Azerbaycan karşıtı tutumlara sert tepki: Erivan'da 'zafiyet', Avrupa'da 'çifte standart'
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve Karabağ meseleleri ekseninde diplomatik alanda yaşanan gelişmelere uzmanlardan eleştiri geldi. Agil Alesger, Erivan'da 'evimdeyim' diyen diplomatları; Prof. Dr. Aygün Attar ise AP Başkanı Metsola'yı çifte standart uygulamakla eleştirdi.
Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak yürüttüğü stratejik dış politikaya yönelik hem içeriden hem de uluslararası camiadan gelen diplomatik tutumlar, uzmanların tepkisine neden oldu. Gazeteci Agil Alesger, diplomat Serdar Kılıç'ın Erivan temaslarındaki açıklamalarını eleştirirken, Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar da Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola'ya açık bir mektup yayımladı.
ERİVAN'DA 'EVİMDEYİM' DEMEK ZAFİYETTİR
Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci kapsamında Erivan'a giden diplomat Serdar Kılıç'ın sarf ettiği sözler eleştiri konusu oldu. Gazeteci Agil Alesger, bayrak yakma olaylarını hatırlatarak diplomatların sahadaki gerçeklikten kopmaması gerektiğini vurguladı.
Alesger, konuya ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi: "Henüz günler önce, 24 Nisan’da Erivan sokaklarında Türk ve Azerbaycan bayrakları yakıldı, parçalandı, açıkça nefret kusuldu. Böylesi bir atmosferde, bir Türk diplomatının o şehir için 'evim gibi' demesi diplomasiyle açıklanamaz. Bu, gerçeklikten kopuştur. Diplomasi elbette müzakere sanatıdır; ancak bu sanat, kendi devletinin çıkarlarını zayıflatmak pahasına icra edilmez. Devleti temsil eden bir isim masada eğiliyorsa, bu sadece bir taktik değil, bir zafiyettir."

'MONŞER' ANLAYIŞINDAN TEMİZLENMELİ
Diplomasi kadrolarının tutumlarını geçmişteki örneklerle karşılaştıran Alesger, CHP'li Ünal Çeviköz'ün Karabağ Savaşı sırasındaki açıklamalarına atıfta bulundu.
Milli bir dış politika çizgisinin önemine değinen Alesger, şunları kaydetti: "CHP'li Ünal Çeviköz’ün Karabağ Savaşı'nın en kritik anında Azerbaycan karşıtı açıklamaları, Türkiye’deki bazı diplomatik çevrelerin milli çizgiden ne kadar uzaklaşabildiğini açıkça ortaya koymuştu. Bu, halktan kopuk, reflekslerini kaybetmiş klasik 'monşer' anlayışının günümüzdeki yansımasıdır. Türkiye, diplomasi kontenjanını bu 'monşer kafalı' anlayıştan temizlemek zorundadır. Devleti temsil eden herkes, milletin hafızasını, sahadaki gerçekleri ve kardeşlik hukukunu bilmek zorundadır. Mesele, Türkiye’nin neyi temsil ettiğidir. Ve bu temsil, 'kendimi evimde hissediyorum' rahatlığıyla değil, 'devletimin yanındayım' kararlılığıyla anlam kazanır."
AP BAŞKANI METSOLA'YA 'ÇİFTE STANDART' TEPKİSİ
Uluslararası arenada da Azerbaycan'a yönelik tutumlar eleştirilerin odağında yer alıyor. Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, AP Başkanı Roberta Metsola'nın Azerbaycan aleyhinde aldığı kararlara karşı bir açık mektup yayımladı.
Attar, mektubunda AP'nin çifte standart uyguladığını belirterek Metsola'ya şu sözlerle seslendi: "Riyakâr Avrupa siyasetinin bir figürü olarak hem başkanlığınızın birinci döneminde hem de devam etmekte olan ikinci döneminde Azerbaycan aleyhinde esassız kararlar aldınız. 30 yıllık işgal nedeniyle toprağından uzak kalmaya mecbur edilen ve 'kaçkın' adlandırılan 1 milyon Azerbaycanlı hakkında bir kararınız oldu mu? 1990’larda Hocalı Soykırımı için karar çıkarmayan AP'nin, 2023 Eylül’ünde Karabağ’daki anti-terör operasyonundan sonra 'Azerbaycan'ı kınayan' ve 'yaptırım' isteyen karar kabul etmesini bir kadın, bir hukukçu ve askerî düzeyde vicdan duygusu olan bir insan olarak nasıl açıklayabilirsiniz?"

AZERBAYCAN ORTA KORİDOR'UN SİGORTASIDIR
Avrupa Birliği'nin enerji ihtiyaçları doğrultusunda Bakü ile imzaladığı anlaşmaları hatırlatan Attar, AP'nin kararlarının Avrupa'nın stratejik çıkarlarıyla da çeliştiğini bildirdi.
Lojistik ve enerji güvenliği konusunda Azerbaycan'ın taşıdığı kritik role dikkat çeken Attar, şu ifadeleri kullandı: "Unutmayın ki Avrupa'nın stratejik kazancı ve hayatta kalabilmesi sizin keyfi bir şekilde ikide bir aleyhinde kararlar aldığınız Azerbaycan’a bağlıdır. Azerbaycan, Orta Koridor'un sigortasıdır. Hazar'ı geçmeden Avrupa’ya gidemezsiniz. Çin-Avrupa hattında Azerbaycan olmazsa hiçbir koridor işlemez. Dünyanın bildiği şu gerçeği Avrupa Parlamentosu Başkanı olarak bilmiyor olmanız en kibar ifadeyle cehalettir. Enerji stratejisinde Azerbaycan'ı kendisine ortak gören bir Avrupa, siyasi olarak sizin başkanlık ettiğiniz Avrupa Parlamentosu sayesinde ortak değil, düşman muamelesi görüyor ise, sakatlık sizde değil mi? Lobi oyları sayesinde vezir olacağınızı düşünerek kendinizi Avrupa’ya rezil etmeyin."