaltan ile konuştuk. Güzaltan, Fransa’nın son dönemde Suriye dosyasında artan diplomatik temaslarının, sahada karşılığı olan bir güç değişimine işaret etmediğini belirtti. Güzaltan’a göre Fransa’nın attığı adımlar, tarihsel reflekslerin ve siyasi alışkanlıkların devamı niteliğinde.

Fransa’nın Levant bölgesindeki geçmişine dikkat çeken Güzaltan, “Fransa’nın Suriye ve Lübnan hattında tarihsel bir etkisi vardı. Bu etki uzun yıllar inişli çıkışlı şekilde sürdü. Ancak bugün gelinen noktada Fransa’nın hem Batı Asya’da hem de Afrika’da ciddi bir güç kaybı yaşadığı görülüyor.” dedi.

Fransa sahada güç üreten bir aktör değil - Resim : 1Fransa sahada güç üreten bir aktör değil - Resim : 2

‘İÇERİDE ZAYIF DIŞARIDA ETKİSİZ’

Fransa’nın kendi iç sorunlarının dış politikaya doğrudan yansıdığını ifade eden Güzaltan, ülkenin ekonomik ve toplumsal açıdan zor bir dönemden geçtiğini vurgulayarak şunları anlattı:

“Fransa bugün içeride ciddi ekonomik sorunlarla, toplumsal kırılganlıklarla ve göç olgusuyla boğuşuyor. Ülke içinde farklı toplulukların bir arada yaşamakta zorlandığı son derece hassas bir yapı var. Böyle bir tablo, Fransa’nın dışarıda güçlü ve bağımsız bir politika üretmesini de doğrudan zorlaştırıyor.

“Emmanuel Macron, finans çevrelerinden gelen, banker kökenli bir isim. Macron’un finans dünyasıyla uzun yıllara dayanan ilişkileri bulunuyor. Bugün gelinen noktada halk nezdindeki desteğini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Yarın bir seçim düzenlense iktidarı kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir siyasal zeminde Fransa’nın dış politikada oyun kurucu bir aktör hâline gelmesi kolay değil.”

‘AZINLIKLARIN KORUYUCUSU’ SÖYLEMİ TUTARSIZ

Fransa’nın Suriye’de kendisine biçtiği role de değinen Güzaltan, bu yaklaşımın sahada bir karşılığı olmadığını vurguladı. Güzaltan, “Fransa kendisini bölgede Hristiyanların ve farklı etnik azınlıkların koruyucusu olarak konumlandırmaya çalışıyor. Ancak bunun ne tutarlılığı var ne de sahada gerçek bir karşılığı. Sonuçta Fransa da emperyal bir güç ve bölgede kendi çıkarlarının peşinde.” dedi. Fransız şirketlerinin enerji, inşaat ve çeşitli sektörlerdeki çıkarlarına işaret eden Güzaltan, yapılan ziyaretlerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

‘ABD OLMADAN HAREKET ALANI YOK’

Fransa’nın Suriye sahasında tek başına hareket edemeyeceğini vurgulayan Güzaltan, ülkenin ABD’ye bağımlı bir pozisyonda olduğunu dile getirdi. “Fransa bugün ancak ABD ile birlikte sahada var olabilir. ABD’den bağımsız bir politika izleyebilecek bir kapasitesi yok. Böyle bir iddiası olsa bile bu söylem düzeyinde kalır.” diyen Güzaltan, Fransa’nın askeri ve siyasi gücünün buna elvermediğini belirtti.

Fransa sahada güç üreten bir aktör değil - Resim : 3

‘OYUNU DEĞİŞTİRECEK UDIMLAR DEĞİL’

ABD’nin bölgeden çekildiği yönündeki tartışmalara da değinen Güzaltan, mevcut verilerin bu iddiaları desteklemediğini söyledi. Güzaltan, “Eldeki son gelişmeler, ABD’nin bölgeden çekilmek bir yana askeri ve siyasi ağırlığını artırdığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Güzaltan sözlerini şöyle tamamladı:

“Fransa’nın attığı bu adımların sahada gerçek bir karşılığı yok. Fransa bugün sahada güç üreten bir aktör değil. ABD olmadan bölgede varlık göstermesi mümkün değil. ABD’den bağımsız bir politika izleyebilecek bir hareket alanı bulunmuyor. Bu nedenle bu temasların oyunun seyrini değiştirecek nitelikte adımlar olduğunu söylemek zor.”

Barrot: Kürdistan Fransa için özel bir konumda

Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, Erbil’de ilk olarak Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Barrot, Şam ile PKK/SDG arasındaki süreçte yürütülen temaslar nedeniyle Barzani’ye teşekkür ederek, “Kürdistan Bölgesi, Fransa için özel bir konumdadır ve aramızda güçlü bir ilişki bulunmaktadır.” dedi.

BARZANİ’DEN ‘ULUSLARARASI GÖZLEM’ VURGUSU

Barrot, Fransa’nın “Irak ve Kürdistan Bölgesi ile ilişkilerini geliştirmeye önem verdiğini, bölgesel istikrarın korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını” ifade etti.

Barzani de basın toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Suriye’de ateşkesin sağlanması ve Kürtlerin haklarına yönelik yaklaşımını takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Barzani, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ateşkesin sağlanması ve Kürtlerin haklarının korunmasına yönelik rolünü takdir ediyoruz.” dedi.

Basın toplantısında Suriye başlığına ayrı bir parantez açan Barzani, Şam yönetimi ile PKK/SDG arasında yürütülen anlaşma sürecine dikkat çekti. Barzani, “Kürtlerin ve tüm bileşenlerin yer aldığı, hakların korunduğu birleşik bir Suriye için Şam-SDG anlaşmasının uluslararası gözetim altında uygulanması hayati önemdedir.” ifadelerini kullandı.

Abdi ile de görüştü

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile yapılan görüşmenin ardından Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, terör örgütü PKK/YPG elebaşı Mazlum Abdi ile bir araya geldi. Görüşmeye İlham Ahmed ile Rohilat Efrin de katıldı. Ahmed, “Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı” sıfatını kullanmaya devam ederken Efrin’de “YPJ Genel Komutanı” sıfatı ile yer aldı.

Abdi, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, toplantının içeriğine ilişkin bilgi paylaştı. “29 Ocak Anlaşması’nın uygulanma detaylarını ele aldık” diyen Abdi’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “DEAŞ’a karşı mücadelenin devamı, DEAŞ’lı tutuklu ailelerin ve savaşçıların bulunduğu hapishanelerin korunma yolları tartışıldı. Kürt bölgelerinin özel yapısının korunması ve Suriye’deki Kürtlerin hakları değerlendirildi. YPJ de dahil olmak üzere askeri ve güvenlik güçlerinin entegrasyonu tüm ayrıntılarıyla ele alındı.”

‘DESTEK SÜRECEK’

Fransa Dışişleri Bakanı Barrot da PKK/YPG’ye hayal satmaya devam etti. “Fransa bu yeni aşamayı desteklemektedir.” ifadelerini kullanan Fransız Bakan Barrot, ülkesinin sürecin hayata geçirilmesine yönelik desteğinin devam edeceğini belirtti.

Fidan: Küçük ülkelerin söylemini önemsemiyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa’nın Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG destekli yapıya verdiği desteğe sert tepki göstermişti. 11 Ocak 2025’te İstanbul’da yerli ve yabancı basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda konuşan Fidan, Fransa’nın tutumunu doğrudan şu sözlerle eleştirmişti:

“Avrupa’daki bazı küçük ülkelerin Amerika’nın şemsiyesi altında söz söylemeye dönük politikalarının kendilerine hiçbir katkısı yok. Amerika’nın gücünü kullanarak, arkasına saklanarak Suriye’de kendi menfaatlerini ilerletmeye çalışan ülkeleri açıkçası dikkate almıyoruz. Bizim muhatabımız Amerika’dır. Amerikalılar yokken bölgeye gelebiliyorlarsa görelim.”

Vatan Partisi Fransa Temsilcisi: Macron sahada nal topladı

Vatan Partisi Fransa Temsilcisi Gürler Akdora da Fransa’nın Suriye sahasındaki girişimlerinin karşılıksız kaldığına dikkat çekti. Akdora, Fransa’nın Kürtlerin hamiliğine soyunan Batılı ülkelerden biri olduğunu belirterek, “böl ve yönet” siyasetinin bugün sahada çöktüğünü ifade etti. Akdora şöyle devam etti:
“Fransa, Kürtlerin hamiliğine soyunan ‘böl ve yönet’çi Batılı emperyalist ülkelerden sadece biridir. Bugün gelinen noktada ABD’nin SDG/PKK-YPG güçleri Türkiye–Şam stratejisi karşısında kaybetmiştir. Mutabakat ve ateşkes süreçleri Şam’ın lehine sonuçlanmış, ABD SDG/PKK-YPG’yi sahada yalnız bırakarak Suriye’den yenilgiyle çekilmiştir.

“Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’den doğan boşluğu doldurmak amacıyla gecikmiş bir hamleye girişmiştir. Ancak Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında yürütülen temaslar fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Macron’un kamuoyuna yansıyan açıklamaları, ‘Kürt halkının hakları korunsun’ şeklindeki cılız bir söylemle sınırlı kalmıştır.

“Fransa’nın yarı resmî kuruluşlarından Uluslararası İlişkiler ve Strateji Enstitüsü (IRIS) bünyesinde yer alan Pascal Boniface ve Didier Billion’un 3 Şubat’ta düzenlediği video toplantısında da Suriye’de kazanan tarafın Türkiye ve Ahmed Şara hükûmeti olduğu açıkça kabul edilmiştir.”

Fransa Şam Bağdat