14 Ekim 2026 Çarşamba
İstanbul 18°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Geleceğin ulaşım politikaları ipotek altına alınacak’

TMMOB Şehir Plancıları Odası, köprü ve otoyolların 30 yıllığına işletme hakkının devredilmesinin ulaşım politikalarını sınırlandıracağını ve kamusal planlama yetkisini zayıflatacağını kaydetti. Yabancı ve yerli şirketlerin de süreci yakından takip ettiği öğrenildi

‘Geleceğin ulaşım politikaları ipotek altına alınacak’
EMEK SERVİSİ

TMMOB Şehir Plancıları Odası, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile bazı otoyol ve çevre otoyollarının işletme hakkının 30 yıllığına devredilmesinin önünü açan 5 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’na tepki gösterdi. Oda, “Ulaşım, devletin devredilemez asli kamu hizmetlerinden biridir.” dedi. Ulaşım altyapısının yalnızca gelir üreten ekonomik varlıklar olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Oda, otoyol ve köprülerin kentlerin ve bölgelerin gelişimini, yurttaşların hizmetlere erişimini, ulaşım maliyetlerini ve afet anlarında ülkenin hareket kabiliyetini belirleyen temel kamusal alanlar olduğunu belirtti.

‘Geleceğin ulaşım politikaları ipotek altına alınacak’ - Resim : 1

TMMOB Şehir Plancıları Odası, uzun süreli işletme hakkı devirlerinin gelecekteki ulaşım politikalarını sınırlandırabileceği uyarısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Kent planlama ilkeleri doğrultusunda ulaşım; arazi kullanımı kararlarından nüfus dağılımına, ekonomik faaliyetlerin yer seçiminden sosyal donatı alanlarına, afet yönetiminden çevresel sürdürülebilirliğe kadar çok sayıda kamusal kararın kilit bileşenidir. Kamusal altyapılar, kâr beklentileriyle işletilecek ticari varlıklar değil; eşit, erişilebilir ve güvenli ulaşım hakkının güvencesidir.

“Önümüzdeki otuz yıl içerisinde kentlerin mekânsal yapısı, ulaşım talepleri, toplu taşıma ve raylı sistem entegrasyonları, iklim politikaları ile ulaşım teknolojileri köklü biçimde değişecektir. Ulaşım sistemleri karayolu, demiryolu, denizyolu, lojistik ve yerleşim politikalarıyla bütüncül olarak planlanmalıdır. Bugünün dar mali tercihleriyle imzalanacak uzun süreli sözleşmeler, geleceğin ulaşım politikalarını ipotek altına alacak ve kamusal planlama yetkisini kısıtlayacaktır.

‘ULAŞIM ALTYAPISI KAMUSAL SORUMLULUKTUR’

“Ulaşım altyapısının kamusal planlama bütünlüğünden koparılması, kentlerin gelişiminin kamu yararı yerine işletme ve kârlılık öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi riskini barındırmaktadır. Köprü ve otoyolların işletme hakkının devredilmesi; devletin yatırım yükünün azaltılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve kamu yararının korunması gibi gerekçelerle savunulmaktadır. Ancak ‘kamu yararı’ kavramı, özelleştirmeyi meşrulaştırmak amacıyla altı boşaltılan soyut bir araca indirgenemez. Asıl sorgulanması gereken, toplumun ortak ihtiyaçları doğrultusunda, kamu kaynakları ve yurttaşların vergileriyle inşa edilmiş bu altyapıların neden kamusal işletme ve sorumluluk alanından çıkarıldığıdır.

‘AFET ANINDA TİCARİ ÖNCELİKLER KABUL EDİLEMEZ’

“Geçiş ücretlerinin belirlenmesi, bakım-onarım yükümlülükleri veya sözleşmelerde kamuya tanınan kısıtlı müdahale yetkileri bu temel çelişkiyi örtbas edemez. Çünkü mesele salt bir yolun işletme modeli değil, ulaşım hizmetinin hangi politik anlayışla ve kimin sorumluluğunda sunulacağı meselesidir. Kamu yararı ancak; ulaşım altyapısının eşitlik, erişilebilirlik, süreklilik ve güvenlik ilkeleri doğrultusunda, kamusal planlama ve denetim altında tutulmasıyla sağlanabilir.

“Ülkemizin deprem ve afet gerçeği; karayolları ve köprülerin günlük ulaşımın ötesinde arama-kurtarma, tahliye, sağlık, lojistik ve insani yardım faaliyetleri için ne denli yaşamsal olduğunu acı tecrübelerle kanıtlamıştır. Bu altyapıların bakımı, onarımı, güçlendirilmesi ve afet anındaki acil kullanımı doğrudan kamu güvenliğinin konusudur. Afet anında toplumun yaşam hattı olan bir ulaşım sisteminin işletilmesinde, kamu güvenliğinin önüne ticari önceliklerin konulması asla kabul edilemez.”

‘ÖZELLEŞTİRMEDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİ’

TMMOB Şehir Plancıları Odası, otoyol, köprü ve bağlantı yollarının toplumun ortak varlığı ve kentlerin planlı gelişiminin temel araçları olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ulaşım, devletin devredilemez asli kamu hizmetlerinden biridir. Bugün ekonomik bahanelerle kamu elinden çıkarılan ulaşım altyapılarının, yarın kentlerin gelişiminde ve toplumun ulaşım hakkında telafisi imkânsız sonuçlar yaratacağı göz ardı edilmemelidir. Bu altyapıların işletilmesi basit bir ihale ve işletme tercihi değil; doğrudan doğruya bir kamu hizmeti, kent hakkı ve kamu güvenliği meselesidir.

“Bu nedenle söz konusu özelleştirme kararlarından derhal vazgeçilmeli; otoyol, köprü ve bağlantı yollarının işletilmesi kamusal sorumlulukla sürdürülmelidir. Toplumun ortak varlıkları, kısa vadeli maliyet hesaplarına kurban edilemez. Ulaşım hakkı devredilemez; kamusal sorumluluk piyasanın insafına terk edilemez.”

FRANSIZLARDAN KÖPRÜ VE OTOYOL ÖZELLEŞTİRMESİNE İLGİ

Köprü ve otoyolların özelleştirme sürecini yakından takip eden Fransız şirketlerin Ankara’da temaslarda bulunduğu, İspanyol, Japon ve Güney Koreli şirketlerin de ihaleyle ilgilendiği belirtildi. Süreç hakkında ANKA Haber Ajansı’na bilgi veren kaynaklara göre yabancı yatırımcıların yerli şirketlerle konsorsiyum kurarak ihaleye girmesi bekleniyor. Yerli yatırımcılar arasında IC İçtaş, Limak, Kalyon ve Cengiz Holding’in öne çıkabileceği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Kararı’yla başlatılan süreçte köprü ve otoyolların İşletme Hakkı Devri, kiralama, gelir ortaklığı ve diğer yöntemlerle özelleştirilmesi öngörülüyor. Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması planlanıyor.

otoyol Özelleştirme Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)